İnsan hayatı AN’lardan oluşur, okyanusların DAMLA’dan oluştuğu gibi, Anların toplamı yaşamı oluşturur, duygu düşünceyi tetikler, düşünce eylemi, o bir anlar insanı VEZİR de eder, REZİL de...
Hayatlarını akıl ile yönetmeyenleri KÖR VİCDANlar yönetir...
Eğitimsizliğin, kültürsüzlüğün, görgüsüzlüğün ve ahlaki yozlaşmanın giderek daha görünür hâle geldiği bir dünyada yaşıyoruz. Yaşamak denirse tabii ...! İoanna Kuçuradi
Emile Zola nın -Hayvanlaşan İnsan- romanı insanın içindeki ilkel dürtülerle toplumun kuralları arasındaki çatışmayı anlatır.
İnsanı insan yapan akıl ve ahlak mı, yoksa içinde taşıdığı hayvani dürtüler mi?
İnsan, kendisini medeni sanırken kendi içindeki karanlığı ne kadar tanıyor? İnsan aslında biyolojik olarak akıllı bir hayvandır. Hani bazı hastalıklar GEN erden gelir, bu gen bazı insanlarda aktif olur, bazılarında ise pasif.
İnsan genlerini seçemez, fakat genlerinin kendisini nasıl yöneteceğini öğrenebilir.
Açgözlü
İnsan açken ekmek ister, doyduktan sonra fazlasını isteyenlerin sorunu midede değil, doymak bilmeyen VAHŞİ arzusundadır.
Asıl zenginlik, her şeye sahip olmak değil, sahip olduklarının yetebildiği noktayı bilmektir.
Gözü açlar, özellikle de elinde yetki olanlar toplum için birer AFETTİR..
Aç gözlülük genelde İNANÇ zayıflığından oluşur, harama el uzatmada sakınca görmez, çünkü RIZKI verene güvenleri yoktur, bunlar kuşların kileri olmadığını.....
HİÇ
Düşünmeyenlerdendir.
Cimri:
Adam evde biriktirdiği paradan sadece ikiyüz TL alıp pazara çıktı, pazarı baştan başa geçip gitti fakat eli gitmedi harcamaya, pazar sonunda sıkı sıkıya tuttuğu terleyen avucunu açıp paraya seslendi; Ağlama ağlama seni harcamayacağım..
Eli sıkılık oradan miras kaldı herhalde insanlığa.
Kim bilir Bu Gidişin Dönüşü Olacak Mı?
Bir gün OF'lular bir ağacı Of sahilinde ortasını boşaltıp içine barut ve misket doldurarak Rusya'ya karşı ateşlerler, ateş alan barut gümleyince etraftakilerin bir çoğu ölür, toz duman içinde yerden kalkarak üstünü silkeleyen Temel, ula uşağım burada bu kadar ölü olduysa kim bilir Rusya'da kaç kişi ölmüştür..
Şimdi bir kadın düşünün, bunca yolsuzluk yapmış ise, kim bilir Borsada daha ne dolaplar dönmüştür.
Kelebek Etkisi Nedir?
Kaos teorisinin önemli kavramlarından biridir.
Bir kelebeğin kanat çırpması, sonucu oluşacak ufak hava akımının önce fırtınaya sonra Dünya da kasırgaya dönüşmesidir, artık dünya daha küçük, asrın yolsuzluğunu tüm dünya duydu, yani borsada oluşan bir güvensizlik yıllar boyu ekonomimizin toparlanmasına engel olacaktır, çünkü PARA güvenli liman arar, varın yıllara sari zararın boyutunu ve ülkenin geleceğini siz hesaplayın.
Kendi şahsi çıkarını, Devletin ve milletin önüne koyan insan P İ S insandır.
Bunların yelkenlerine üfleyenlerde bu veballere ortaktır.
Maide suresi 2. Ayet - Günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah'tan sakının, şüphesiz Allah'ın cezası şiddetlidir.
Dijital Eşkıya
Eşkıya eskiden yol keser, günde en fazla üç kişiyi soyardı.
O eşkıyaya deselerdi ki, gün gelecek tek eşkıya bir seferde dörtyüz elli bin kişiyi soyacak, eşkıyanın cevabı şu olurdu herhalde...Hassittir lan, ben kırk senelik eşkıyayım o kadar adam soyamadım.
Sahteciler genelde iki maske kullanır, DİN ve Vatanseverlik maskesi...Bu ikisini fazla dillendirenlere dikkat edin çünkü;
Vatanseverlik alçakların son sığınağıdır...Samuel Jonhson
Kuş Akıllı
Kadın kocasına, kocacım bu bahçedeki ağacı kes, neden hanım? Bazen başım açıkken erkek kuşlar konuyor, rahatsız oluyorum, namahremdir.
Ağacı kesen koca bir gün vakitsiz eve dönünce karısını dostu ile yakalamış.
Bektaşi baba aşka gelmiş önüne gelene merhaba demeye başlamış.
Merhaba ağaç kardeş merhaba.
Merhaba toprak kardeş merhaba.
Merhaba kedi kardeş merhaba.
Derken değirmene gelmiş dönen değirmen taşına merhaba taş kardeş merhaba demiş.
Demiş demesine ama bu sırada hırkası dönen taşlara sıkışmış Bektaşi babayı içine çekecek.
Zar zor kendini kurtarmış sonra taşa bakarak.
Yoook Erenler yok, şu andan sonra dönene artık merhaba yok..
Hayatlı Gezegen
Dünya bildiğimiz kadar hayat olan tek gezegendir, yani Evrende yalnızdır.
Hiç düşündünüz mü? Keşke bu gezegende de hayat olmasaydı diye.?
Ben düşündüm..!
Niye düşündün? diye soracak olursanız.
Çünkü Oğuz ATAY'ın dediği gibi
Bu Dünya' da herkese yetecek kadar utanç oluştu.
Yalnızlık
Birçok insan da bu gezegende yalnızdır.
Çok bakınca yıldızlara, azalıyor yalnızlığım, ışığın ve karanlığın çarpışmasında ben yıldızdan yanayım.
Yalnızlık zaman zaman özlense de, kulak asma hiç hoş değil, belki canının her istediğine el uzatma yasağı bitmiştir ama giden sevgilinin yerini hiç bir gölge dolduramıyor, gururun müsaade etmese de ruhun sarılarak uyumak istiyor gidene, çünkü rüya da gidilecek mekanlar bile ona göre seçiliyor...
Fazla ciddiye almayacan aslında bu simülasyon Dünya'yı. Yaşadığımız hayat güldüğümüz günlerden üzüldüğümüz günleri çıkarınca geriye kalan + günlerdir, eksiye düştüysen zaten depresyondasın...
Depresyonda olanlar için bir kaç KÜR antideprasan fıkra yazmak gerek.
Kurnaz
Köyde tavukların neslini tüketen Tilki gözünü ağaçtaki kargaya diker, karga kardeş ezan okunuyor, in aşağı da gılak namazı...
Karga; Aşağıdan gelimavzerli iki atlı bir de TAZI, bekle onlarda gelsin cemaat ile gılak namazı...
Vakit kaybetmeden topuklayan tilki tepeden bakıp kimseyi göremeyince, sonradan anladı Karganın kuzgun (kanatlıların en zekisi) olduğunu.
İçki
Hastasına içkinin zararlarını bir türlü anlatamayan doktor hastasını bir örnek ile ikna etmeye karar verir. Bir cam fanusun içine kurtçukları doldurur ve başlar alkolü fanusa boşaltmaya, alkol içinde yüzmeye çalışan kurtçukların tamamı ölür.
Doktor hastasına dönerek şimdi anladın mı alkolün zararlarını?
Hasta, evet doktor bey anladım, içimdeki kurtçukları öldürmeye devam edeceğim...
Yağmur Duası
Köylünün biri toplu halde yağmur duasına giderken en arkada kalıp, ellerini havaya kaldırarak, yarabbi benim ekinim aha bu meşenin yanındaki tarlada, buraya biraz fazla bereketini gönder, diyerek Allahtan torpil ister ve yola devam eder.
Yağmur duası başlar başlamaz bir şimşek bir gürültü bir sağanak millet kendini korumaya çalışarak şaşkınlık içinde köye doğru dönerken, torpil isteyen köylü birde ne görsün, ne tarla var, ne ekin, ne de meşe...! Sel almış götürmüş.
Köylü suratını ekşitip, yukarı bakarak; Sende hata yok, sana tarlayı gösterende kabahat.
İlahi kanunların işleyişini bilmeyenler ne bilsin rüzgarsız havada dönen pervaneleri.
İlahi düzen, insanın iradesini yok eden bir kader makinesi değil, iradesini sonuçlarla buluşturan bir düzendir.
Sınav
Ev kadını dışarıdan ilkokul bitirme sınavında, ders biyoloji konu insan beyni.
Soru; Beyin ne iş yapar?
Cevap; Garayollarında şöferdir...
Sazlıktaki kamıştan NEY olduktan sonra, İnsandan ney olmaz ki, ney'in nerde ne anlama geldiğini iyi öğrenmek lazım.
Oruç
İftara beş dakika kala kaynanasına iftara gelen gelin burnundan soluyan kaynanaya sorar, Anne yapacak bir şey var mı? Var kızım...! Ezanı oku.
İnsanoğlunu stresten ve depresyonda uzak tutan en etkili ilaçlar, okumak, hobi, keşfetmek ve icat çıkartmaktır...
Boş kalmak, Bilgi noksanlığı, sahtekarlar tamahkarlar ve aptallar yaratır.
Kaşif
Bütün bu keşifleri nasıl yaptın? diye sordum kaşife...!
Bütün keşiflerim bir merak sonucu ve bir DUA’ma cevap olarak geri geldi diye cevap verdi kaşif.
Soru sorma sırası kaşifteydi.
Peki benim nasıl keşfettiğimi merak ediyorsun da hiç mi merak etmezsin? Hayatın oluşması için bu eşsiz düzeni, bu Kâinatı, bunca beslenme zincirini ve içinde hayat olan bu soluk mavi noktayı yoktan VAR edeni, deyince soluğum kesildi.
Şu ana kadar hiç düşünmemiştim bu dediğini. Arızalı düşüncemden dolayı utandım.
İlk duamda özür dileyeceğim İlahımdan, söz vereceğim bundan sonra her ayrıntıyı sorgulayarak düşünüp öğreneceğime, Tilkilere karşı Kuzgun olacağıma, ve bedeni abdestli beyni cenabetlilerden uzak duracağıma.
İnsan Ne ile Yaşar;
Tolstoy’un kaleminden yazılan fakat hayatın kendisinden ders dinliyormuşsunuz gibi hissedilen bir kitaptır, adeta insana ayna tutuyor, insanın varlığını ayakta tutan şeyin ne makam, ne para, ne de rütbe olduğunu, en temelinde sevgi, merhamet ve paylaşma olduğunu gösteriyor. Okudukça fark ediliyor ki, insanın içini kemiren bencillik ve hırs, aslında onu eksilten şeylermiş.
Bir başka hikâyede ise toprak hırsıyla sürekli daha fazlasını isteyen, gün doğuşundan güneşin batımına kadar yürüdüğü yerleri kendine verileceğini vaad edilen açgözlü çiftçi Pahom, güneş batana kadar geri dönemeyince bütün tarlalar elinden gider ve oracıkta nüzul indirerek ölür.
İnsanın, sahip olma arzusunun sonunda nasıl kendi sonunu hazırladığının en bariz örneğidir.
Bir kere yanlış trene bindiyseniz, koridordan ters tarafa koşmanızın hiçbir yararı olmaz... Nietzche
Yani, stratejide yapılan hata, taktikle düzeltilemez. Bir toplum bazı şeylere sürekli kayıtsız kalıyorsa, sonrasında bir kurtarıcı beklememeli...
Evrimi Eksik İnsan
Kendini sorgulamayan insan, biyolojik olarak büyür, fakat zihinsel olarak çocuk kalabilir.
Kendini tamamlamak, kusursuz olmak değil, eksiklerini fark edip onları dönüştürmektir.
Evrimin en yüksek basamağı bedende değil, bilinçtedir.
Olgun ve akıllı kişilerde zerre kadar kibir, haset ve açgözlülük bulunmaz, onların başları dolu başaklar gibi hep öndedir.
Tespit
İyi ve kötü insanı tespit etmek basit aslında. Kendinden güçlülere buyur abi, kendinden güçsüzlere ne var lan, diyen ve güç elindeyken kendinden güçsüzlere nasıl davrandığını her aklıselim insan tespit eder.
Bir ahmağı iki kelam ile tanımayan ahmağın önde gidenidir, daha ahmağı ise tanıdığı halde ondan uzak durmayandır. Uyarı levhaları tehlikeyi atlatmak için vardır.
Nefis insanın köpeğidir, insan köpeği gezdiriyorsa sorun yok, şayet köpek insanı gezdiriyorsa sorun büyük.
Elde etme hırsı sürekli iştah açıyorsa, orda durup düşünmek gerek.
İleride bir gün insanlığa yakışan temiz bir yaşam için insanlık elbette DÜŞÜNEREK dönüşecek Evrimini tamamlayacak ve anlayacak insanlık sonunda Ney'in ne olduğunu. Sorgulayacak hayatı, reddedecek biâtı, öğrenecek kimin İYİ kimin KÖTÜ kimin ÇİRKİN, kimin GÜZEL olduğunu.
Derinlerine inecek inancın, Evrenin işleyiş şeklini, ettiğini çektiğini, her bir şeyin BUMERANG gibi geri döndüğünü, rezil olmaktansa soğan ekmeğe razı olduğunu,
Saklayacak bir şeyi olmayanın korkacak bir şeyi olmadığını.
Ölümün yok olmak değil, sorgulanmak için mekan değiştirmek olduğunu.
Dünya Evren'de ne kadar küçük olsa da, bütün canlıların sığdığını, bu çeşitli nimetler ile kimsenin AÇ kalmadığını.
Biriktirmenin ağırlığından kurtulmayınca Ruh'un yükseklere uçamadığını.
Elbette öğrenmeli;
İnsanın ömrü aslında VİCDANI kadar olduğunu ...
Necati KÖSE



