GÜRSEL EROL ve ALEVİ KURUMLARINA ÇAĞRIMDIR;

Sayın Erol,

“Gürsel Erol Cemevi” adı nedir? Bu isim, sizin kulaklarınızı rahatsız etmiyor mu?

Siz bir siyasetçisiniz. Alevi Camiasının bir parçasınız. Her ne kadar Suriye’de Alevi Soykırımına dair bugüne kadar Aleviler lehinde tek bir açıklamanız olmasa da, bu konuda ketum kalsanız da neticede ekonomisi güçlü bir siyasetçisiniz.

Sayın Erol,

Cemevlerine isimleri verilecek biri olarak kendinizi layık görmeniz sadece ve sadece Politik Reklamcılığın bir izdüşümü olarak kabul edilebilir. Bunu, size hatırlatmak isterim.

Siyasetçilerin isimlerinin ibadethanelere verilmesi dünyanın hiç bir yerinde yoktur. Bu ancak Laik Demokratik Cumhuriyet’in felsefesini anlayamamış siyasetin iz düşümü olabilir.

Sayın Gürsel Erol,

Hacı Bektaş Kasabasında bir cemevini kendi imkanlarınla inşaa etmiş veya restore etmiş olabilirsin. Ancak bunun karşılığında kendi ismini “Cemevine” verdirmek kadar gayri-Alevi bir tavır var mıdır?

Alevi Örgütlerinin bu isim adı altında bir Cemevi açılışında olmaları da ayrı bir tartışma konusudur. Hükümeti eleştirip, bir yandan da böyle işlerin içinde olmak riyakarlıktır.

Sayın Gürsel Erol’a Çağrım;

1) Siyasetin camiye, cemevine girmesine bu eyleminizle neden oldunuz. Bu hatanızdan dönünüz. Laik Demokratik Cumhuriyet ilkesine verdiğiniz zararı telafi ediniz. Bu, sizi daha kötü yapmaz. Olması gerekeni yaptığınız anlamına gelir.

2) Sayın Kemal Kılıçdaroğlu gibi mütevazi duruşu kendinize rehber alınız.

3) Politik-Ekonomik gücünüzü bu yönde reklam hareketler için kullanmayınız.

4) Cemevi’nin ismini Alevi Tarihinin bir İnanç Yol Önderi ile değiştiriniz.

Alevi Örgütlerine Çağrım;

1) Bundan sonra cemevlerine politikacıların isimlerinin verilmesi yolunu açtınız.

2) Sizlerin böyle bir organizasyon içinde olmanızı kınıyorum.

3) Bu konuda Alevi Kamuoyuna bir açıklama borçlusunuz.

Son Söz;

Sayın Erol,

Tercih sizin. Ya nefsinize uyanı devam ettirirsiniz yada kibir-egonuzu yenerek hatanızdan dönersiniz.

Tarihçi-Yazar

Cihan Söylemez