Dersim Son Dakika Haber - Dersim Ekspres Gazetesi
HV
22 NİSAN Pazartesi 10:28

Dünyada sadece Dersim’de var!

Munzur Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, yaptığı alan araştırmasında yeni bir tür olan ve dünya üzerinde sadece Dersim’de bulunan yeni bir çakşır türü keşfetti.

ÇEVRE
Giriş Tarihi : 01-02-2023 12:01

ÖZEL HABER

Keşfedilen ve Prangos munzurensis (Munzur Çakşırı) ismi konulan yeni tür, Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, emekli Prof. Dr. Ahmet Duran, Moskova Üniversitesi’nden Dmitry Lyskov ve Tahir Samıgullın’in katkılarıyla botanik alanında dünyanın en saygın dergilerinden olan uluslararası hakemli Phytotaxa Dergisi’nde yayımlandı.

Şu ana kadar kentte sadece 3 bölgede tespiti yapılan yeni türe ilişkin açıklama yapan Munzur Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksekokulu Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik Bölümünden Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, “2015 yılından beri yaptığımız arazi çalışmaları sonucunda bin 300’e yakın bitki türü tespit ettik. Bunlardan Ovacık İlçesi Munzur Dağları Karagöl mevkiinde bulduğumuz çakşır türü dikkat çekiciydi. Diğer çakşırlara benzemiyordu. Bu bitkinin üzerinde detaylı çalışmalarımızı gerçekleştirdi. Bu çalışma sonucunda da Karagöl’de yayılışı olan çakşır türünün diğer çakşır türlerinden farklı olduğunu tespit ettik ve bunu bilim dünyasına tanıttık” dedi.

-MUNZUR ÇAKŞIRI İSMİ VERİLDİ

Bilimsel adı Prangos munzurensis, Türkçe ismiyle Munzur Çakşırı bitkisinin yetişme alanları hakkında bilgi veren Doç. Dr. Paksoy, “Bu bitki kuru, kayalık, kireçli, taşlı yamaçlarla yetişmektedir. Tunceli’de Munzur Dağı Karagöl’de ilk tespit ettiğimiz noktaydı. İkinci nokta yine Ovacık ilçesinde Harami Vadisi idi. Üçüncü nokta olarak da Salördek civarında Kadı Şelalesi mevkiinde güzel popülasyonunun olduğunu tespit ettik” diye konuştu.

-TÜRKİYE PRANGOSLAR İÇİN İYİ BİR GEN MERKEZ

Prangos cinsinin dünyada yaklaşık 50 türünün mevcut olduğunu söyleyen Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, “Türkçe ismi Deli Çakşır olarak geçiyor. Yöremizde ise Kinkor ismi veriliyor. Ülkemizde bu Deli Çakşır cinsinden 18 tür bulunmaktadır. 11 tanesi de ülkemizde endemiktir. Sadece Türkiye’de yayılışı vardır. Bu yüzden ülkemiz prangos cinsinin yayılışı açısından önemli bir merkezdir. Hatta iyi bir gen merkezidir diyebiliriz. Pragnas munzurensis türü ülkemizde yayılışı olan Prangos heyniae, Prangos abieticola ve Prangos denticulata ile akrabadır ancak onlardan çiçek durumundaki ışın sayısı (ray), braktelerin uzunluğu, petallerin tüy örtüsü, yaprakların uç segmentleri, anatomosi, stilopodyum özellikleri, meyve morfolojisi ve anatomisi bakımından farklılık gösterir. Ayrıca, iç mezokarp blokları arasındaki olukların varlığı, umbella ışınlarının sayısı ve tüylü taç yaprakları ile farklıdır” şeklinde konuştu.

-ULUSLARARASI DERGİDE YAYIMLANDI

Tespit edilen yeni türün kendisinin yanı sıra emekli Prof. Dr. Ahmet Duran, Moskova Üniversitesi’nden Dmitry Lyskov ve Tahir Samıgullın’in katkılarıyla botanik alanında dünyanın en saygın dergilerinden olan uluslararası hakemli Phytotaxa Dergisi’nde yayınlandığını söyleyen Paksoy, “Botanik alanında en değerli yayınların, makalelerin basıldığı bir dergidir. Uluslararası hakemli bir dergidir. Phytotaxa Dergisine makalemizi gönderdik ve yaklaşık 5-6 gibi sürede makalemiz basıldı ve bu türü tüm dünyaya tanıtmış olduk. Hem Tunceli hem Türkiye için biyolojik çeşitlilik açısından bir katkı sağlamış olduk. Çünkü bitki dünyada sadece Tunceli’de ve üç noktada; dördüncü noktayı şu ana kadar tespit edemedik” dedi.

-MADENCİLİK VE OTLATMA FAKTÖRÜ BİTKİNİN POPÜLASYONUNU TEHLİKEYE DÜŞÜREBİLİR

Yeni tanımladıkları Munzur Çakşırı türünün makalesinde bitkinin koruma statüsüne de değindiklerini aktaran Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, “Bitkinin popülasyonları şu an için iyi ama tehlike altına da girebilir. Bunun sebebi özellikle insan faktörü. İkincisi de otlatma. İnsan faktörü dediğimizde bu madencilik faaliyetleri veya tarım alanı açma işleri. Bu tür faaliyet bitkinin popülasyonunu tehdit edebilir. Tehdit altında en az gördüğümüz yer Karagöl civarı olmasına rağmen orada da otlatma faaliyeti çok yoğun olduğu için popülasyonu baskılıyor. Bu yüzden tehlike altına girebilir diye özellikle belirttik. Bitkinin de korunması gerektiğini bu şekilde belirtmiş olduk. Bundan sonraki iş, koruma görevi milli parklarımıza, orman müdürlüklerimize düşmektedir. Ayrıca bu yöre insanının da bitkiler hakkında özellikle bu endemik tür hakkında daha duyarlı, daha hassas olması bitkinin gelecek nesillere ulaşmasına yardımcı olacaktır” diye konuştu.

-TUNCELİ, BİTKİ AÇISINDAN SON DERECE ZENGİN

Tunceli’de literatüre kayıtlı bin 500 civarında bitki bulunduğunu dile getiren Doç. Dr., Paksoy, “Özellikle Şinasi Yıldırımlı hocamızın yaptığı çalışmada bin 500’e yakın bitki tespit edilmişti. Ancak bu Erzincan tarafını da kapsadığı için Tunceli için net bir rakam değildi. Biz mevcut rakama 180 yeni kayıt ekledik. Ayrıca çalışmalarımı özellikle Pülümür İlçesi, Pülümür Vadisi’nde gerçekleştirdim. Sadece Pülümür için bin 70 tane kesinleşmiş bitki var. Yakın da onu da yayınlayacağım. Şu ana kadar benim topladığım bin 300 tür var. Bu bir il için çok büyük bir rakam. Çünkü Avrupa’da bir çok ülkede toplam bitki sayısı bini ancak buluyor. Bizde sadece Pülümür İlçesi’nde bin 70 bitkimiz var. Bu da sadece benim topladığım. Flora kayıtlarında da bazı bitkiler var. Şinasi Hoca yaptığı çalışmada Pülümür’den de bitki toplamıştı. Onları da eklediğimizde sayı çok çok artacaktır” şeklinde konuştu.

Pülümür’ün zenginliğine özellikle vurgu yapan Paksoy, “Pülümür İlçesi’nin özellikle dağlık bölgeleri, Ovacık’ın doğusu yani Pülümür’e bakan kısmı zaten Anadolu diyagonalinin en yüksek bölgesi ve endemik bitkilerin de en fazla bulunduğu bölge. Özellikle Karagöz ve Dağbek köyü. Bu civarlar endemizmin yoğun olduğu bir bölge. Karagöz Köyü’nün girişinde, hemen yol kenarında yaklaşık 10-15 metre çapında bir bölgede 6 tane endemik türün bir arada yayılış gösterdiğini tespit ettik. Yine Dağbek de gayet güzel endemik bitkilerin bulunduğu geniş alanlara sahip” dedi.

-TUNCELİ, ORKİDELER AÇISINDA ZENGİN YERLERE SAHİP

Tunceli’nin orkideler açısından da zengin olduğunu söyleyen Doç. Dr. Mehmet Yavuz Paksoy, “Pülümür yolunda sulak bir bölgede 7 tane orkidenin bir arada olduğunu tespit ettik. Belki bazı illerimizde tüm ilde toplam 7, 10 orkideyi ancak bulabiliyoruz. Bizim gezdiğimiz yerde, 200-300 metrelik bir sulak bölgede 7 tane orkidenin bir arada yayılış gösterdiğini gördük. Orkideler açısından da gayet zengin yerlerin olduğunu gördük çalışmalarımızda” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Paksoy, saha çalışmasında kendisine destek sunan Zeynel Duman, Kemal Güneşli, zülfü Çavuş ve Müslüm Yıldız’a da teşekkür etti.

 

 

 

 

 

 

 

Dersim EkspresDersim Ekspres

YORUMLAR
Nermin Yalçın çeliktemel 1 yıl önce
Bu bitki türleri Erzincan dag köylerinde 1200 rakım yükseklikteki yörelerde vardı ..
Hıdır Yıldız 1 yıl önce
Sn. Paksoy'un tesbitlerinde bu bitkinin(çakşır-kınkor)un 3 noktada olduğunu belirtmiş. Ancak bizim bildiğimiz Beyaz dağda, oldukça geniş alanda mevcuttur. Hatta birçok köylünün kendine ait alanda bunu biçerek kurusunu hayvanlara kışın yem olarak yedirirlerdi.

Beyaz dağ kinkoru...
Ali Kaya 1 yıl önce
Değerli akademisyenlerin yöresinde yapmış olduklarıbilimsel çalışmalar taktire şayandır.Tebrik ederim.Umarım buna benzer bilimsel çalışmalar artarak devam eder..Dersimde ilk bilimsel endemik çalışmalar 1975 -1978 yıllarında Prof Dr .Neriman Özatay'ın başkanlığında yapıldığını sonraki şeriflerde devam etti.3.Munzur Kültür ve Doğa Festivalinde yaptığım bir panel konuşmmasinda 1518 bitki türünün ve 43 tanesinin endemik bitki tüŕ ve altvaryat türlerinin oldüğunu açıklamıştım.