İHD tarafından yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

Bugün 3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Bugün engellilerin yaşama katılmasının önünde hala ayrımcılık, erişilebilirlik vb. yapısal engeller duruyor. Bu yapısal engeller engellilerin sağlık, eğitim, barınma, ulaşım, çalışma hakkını etkili bir biçimde kullanmasının önüne geçiyor.

Maalesef, mevcut toplumsal düzen engelleri daha az görünür kılacak biçimde tasarlanmış durumda. Toplumun bir parçası olan engelleri kişi olarak görsek de kolektif bir biçimde yaşam standartlarını yükseltmekten hala uzağız.

Ayrımcılık engellilerin hala en yaygın biçimde maruz kaldığı ihlal türlerinden birisidir. Birçok alanda yaşanan ayrımcılık bilhassa çalışma yaşamında karşımıza çıkıyor. İşe alım aşamasında veya çalışırken engellilere yönelik yapısal sorunlar mevcut. Bu yapısal sorunların çözümü de fırsat eşitliğinin güvence altına alınması gibi yapısal önlemlerden geçiyor.

Deprem, sel vb. afetler de engelli haklarının ihlal edildiği ya da görmezden gelindiği bir dönem oluyor. 6 Şubat 2023’te Maraş ve Hatay merkezli yaşanan ve 11 ili etkileyen deprem bölgesinde de engelliler hala çok zor koşullarda yaşıyor. Yaşanan sorunlar sadece barınma veya kamusal alanların kullanımı ile sınırlı değil. Depremin etkilerinin azaltılmasına yönelik çalışmalarda engelli haklarını temel alan politikalara ihtiyaç var.

Engellerin evlerinden çıkıp toplumsal yaşama etkili bir biçimde katılamaması ise evlerimizin, binalarımızın, okullarımızın, hastanelerimizin, ulaşım araçlarımızın erişilebilir olmamasının bir sonucu. Engellilerin hep dikkat çektiği gibi “engelli değiller, engelleniyorlar.”

Diğer ihlal türlerinde olduğu engellilerin hakları bakımından da kadınlar, çocuklar, yaşlılar, mülteciler, LGBTIQ+ bireyler daha fazla ayrımcılığa maruz kalıyor. Engelli hakları ile ilgili düzenlemelerde toplumun kırılgan kesimlerine yönelik özel önlemler alınması gerekiyor.

Engelli haklarının ihlaline yol açan sebeplerden birisinin savaşlar, silahlı çatışmalar olduğu yadsınamaz bir gerçek. Bilhassa kara mayınları ve çatışmalı bölgelerde sivillerin yaşam alanlarını etkileyecek biçimde bırakılan, unutulan sahipsiz bombaların patlaması hala ciddi bir sorun teşkil ediyor. Bu patlamalara maruz kalan bilhassa çocuklar yaşamını yitiriyor veya yaşamı boyunca engelli kalabiliyor.

Esasen, kara mayını ve sahipsiz bombaların temizlenmesi konusu Kürt Meselesinin barışçıl bir biçimde çözümüne ilişkin yürütülen sürecin de konusudur. Kapsayıcı ve kalıcı bir barışı inşa etmenin yollarından birisi silahlı çatışma döneminin tüm konularını ele almaktır. Bu bakımdan, 1 Ekim 2024’te başlayan Kürt Meselesinin çözüm sürecinde engelli hakları önemli bir başlık olmalıdır. Benzer şekilde, engelli haklarının konuşulması için engelli bireylerin bu sürece etkili bir biçimde katılmasına yönelik gerekli önlemler alınmalıdır.

BM Genel Kurulunda 3 Mayıs 2008’de kabul edilen BM Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme ülkemizde de 3 Aralık 2008’de yürürlüğe girmiştir. Engellilerin haklarına ilişkin hala atılması gereken adımlar bulunuyor.

Toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamın engellileri dikkate alınarak düzenlenmesi hem birey olarak engellilerin yaşama katılımını arttıracak hem de engelli bireylerin topluma mümkün olan en üst düzeyde katkı sunmasına imkan verecektir.

İnsan onuru doğuştan gelen bir kavramdır ve kişinin herhangi bir özelliği kendisini bu onurdan mahrum bırakmaz. İHD olarak engellilerin eşit yurttaş olmasına yönelik mücadelemizi bu bilinçle sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz.