Dersim Kadın Platformunun çağrısıyla Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kadınlar, buradan “Şiddetsiz ve Özgür Yaşam İçin Tek Güvencemiz Mücadelemiz!, Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz!” pankartlarıyla Seyit Rıza Meydanı’na kadar yürüdü.
Yürüyüşte “Gülistan Doku Nerede, İstanbul Sözleşmesi Yaşatır, Rojin Kabaiş İçin Adalet!” pankartları taşıyan kadınlar adına Seyit Rıza Meydanı’nda açıklamayı Hümeyra Tusun Yeğin okudu.
25 Kasım’ın tarihsel arka planını anlatan Yeğin, hükümetin kadınlara yönelik politikalarını eleştirdi.
Kadınların yaşadığı sorunlara değinen Yeğin, “Bir yanda güvencesizlik ve işsizliğin körüklediği ev içi şiddet varken, diğer yanda ise kadınların güpegündüz sokak ortasında öldürüldüğü bir tablo ile karşı karşıyayız. Dersim’de güpegündüz kaybedilen Gülistan Doku’nun akıbetini hala öğrenememişken Van’da yine bir üniversite öğrencisi olan kızkardeşimiz Rojin Kabaiş’in cinayete kurban gittiğinden artık eminiz. Kadınlar güvencesiz ve şiddetle dolu bir yaşam ile karşı karşıya kalırken aynı zamanda şiddet failleri de adeta korunup kollanıyor ve cezasızlıkla ödüllendiriliyor.
Her gün yeni yasa teklifleriyle, yeni "paketlerle", kazanımlarımız, ifade özgürlüğümüz, örgütlenme hakkımız tırpanlıyor. Hutbelerle, demeçlerle, yasalarla yaşam biçimlerimiz, örgütlü mücadelelerimiz, kılığımız kıyafetimiz, haklarımız hedef haline getiriliyor. "Ailenin kutsallığı" söylemiyle tek tip bir yaşam dayatılıyor; bu anlayış şiddeti meşrulaştırıyor, eşitsizliği derinleştiriyor!
Bugün kadınların demokrasi talepleri her zamankinden daha acil. Yıllardır devam eden çatışmalar son buldu. Barışı konuşmaya başladık ancak iktidarın demokratikleşmenin önüne geçen saldırgan politikaları devam ediyor. Seçme ve seçilme hakkı gasp ediliyor, seçilmiş belediye başkanları tutuklanıyor, belediyelere kayyum atanıyor, yürütülen operasyonlarla yerel yönetimler yetkisiz kılınıp, çalışmaz hale getiriliyor. Kalıcı bir barış demokratikleşmeye dönük adımların atıldığı, anti demokratik uygulamalardan vazgeçildiği koşullarda mümkün olacaktır. Kadınlar olarak barış içinde demokratik bir ülkede bir arada yaşama talebimizde ısrarcıyız!
Ekonomik ve sosyal güvenceden yoksun bırakılmayı, yoksullaşmayı, güvencesiz- kayıt dışı çalıştırılarak sömürülmeyi, dünyanın bakımı da dahil tüm bakım yüklerini karşılıksız olarak yüklenmek zorunda görülmeyi, şiddet tehdidi altında yaşamayı reddediyoruz. Şiddetsiz, eşit, özgür, barış içinde; emeğimizin değer gördüğü demokratik ve laik bir ülkede yaşamak istiyoruz!
Hayatımızı kuşatmaya, kazanımlarımızı değersizleştirmeye, hayatlarımızdan ve haklarımızdan çalmaya çalışanlara inat, demokrasi, eşitlik ve laiklik mücadelesinde birleşiyoruz. Şiddetsiz ve özgür bir yaşam için tek güvencemiz mücadelemiz diyoruz!” dedi.
Açıklamada konuşan DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise kadın cinayetlerine değinerek, “2025 yılında günde 3 kadın, belli illerde 7-8 kadın katliamları işlenmekte. Elbette ki biz bu katliamları sadece sayısal verilerle ele almıyoruz. Çünkü Rojin Kabaiş cinayetinden de biliyoruz şüpheli, intihar diye söylediklerini Gülistan Doku’nun ilk sürecinde de gerçekleştirmişlerdi. Şüpheli ölüm, intihar diyerek kadınların erkekler tarafından katledilmesinin önü açılmakta, araştırmaların derinleşmesi engellenmektedir. Bu cezasızlık politikası, erkek devlet aklı, kadın cinayetlerinin önünü açmaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek, Kadın ve Aileyi Koruma Yasası’nın yeterince uygulanmaması erkek egemen şiddetini derinleştirmektedir” ifadelerini kullandı.




