Avukat Çimen açıklamasında şunları kaydetti: “Geldiğimiz bu aşamada biz biliyorsunuz Gülistan Doku dosyasının örtbasıyla ilgili biz üst düzey kamu görevlisinden sürekli bahsetmiştik. Onun işte dosyayı örtbas ettiği. Bu kişi Tuncay Sonel'dir. Tuncay Sonel'in eylemi ise Gülistan Doku'ya ait telefonun sim kartını kendisine soruşturma görevlerine teslim edilmek üzere verilmesi ve Tuncay Sonel ise kendisine teslim edilen bu sim kartı siber çetelerle iş birliğine girerek Ankara ilinde bulunan şu anda gözaltında olan polis memuruna teslim ediyor. Ve bu polis memuru da 18.01.2020 tarihinde Gülistan'a ait ve Tuncay Sonel'in ve yakınlarına ilişkin delillerin bulunduğu görüşmeleri siliyorlar. Olay bununla da kalmıyor. Tuncay Sonel'in şu an bu eylemi yapan kişiyle HTS kayıtları var. Dosyanın içerisine alındı. Yine olay bununla da kalmıyor. Bu kişiye para veriliyor. Bu para da Tuncay Sonel'in yine şu an gözaltında olan işte koruma amiri tarafından gönderildiği banka kayıtlarıyla sabittir. Şimdi geldiğimiz bu aşamada artık Tuncay Sonel'in İçişleri Bakanlığına bağlı mülkiye başmüfettişi olarak halen görevini sürdürüyor oluşu. Dosyamız açısından zaten örtbasçı biri olduğu çok net bir şekilde maddi delillerle ispatlandı. Halen de dosyamızda Örtbas'a ilişkin eylemler ne olduğunu biz biliyoruz. Yani İçişleri Bakanlığı'ndan biz bu kişinin görevden alınmasını, zaten Adalet Bakanlığı burada soruşturmayı genişletti, faillerin tamamını gözaltına aldı. Artık İçişleri Bakanlığı da bu tasarrufta bulunursa, rahat bir şekilde soruşturma izni olmaksızın, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı da bu fail hakkında gerekli işlemi yapacaktır. Biz bir an önce bunun gerçekleşmesini bekliyoruz. Artık burada işte halen mülkiye başmüfettişi olarak bir kişi görevde kalabilir mi? Çocuğu içeride göz altında Tunceli’ye gelmiş burada şu an. Ne yaptığı belli değil. Ki dosyada delilleri kararttığı nettir yani. Bunda bir tartışma yok. Maddi delilleriyle net bir şekilde ortadadır. Şu an içeride olan failler halen onun baş müfettiş olması nedeniyle belki de bir umutları vardır. Dolayısıyla kendisinde direkt biz gözaltına alınmasını zaten ısrarla talep ediyoruz. Dosyanın kökü onunla ilgilidir yani. Buradaki insanlar daha alt kademede olan insanlardır. Yani burada bir 6 yıllık süren bir örtbas var. Eğer bu örtbas gerçekten de tüm yönleriyle aşağıya çıkarılacaksa En büyük fail budur. Biz onun ııı derhal görevden alınıp gözaltına alınmasını talep ediyoruz. Biz şuna inanıyoruz yani. Günün sonunda işte doku ailesi ııı kızlarına ne olduğu hususunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onlara tatmin edici bir açıklama yapılacaktır yani. Şu anda yapılıyor. Ama Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının da elinin güçlendirilmesi lazım. Yani şimdi mülkiye başmüfettişiyle ilgili nasıl bir tasarrufta bulunacak bu kişi görevdeyken? Dolayısıyla bunun bir an önce biz görevden alınmasını talep ediyoruz. Gözaltı kararı hakkında verilmesini talep ederiz. 

Gözaltıları uzatıyorlar. Yani burada yani içeride olanların durumu net zaten. Onlarla ilgili bizim bir kaygımız yok. Onlarla ilgili tüm deliller toplandı. Onların akıbeti belli. Ama burada dediğimiz gibi yani aslı fail yani tüm olay domine eden yani devletin kendisine teslim ettiği yani namusunu teslim ettiği bir kişi Mağdur'un sim kartını siber çetelere vermek suretiyle delileri yok ediyor. Bundan daha öte bir şey olabilir mi? Tutuklanması veya gözaltına alınması ve halen şu an görevde görevini sürdürebiliyor olması. Yani bu fecaat arz eder. Biz bunun bir an önce gidebilmesini talep ederiz.”