Araştırmacı yazar Cemal Taş’ın moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte Şahin Çiçek, okurlarıyla bir araya gelerek kitabın ortaya çıkış sürecini, tarihsel-toplumsal arka planı ve romanın temel izleklerini anlattı.
Etkinliğe müzisyenler Mikail Aslan, Zelemele, Zeynep Kılıç ve Doğan Çelik, yazarlar Selman Yeşilgöz, Mesut Özcan ve Hasan Küçük, şair Akın Yanardağ, yönetmen Arin İnan Arslan ile çok sayıda dinleyici katıldı.
“Bu bizim dilimiz, yaşaması da yok olması da bize bağlı”
Şahin Çiçek, ailesinin kendisine koyduğu ismin Saheyder olduğunu, okul çağına kadar bu isimle çağrıldığını, ancak okula başlarken isminin Şahin olarak değiştirildiğini ve bu durumun aslında yaşanan sorunun bir özeti olduğunu ifade ederek konuşmasına başladı.
Çocukluğundan başlayarak Dersim tarihine ve yaşlılarla konuşmaya meraklı olduğunu belirten Çiçek, anadilinde ilk yazısının 1994 yılında yayınlandığını, sonraki yıllarda da Saheyder Veroz mahlasıyla çeşitli gazete ve dergilerde Kırmancki/Zazaca yazılar yazdığını söyledi. Uzun yıllar müfettişlik yaptığını ve meslek yaşamı boyunca görev yaptığı şehirlerde Dersim derneklerinde dil ve kültür çalışmalarına devam ettiğini, hep anadilinde edebi metinler yazmayı hayal ettiğini belirtti.
İlk romanı olan “Lorıka Domanu” kitabının 2023 yılında yayınlandığını ve beklemediği bir ilgiyle karşılanarak kısa sürede tükendiğini söyleyen Çiçek, ikinci romanının da yayına hazır olduğunu sözlerine ekledi.
Söyleşide Kırmancki'nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çiçek, "Ağzımıza sakız ettiğimiz bir söz var. Sürekli dilimizin kaybolmaya yüz tuttuğunu, yok olma tehlikesi altında olduğunu söylüyoruz. Ancak bu bizim dilimiz. Yaşaması da yok olması da bize bağlı. Biz sahip çıkmazsak, konuşmazsak, okuyup yazmazsak, dilimizle sanat yapmazsak tabii ki yok olur. Her şey bizim çabamıza bağlı. Sorumluluk bizde" dedi.
Dünyada birçok dilin daha az sayıda konuşanı olmasına rağmen yok olma tehlikesi yaşamadığını, çünkü bu toplumların dillerini sahiplendiğini ve yeni kuşaklara aktardığını belirten Çiçek, ancak Zazacanın milyonların anadili olmasına rağmen böyle bir yok olma tehdidiyle yüz yüze olmasının düşündürücü olduğunu söyledi.
“Her seferinde bir filiz vermenin yolunu buldu”
Zazaca'nın müzik alanında önemli bir gelişim gösterdiğini, tüm ülkeye hatta dünyaya hitap eden sanatçılar çıkardığını, buna karşın edebiyat, sinema ve diğer sanat alanlarında aynı ilerlemenin sağlanamadığını belirten Çiçek, bunun değişmesinin de yine dilin sahiplenilmesine ve bu dilin mensuplarının çabasına bağlı olduğunu vurguladı.
Dersim'in tarih boyunca birçok kırım ve yıkımla karşı karşıya kaldığını hatırlatan Çiçek, "Bu topraklar defalarca darbe aldı, kırımlara uğradı ama her seferinde yeniden var olmanın, filiz vermenin bir yolunu buldu. Bugün yaşanan sıkıntılara rağmen dilimizin, inancımızın ve kültürümüzün aynı şekilde bir çıkış bularak yeniden güçleneceğine inanıyorum" diye konuştu.
“O çocukların hatırına dilimize sahip çıkmalıyız”
Çiçek, konuşmasını "Bu dil için, bu kültür ve inancın yaşaması için tarih boyunca çok ağır bedeller ödendi. On binlerce insanımız kırıma uğratıldı. Binlerce gencimiz hayatından oldu. O çocukların hatırına dilimize, kimliğimize sahip çıkmaya gayret etmeliyiz" sözleriyle tamamladı.
Söyleşi sonunda Şahin Çiçek, kitabını okurları için imzaladı.




