Avrupa Alevi Federasyonu (#AABF) tarafından organize edilen Köln Festivali’nde ve genel olarak ta Cem Evi konser etkinliklerinde, “yol bir, sürek binbir” felsefesinin hakikatleri çerçevesinde, kaybolmaya yüz tutmuş bir dilin kültürel çalışmasını yürüten Kırmancca (Zazaca) sanatçılara yeterince yer verildi mi? Verildiyse, bu terazinin dengesi nedir?
Davut Sulari, Hüseyin Doğan Ay, Fırik Dede, Mahmut Baran, Seyd Qaji, Aşık Daimi, Hasret Gültekin, Nesimi Çimen, Şah Turna, Sılo Qız, Mahsuni Şerif, Neşet Ertaş, Zeynel Kahraman, Hıdır Baş, Haydar İspir ve daha onlarca kıymetli ismin temsil ettiği bu kültürün renkleri ve felsefesine uygun içeriklerin sunulması gerekir.
Hem tekçiliğe karşı olduğunu söyleyen Alevi temsilci kurumları programları ağırlıklı olarak tek dil üzerinden yürütmek, Alevi inancıyla bağdaşmadığı gibi bu anlamda sanatsal çalışmalar yürüten biri olarak ta sorumluluğum gereği şahsen benim için de kabul edilebilir değildir.
2021 yılında AABF ve HBV kurumlarının organize ettiği Ser Çeşme etkinlikleri de tek dil üzerinden planlanmıştı. O dönemde kaleme aldığım ve paylaştığım eleştiriler sonucunda etkinlik içeriğinde Kurmancca ve Kırmancca’ya yer verilmesi yönünde bir düzeltme yapılmıştı. Bu oldukça kıymetliydi. Ancak yıllardır takip ettiğim kadarıyla AABF etkinliklerinin genel içeriği hala “yol bir, sürek binbir” anlayışını bütünlüklü biçimde yansıtmaktan uzak ve bu durum üzücüdür.
Saygılarımla
Doğan ÇELİK/SANATÇI




