Gönlü aklına uymayan deli, Na mekânda, La zaman da, bırakın ben benden uzaklaşayım, yüreğin bir bildiği vardır elbette, aklın hiç ermediği...

Geçen gün falcıya gittim, kahve yaptı beraber içtik sonra falıma baktı, az önce kahve içtiğimi söyledi, a a a, ay vallahi bildi.

Fal, insanın geleceğe duyduğu merakın fincan dibinde şekil bulmuş halidir. Fal insana umut veren, merak duygusunu besleyen ve eğlenceli bir geleneksel ritüel ve insan ruhunun bilinmeyene duyduğu ilginin bir yansımasıdır.

Bilim insanı teleskopla yıldızlara bakar, falcı kahve fincanına.

Falcı, fincanı dikkatle inceler ve sonunda müjdeyi verir.

Yolun açık, evladım. Yakında uzun bir yolculuk görünüyor.

Müşteri heyecanlanır,

Gerçekten mi? Nereye gideceğim?

Orasını henüz göremiyorum, yolun sonuna telve çökmüş.

Fenerbahçeli Falcının biri son yıllarda hiç kupa alamayan Fenerbahçe’nin falına bakmaya gitmiş, falcı kahveyi kupa da istemiş, yeni kupa bulamadıkları için falcı fala bakamamış.

Biz bu dertten ölmezdik ama boşboğazların aha bu gümrükten geçmeyen fıkraları bizi öldürür.

Bir Fenerbahçe taraftarı olarak, taraftarlığımı bir daha ki GS maçına kadar askıya aldım, doksan dakikalığına da FB’yi bıraktım.

Beşiktaşlı yeğenim Hüseyin, amca hangi takımı tutuyorsun dedi, övünmek gibi olmasın FB’liyim dedim, dedi zaten övünecek tarafız kalmadı amca.

Ah ulan Rıza...! Pardon Aziz başkan, bizi herkese madara ettiniz, ettiğinizi çekesiniz. İkide bir ne İsmail Kartal’ı getiriyorsun, bırak onu Beşiktaş getirsin , sen kanaryasın ama 13 yıldır ötemiyorsun, şampiyon yapamıyorsanız başkanlığa da talip olmayın efendim.

Eğer sen gidip Yonaldo'yu Ayda'yı (bak senin dilinden yazıyorum ki anlayasın) Messi'yi Lamal'ı En Babbe'yi almazsan seni ceza olarak GS ilan edeceğiz.

Falın en ilginç tarafı, herkese uyacak bir cümleyi kişiye özel bir kehanet gibi sunabilmesidir. “Geçmişinde seni üzen biri var.” Hangi insanın geçmişinde onu üzen biri yok ki? Üzüntüden Fenerliyim demekle veremliyim demek arasında fark kalmadı.

Astrologlar bu derbinin sonucunu nasıl yorumluyor...?

Acaba GS’li Uranüs, FB li JÜPİTER'e çelme mi taktı, yoksa Satürnlü fırıldak hakem iddiâyı sürprize mi bastı...?

FB artık üç atana niye 4 atamıyor? 6 sıfır yendiği takıma, takım olan yenilir mi be?

Bu hafta Göztepe de gözünü Fenerde açtı...Bu kadarı da fazlaa...Yönetim istifaaa...

Falcıların zaman anlayışı da oldukça esnektir. “Üç vakte kadar” ...Bu üç vakit üç gün mü, üç hafta mı, üç ay mı, belli değildir. On üç vakit yıl oldu halen şampiyon olamadık.

Yenilgiye mutlaka bir kılıf buluruz.

Hep bu bahisçi hakemlerin yüzünden şampiyon olamıyoruz ha...

Hakem hakem ben senin taa düdüğünün nohutunu....Bu ne lan , bu ne abazalık, bu nasıl bir fanatizm?

Şaka bir yana

Taraftarlık aslında eğlenceliktir, HOLİGANlık değildir, spor medeniyettir, rekabet olmazsa heyecan olmaz, ligi renklendiren, espriyi çoğaltan rekabettir.

Sevgi körlük değil, gerçekleri kabullenip, ÖZ eleştiri yapabilme cesaretidir. FB son yıllarda doyurucu ekip futbolu oy na ya mı yor... Naftalinlediğimiz bayrakları bir türlü sandıktan çıkaramıyoruz.

Neyse halim çıksın falım.

Fala inanma falsız kalma derler ya...! Kal, kal, falsız kal, bırak çıkmasın halin, hiç sakıncası yok, niye derseniz falcılar kaderi etkiliyor, size olumsuz bir olay uyduruyor, siz o olaya odaklanıp sürekli onu düşününce, düşüncede olayı bilinçaltına atıyor, bilinçaltı da mıknatıs gibi olayı kendine doğru çekiyor.

Rüya da aynı şekil rüyalarınızı da yorumlatmayın, rüyalar havada asılı duran kuş gibidir, nasıl yorumlanırsa o yöne uçar, kötü rüyaları kimseye anlatmayın, sol tarafınıza salavat getirin, çünkü bazen uzaydan rahmet değil zahmet gelir. Bunun için bilincimizi kristalize etmemiz gerekmektedir. Evren eviren çevirendir, Evren gözlemcisine göre şekillenir, tüm sistem döngü üzerine kurulmuştur, evet hayatın güzelliğine karar verecek olan senin bakış açın, düşünce sistemin, hayalindeki gayretindir.

Sayın falcı...! Türkiye’mizin esas gündemine geçelim, futbol karın doyurmuyor. Ekonominin geleceği ne olacak? Telve çökmüş, sis bürümüş, gelecek görünmüyor.

Sanayicilerin kronikleşmiş klişesi, önümüzü göremiyoruz.

Önünüzü göremiyorsanız arkanıza bakınız, yıllarca işçi haklarını görmezden geldiniz.

Sorunları arkadan konuşacağınıza sebebiyet verenlerin yüzüne söyleyin.

Türkiye'nin ekonomik krizi EV yapımı bir kriz, finansal piyasalar tarihin en güvensiz ortamını yaşıyor...Ekonomist Prof. Dr. Özge Öner

Enflasyon paranın değerini Adaletsizlik emeğin değerini Liyakatsizlik ise ülkenin geleceğini aşındırır.

Onun için biran önce normalleşmek gerek.

Normalleşmek normal insanlar ile olur, Mecliste ne ararsan var, hırsız, tecavüzcü foncu, şapşal, fırıldak ( Milleti için gayret edenleri tenzih ederiz) bunların derdi millet değil cepleri, şimdi çocukları

da başladı sırtımızdan geçinmeye.

Biz bu tür insanlara itibar kazandırıp yıllarca üst kademeden ömür boyu maaş ödüyoruz, halbuki bir maaşı bile hak etmeyenler var.

Balık Meclisten kokuyor, geçen gün bir vekil kürsüde en itibarsız kurumlar arasına girdik dedi.

Doğru söyledi, en güvensiz kurum, onlarda FB gibi sürekli gol yiyor.

Vatandaşın biri hocaya sormuş hocam benim oy verdiğim bir vekil de fon faciasına karışmış, milyonlarca kişi mağdur. Onun günahı bana da yazılır mı?

Valla onu bilmem ama benim ettiğim beddualar İnşallah sana da ulaşır, çünkü bende fon mağduruyum.

Hayattaki güzellikler ve çirkinlikler farkındalık ile hissedilir.

Yaşam denge üzerine kurulu, yaşamın dengesini bozan insanlar saz çalmasını bilmeyen ozan gibi sürekli akort ile uğraşır durur ve düğünde insana ölümü düşündürür.

Jack London, Martin Eden kitabında der ki; Senin de fikirlerin, tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş.

Dervişin fikri neyse zikri de odur.

Evrende her şey Matematiksel bir döngüdür. Hayatın döngüsü Astroloji ise, Gezegenler bizim öznemizin nesnesidir.

Her şey bilim ile açıklanamaz yüzde yüz bilim yoktur, bilim sonsuzdur, çünkü bilinmeyen çok şey vardır, her bilinen bir bilinmeyen doğurur.

Her şeyi bildiğini zanneden insanın bir şey öğrenmesi mümkün değildir, insanoğlu sabırsızdır, bir şeyi beklemek yerine istemek üzerine kurulmuştur.

Evrenin sırlarını anlamak istiyorsanız enerjiden, titreşimden ve frekanstan konuşun...Nikola Tesla

Şüphe

Eşini soruşturmak için falcılara gidenler var, falcı bu konuda müşteriden olmamak için olumlu bir şey söylemez, sırf şüphe yüzünden boşanan yaramaz çiftler var. Boşanmaların sonucu olan masum çocuklara oluyor.

Annem Ebe, babam mezarcıydı, boşanmışlardı doğum ile ölüm arası gidip geliyordum..

Kıl

Kadının biri her akşam kocasının elbiselerini kontrol eder, siyah bir kıl bulur, aha bugün esmerle gezmişsin bir merdane, aha bugün sarışınla gezmişsin kafaya iki merdane, bugün kumral, üç merdane, bir gün hiç saç kılı bulamayınca...

Vaayy şerefsiz bu seferde kel birini bulmuş.

Önyargı, yargısız infazdır.

Falın gayesi gelecek zamanın gelecekleri hakkında merak gidermek, kısmet zenginlik müjdesi almak, halbuki, zengin olma zenginlik hissi zenginliği yaratır, bilinçaltımız banka gibidir, mevcut mallarınız ile ne kadar kendimizi zengin görüp zenginlik hissi atarsak o kadar nakit çekebiliriz. Zenginlik hissimiz yoksa ne kadar mal varlığımız olursa olsun biriktirir pintileşir harcayamayız.

Hayat yolunda tembellik, kapris ve inat ile süslenmiş şişkin egomuz bize mutsuzluk verince, çareyi ve mutluluğu Suni yollarda arıyoruz.

Eşler arası üstünlük kavgası, sorunun başlangıcıdır, şüphesini evcilleştiremeyen eşler, çareyi falcıda arar.

Geleceği bildiğini iddia edenlere değil, söylediklerini sorgulayabilen akla güvenin. Çünkü insan bazen yıldızlara bakarken, gözünün önündeki gerçeği görmez.

Düşümde aşk ile karşılaştım

İnsanı arıyordu.

Uyandım insan ile karşılaştım

Aşk'ı arıyordu....Özdemir Asaf

Hayatta çalışmak, okumak ve öğrenmek kadar eğlenceli hiç bir şey yoktur, ama FALCIdan değil...

Falcılara genelde mutsuz ve yaşama sevinci yok olmuş insanlar ihtiyaç duyar. Seni üzen çoğu zaman olayın kendisi değil, ona yüklediğin anlamdır.

Değiştiremeyeceğin gerçekleri kabul et, değiştirebileceklerin için mücadele et.

Kendi kendimize soru sormak sanattır.

Gri kirlenmiş bir beyaz mıydı,?

Yoksa iyileşmeye çalışan bir siyah mı?

Gereksiz takıntılarımız ve korkularımız bize hayatı zehir ediyor.

Korku şaha kalkmış paniktir aslında, sakinlik sürekli sükunet getirir.

Korkudan doğan inanç, hakikati aramak değil, kendini koruma içgüdüsüdür,

Durağan her şey çürür.

Bana zamanını nasıl harcadığını söyle, sana ileride ne olacağını söyleyeyim...Geothe

Her şeyin ilacı öğrenme aşkıdır, Aşk ile yaşamak varken, aşksız yaşıyorsanız AŞK olsun size.....

Necati KÖSE