Kız annesine sordu, balığın kuyruğu ile kafasını niye kesip tavaya atıyorsun? Kadın cevap verdi: annem de öyle yapıyordu. Kız merak edip, gidip anneannesine sordu, nine balıkların neden kafası ile kuyruğunu keserek tavaya atıyormuşsun? Yavrum o dönemler evde büyük tava yoktu...!

Yani ne gelenekti ne de tarifti, geçmişten gelen uygulamaları sorgulamadan, konfor alanında kendimizi güncellemeden yaşıyoruz.

Oysa KELEBEK kendini güncellemeseydi sürünmeye devam edecekti..

Yenilik ve güncellenme, hayatın sürekliliğini sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Değişmeyen, kendini yenilemeyen her şey zamanla eskir ve işlevini yitirir. İnsan da böyledir; düşüncelerini, bilgilerini ve bakış açısını güncellemediği sürece gelişemez.

Yenilik, sadece dış dünyadaki değişimlere ayak uydurmak değil, aynı zamanda iç dünyamızda da bir dönüşüm gerçekleştirmektir. Eski alışkanlıkları sorgulamak, hatalardan ders çıkarmak ve daha iyisini aramak, yenilenmenin temel adımlarıdır. Güncellenme ise bu sürecin devamlılığını sağlar. Öğrendiklerimizi taze tutmak, yeni bilgilerle beslemek demektir.

Toplumlar da insanlar gibi zamanla değişir. Bir zamanlar çok değer verilen, büyük ve güçlü görülen şeyler gün gelir anlamını yitirir. İşte eski çamlar bardak oldu sözü tam da bu değişimi anlatır. Bir zamanlar ormanların en görkemli ağaçları olan çamlar, zamanın akışı içinde kesilmiş, işlenmiş ve küçücük bardaklara dönüşmüştür. Bu ifade, geçmişteki büyük güçlerin veya eski düzenlerin artık aynı değeri taşımadığını anlatan bir deyimdir.

Teknoloji, kültür ve yaşam biçimi değiştikçe eski alışkanlıklar da yerini yenilerine bırakır. Bu yüzden insanın geçmişe takılıp kalmak yerine değişimi anlaması ve zamana uyum sağlaması gerekir.

Yaşadığımız evrende sistematik olarak işleyen bir program varsa, orada kusursuz bir tasarım vardır.

Bu tasarım bize Allah'ın varlığını hissettirir.

Değişim düşüncede başlar, düşünmeyi tetikleyen ise sorgulamadır, sorgulamanın kaynağı ise FELSEFE.

Felsefe: Varlık, bilgi, gerçeklik, ahlak ve anlam gibi temel konular üzerine akıl yürüterek, eleştirel ve sistematik bir şekilde düşünme, sorgulama ve arama faaliyetidir.

Felsefe bize şunu öğretir, İnsanım ve insanca olan hiç bir şey bana yabancı değildir.

Felsefe ateizmi ve deizmi tetikler diyenlerin, inancı havuz ise, felsefi düşünen bir bireyin İTİKATI okyanustur.

Ha şunu da belirtelim, Felsefe pislik örtme sanatı değildir..

Felsefe düşüncenin dinamosu bilimin mikroskobudur.

İslam filozofu Kindi’ye göre insanın uğraş alanına giren sanatların en değerlisi felsefe, felsefenin en yücesi ise Metafiziktir, çünkü metafizik Tanrı alem ilişkisini konu alır.

Felsefe sorgulamayı

Sorgulama öğrenmeyi

Öğrenme bilimi

Bilim icadı

İcat ise refahı getirir.

Allah zirveyi nasip edeceği kuluna yokuş tırmandırırmış.

Bilim ve sanat takdir edilmediği yerden göç eder....İbni Sina

Keşke insanlar kafasına taş düşmeden önce yerçekimini fark edebilselerdi.

Eğer bir şeylere bakış açınızı değiştirirseniz, baktığınız şeylerin değiştiğini göreceksiniz.

Ama maalesef İnsanoğlu bilgi olarak kainatı ve sırlarını çözmekte kafa olarak halen daha çok ışık yılı uzakta, çünkü öğrenmek için kafa yormuyor.

Dünya sürekli dönüşür, dün cazip görünen şeyler bugün sıradan olabilir. Önemli olan değişen zamanın ruhunu anlayıp kendimizi yenileyebilmektir. Çünkü hayat, geçmişe değil geleceğe doğru akar.

Ninen çarık giyerdi bunları unuttun mu?

Unut yavrum unut, o dönemler ayakkabı yoktu, ölen büyükbaş hayvanın derisinden ayakkabı yapılırdı.

Ayakkabım yok diye üzülürdüm, taa ki..! Ayakları olmayan birini görene kadar..Şadi Şirazi

Bize zamanaşımına uğramamış bir beyin lazım.

Biyolojik yıpranma bedenin aşırı çalışmasından kaynaklanır, kafayı çalıştırmayanlar bedeni aşırı çalıştırmak zorunda kalır, ayrıca beden ile çalışanları beynini çalıştıranlar yönetir.

Söyle bakalım Ahmet 1.Murat hangi savaşta ölmüştür?

Katıldığı en son savaşta öğretmenim.

Bence Ahmet tarihten geçmeli, çünkü mantıklı bir cevap verdi.

Ama uçan memelilere örnek olarak Hostesi veren Jale biyolojiden kalmalı.

Ali artık ata değil atoma bakmalı, konuşanların ismi de tahtaya yazılmamalı, Askerlikte iyice kısaldı.

Çünkü cephe savaşı da bitti, artık günümüzün komandoları bilgisayar yazılımcıları ve yapay zekacılar.

İlim Çin de dahi olsa gidip alınız.. Hz. Muhammed (s.a.v)

Hayat farkındalıkla güzeldir, hakikat ölümsüzdür.

Çünkü ilim alınmayınca Ahlaksızlık kurumsallaşır, yozlaşma baş gösterir, çürüme başlar.

Artık günümüzde Çin e gitmeye de gerek yok, o dönemler bilgiye ulaşmak zordu, günümüzde bilgi elimizin altında...

21. Yüzyılda Cehalet artık bir kader değil tercihtir.

Bazen boğulmak için suya ihtiyaç yoktur, kendi düşüncelerimiz de yeter, ya sürekli güneşe doğru yürürsünüz, ya da karanlığa küfreder durursunuz.

Çünkü yokuşa yüzün yok, inişe dizin.

Zamanında BİR adım atmayanlar zaman sonra BİN adım atmak zorunda kalır.

Bir insanın hayattaki en büyük başarısı tembelliğine karşı koymasıdır.

Akıllı telefon kullanıyoruz ama aklımızı kullanmıyoruz.

Akıllı telefonların kaydırağına binmek, anlamın değil, isteğin peşinde koşmak, hiç bir şeyi sorgulamayın, elinizde ki cambaza bakın sinyalidir...

Einstein bir yerden geçerken vur patlasın çal oynasın hippiler, hilkat garibesi grubuna, bunların beyne ihtiyacı yok, omurga yeter demiş.

Çünkü bunlar kendi zihnini kontrol edemez, sürekli dışarıdan sinyal beklerler.

Dün dünde kaldı cancazım artık yeni şeyler söylemek lazım...Mevlana

Ben yine aynı ben, meçhule giden acem, sende gayret yok ise, sana hiçbir gelecek vad edemem.

Bir şeyler yolunda gitmediğinde, sen kendi yolunda gitmiyorsun demektir.

Hayatın dağınıklığından yakınıyorsan, git önce çevreni, dolaplarını, mutfağını ve evini düzelt.

Değişmesini istediğimiz bir Dünya'da hep birlikte sıkışıp kalmışız.

Yazık kör bahçıvanın bahçesinde biten goncaya.

Pişmanım, gençken geleceğe hazırlanamadığım için pişmanım, babam ve annemle ettiğim kavgalar için pişmanım, arkadaşlarıma empati yapmadığım için pişmanım, sağlığıma dikkat etmediğim için pişmanım, paramı daha iyi kullanmadığım için, pişmanım, nasıl daha mutlu olabileceğimi öğrenmediğim için, pişmanım, hayal kırıklığına uğradığım için, pişmanım,

kendimi bu kadar fazla suçladığım için pişmanım..

Sevinince toprağa, üzülünce göğe bak, yerde tevazu, gökte ferahlık vardır...Hz. Muhammed (S.a.v)

Son pişmanlıkta fayda etmiyormuş. Yaşananlardan ders aldığım için hiç pişmanım değilim artık.

Hayatın zamana göre güncellenmesi gerek aslında, güncellenmeyen zaman yaşanmamış bir ömürdür.

Yaşanması gereken güzel günleri hep öteledik, yol bitti göremedik herhalde tepeledik.

Yaşam tahterevalli gibidir, bir aşağı bir yukarı kalkmazsa ne anlamı kalır ki yaşamanın.

Yaşamdan ve gelecekten korkan bir insanın dörtte üçü (4/3) ölmüş demektir...Bertrand Russel

 

Korkak insandan iyi insan olur mu?

Korkmadan yaşamak için zamana uyum sağlamak, uyum sağlamak için ise kendini yetiştirmek gerek.

İnsan kitap okuyarak ufkunu genişletir, hiç bir yol bulamayınca kitaplar insana bir yol bulur, bilgilenir ve düşünce dünyasını zenginleştirir. Fakat hayatın bazı gerçekleri vardır ki, kitaplarda yazsa bile tam anlamıyla öğrenilmez, çünkü bazı bilgiler ancak yaşayarak anlaşılır.

Sonuç olarak kitaplar bize yolu gösterir, fakat yolu yürümek bize düşer. Bilgi kitapta başlar, ama hikmet, hayatın içinde olgunlaşır. Çünkü bazı gerçekler vardır ki okunarak değil, ancak yaşanarak anlaşılır.

Bizi frenleyen, çocukluğumuzda bilinçaltına yerleşmiş Atasözleri vardır.

Sürüden ayrılanı kurt yer.

Akranıyla uçamayan kuşun sesi havadan değil tavadan gelir.

Bazen sürüden ayrılmak gerek kurt yerse yesin.

Az gelişmiş ülkelerin çok gelişebilmesi için, fikri hür, vicdanı hür, cüzdanı hür, öncü beyin ve nesillere ihtiyaç var, bunlar olmazsa gemi yol almaz, geminin yol alması için kabiliyetli karakterli ve kariyerli kaptanlara ihtiyaç var.

Özgüven ve renkli fikir gömleğinizin rengi Anayasa'ya aykırıysa, sakın gömleğinizi değiştirmeyin, onlar Anayasa'yı değiştirsinler.

Beyin patinaja düştüğü zamanlar her türlü fikir ve kavram kargaşasında hakikatı yakalayabilme kabiliyetine sahip olabilmek için, tefekkürle ( Tefekkür: kainattaki eşsiz düzenden ders çıkarmak ) doğru bilgilerin ışığında tahlil gerek.

Eskiden mi güzeldi? eskiler mi güzeldi..?

Eskiden yaşam zordu, kendini güncelleyen insanların sayesinde rahatlığa kavuştuk, o dönemin mücadeleci insanlarından ebediyete göçenleri özlüyoruz elbette.

Katre katre yayılır kalp alemine, şiddetli bir talan

Sükut-u hayal olur, yaşanan ve yaşanamayan mutluluklar

Hasıl-ı vel kelam, Her ne varsa bana iyi gelen

hep benden gidenler oldu vesselam...Anonim

İnsanın en sevdiği yer sevdiklerinin olduğu yerdir.

Kafa Katmanları

Evren fiziksel olarak dışarıda vardır, ama onun anlamı insanın zihninde doğar.

Bir toplumun Dünya'da oturacağı kat'ı kafa katmanları belirler

Bilgi bütün çağlar için değişmez bir silahtı.

ÇÜNKÜ

Bilmek aydınlığı bilmemek karanlığı

Çalışmak refahı çalışmamak sefaleti

Üretmek bolluğu üretmemek yokluğu

Getirir...

Olayları sağlıklı okumak, bilgileri algılayarak doğru sentez yapabilme sanatına bilgelik denir.

Ortak fikir nasıl oluşur?

Tez, Antitez, Sentez = Ortakfikir

İnsan gerçekleri ancak zıt fikir oluşunca öğrenir.

Bunlar olmazsa bulunduğunuz gemi, buz kıran gemisi gibi yol alır ve çağdan geri kalır. Çağdaşlık yerine çağ dışı olarak sistem bizi dışlar, kendini zamanında güncelleyenlerin kölesi yapar.

Nice bedenler görünüyor, ölmediği halde çürüyen, yaşadığını zannedip öldüğünden bir haber, BİN yıl yaşasa ne yazar, ruha değmeyen beden,

Yengeç te suda yaşıyor zaten, yüzmeyi öğrenmeden...

Sonuç olarak, yenilik ve güncellenme, hem bireysel hem toplumsal ilerlemenin anahtarıdır. Değişime açık olanlar, geleceği inşa edenlerdir.

Konumuz

Dünün rüzgarı ile bu günün harmanı savrulmazdı.

Bu Atasözü de anlamını yitirdi, ortada harman da kalmadı ki, ÇAM lar da artık kesilmekten ve bardak olmaktan kurtuldu.

Acaba..!

CAM ne zaman icat oldu?...

Necati KÖSE