KESK Dersim Şubeler Platformunun çağrısıyla bir araya gelen yüzlerce kişi buradan alkış ve sloganlarla Seyit Rıza Meydanı’nda kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık “Yusuf Tekin İstifa!” sloganları atan kitle, yaşanan okul saldırılarında hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.
Burada KESK Dersim Şubeler Platformu adına açıklamayı SES Şube Başkanı Serap Kahraman okudu.
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılara değinen Kahraman, “Çocuklarımızın ve eğitim emekçilerinin hayatı bu kadar ucuz değildir! Eğitim emekçilerinin ve öğrencilerin can güvenliğinin olmadığı bir ortamda asgari bir eğitim dahi yapılamayacağı gün gibi ortadadır. Saldırganın okula çok sayıda silahla girebilmiş olması bile başlı başına bir güvenlik zafiyetini göstermektedir. Ancak mesele yalnızca güvenlik açığı değildir” dedi.
Kutuplaştırıcı dilin bu tür olayların yaşanmasındaki etkisine değinen Kahraman, “Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; eğitim emekçilerini hedef gösteren, itibarsızlaştıran ve yalnızlaştıran söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun, eğitimin bilimsel niteliğini gözetmeyen etkinlik ve uygulamaların yaygınlaşması okulu çocuklar ve gençler için güvenli bir öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırmaktadır. Okullar ideolojik yönlendirmelerin, denetimsiz faaliyetlerin ya da pedagojik karşılığı olmayan uygulamaların alanı değildir.
Toplumun her alanında şiddeti körükleyen, mafyalaşmayı ve çeteleşmeyi sıradanlaştıran, gençleri umutsuzluğa iten, eşitsizliği derinleştiren, üniversitelerde palalarla saldırı gerçekleştirenleri aynı gün serbest bırakan, cezasızlığı hakim kılan bu düzen; bugün okullarımıza kadar sirayet etmiş durumdadır.
Televizyonlardan sosyal hayata kadar yayılan bu şiddet iklimi ve toplumsal çürüme hali artık doğrudan çocuklarımızı ve eğitim emekçilerini hedef almaktadır” diye konuştu.
“Yeter Artık!” diyen Kahraman konuşmasını şu sözlerle noktaladı:
* Eğitim alanındaki güvenlik zafiyetleri derhal giderilmelidir.
* Şiddeti besleyen politikalar terk edilmelidir.
* Kamusal, eşit, bilimsel, anadilinde ve laik eğitim tüm boyutlarıyla hayata geçirilmelidir.
* Gençleri güvencesizlikten ve umutsuzluktan
* kurtaracak, toplumsal dayanışmayı büyütecek, tekçi değil diyaloğa ve katılımcılığa dayalı bütünlüklü politikalar hayata geçirilmelidir.
Bu koşullarda bağlı sendikamız EĞİTİM SEN’in başlattığı Yaşam Nöbeti ve iş bırakma eylemleri 17 Nisan'a kadar uzatılmıştır.
Kaybettiğimiz canların hesabını sormak ve bir daha hiçbir çocuğun, hiçbir eğitim emekçisinin yaşamını yitirmemesi için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz.



