Emektar Yazar Sayın Celal Yıldız sayfamda yaptığı yorumla, sosyal medya üzerinden şunu soruyor; “Devlet, Diyap Ağa’nın askerlikten dönen oğlunu neden öldürdü?”
Ben de devam edeyim;
- İsyancı değil çünkü ortada isyan yok.
-Askerlik yapmış
-Vergisini Ödemiş
-Babası Kurtuluş Savaşında ön cephede vatan savunmasında bulunmuş
-Yargılanmadan öylece katledilmiş. Tek suçu; Dersimli olması…
Sevgili Okuyucular ve Saygıdeğer Kamuoyu,
Diyap Ağa ölene kadar “Dersimli” idi, “Dersim’in selameti” için çalıştı. Bunu bilmeden etmeden Diyap Ağa’yı “taşlamaya” çalışan bilhassa Kürt Modernitesinin siyasetçileri ve tarihçileri, Sol ve Sosyalist kesim de hakikatle yüzleşmeli, Diyap Ağa’ya karşı yıllarca kullandıkları siyasi jargon ve analizleri terk etmelidirler.
Devlet de “Diyap Ağa” üzerinden “Tunceli-Dersim” sun’i kimlik çatışmasını terk etmeli. Diyap Ağa’nın “Dersimli” kimliği ile barışmalı, geçmişin suçlarını kabul etmeli, resmî özür ve yüzleşme yükümlülüğünü yerine getirmelidir.
Diyap Ağa’nın akrabası olmadığı halde Diyap Ağa’nın torunu olduğunu ifade eden Sayın Gürsel Erol da bir zahmet toplumu yanıltmaktan vaz geçmelidir.
Dersim Kurumları, Alevi Kurumları, Alevi Medyası da Diyap Ağa’nın hatırasına sahip çıkmalı, Diyap Ağa’ya yönelik olumsuz söylem dilinin önüne geçmelidirler.
Tarihçi-Yazar
Cihan Söylemez



