Platformê Dêsimi tarafından konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şunlar kaydedildi:

Son günlerde Tunceli Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın öncülüğünde gündeme getirilen, Dersimlilerin Ege ve Akdeniz kıyılarında yazlık konut ya da arsa edinmesine yönelik kooperatif girişimi kamuoyunda farklı değerlendirmelere neden oldu. İlk bakışta üyelerin ekonomik çıkarlarını gözeten doğal ve masum bir yatırım projesi gibi görülebilir. Ancak konu, yalnızca ekonomik bir yatırım meselesi değildir.

Asıl tartışılması gereken, bu girişimin Dersim'in geleceği açısından ne ifade ettiğidir.

Çünkü Dersim sadece bir coğrafyanın adı değildir. Dersim, hafızadır, inançtır, kültürdür, doğadır ve yüzyıllardır bu topraklarda var olma mücadelesi veren Raa Heq-Alevi insanların ortak evidir.

Bu nedenle Dersim üzerine yapılacak her değerlendirme, yalnızca ekonomik hesaplarla değil, tarihsel, kültürel ve toplumsal sorumluluk bilinciyle ele alınmalıdır.

Bugün Dersim'in karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri nüfus kaybıdır. Bu göç ne tesadüfidir ne de yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanabilir.

Geçmişte sistemin ve şiddet yanlısı siyasal Örgütlerin yıllar boyunca uyguladığı yanlış politikalar Dersim'i üretimden uzaklaştırmış, tarım ve hayvancılığı zayıflatmış, gençleri umutsuzluğa sürüklemiş ve insanları kendi topraklarında gelecek kuramaz hale getirmiştir.

Şimdi ise farklı bir tehlikeyle karşı karşıyayız...

Dersim'in kendi kurumlarının, farkında olarak ya da olmayarak, bu kopuş sürecini normalleştirecek adımlar atması...

Tam da nüfusun azaldığı, köylerin boşaldığı ve gençlerin geleceğini başka şehirlerde aradığı bir dönemde, toplumu temsil eden kurumların enerjisini Dersim dışında konut üretmeye yöneltmesi önemli bir çelişkidir.

Şu soruları sormak zorundayız:

Neden Ege kıyılarında yazlık konut?

Neden Akdeniz'de arsa?

Neden aynı dayanışma ruhu Dersim'in köylerinde, vadilerinde, yaylalarında ve doğal güzellikleri içinde yaşam alanları oluşturmak için kullanılmıyor?

Neden kooperatifler, Dersim'de üretimi canlandıracak, gençlere istihdam sağlayacak, kırsalı yeniden ayağa kaldıracak projeler geliştirmiyor?

Bir halkın sermayesi, emeği ve birikimi kendi toprağına yönelmediği sürece göç durmaz, aksine daha da hızlanır.

Bugün Batı illerinde yazlık edinmeyi teşvik eden her girişim, zamanla Dersim'den kopuşun yeni halkalarından biri haline gelebilir. Başlangıçta yalnızca tatil amacıyla alınan evler, yıllar içinde kalıcı yaşam alanlarına dönüşebilir. Bunun sonucu ise zaten her geçen yıl nüfusu azalan Dersim'in daha da boşalması olacaktır.

Elbette her yurttaş, birikimini dilediği yerde değerlendirme hakkına sahiptir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak toplumu temsil eden kurumların görevi yalnızca bireysel kazancı gözetmek değildir. Onların asıl sorumluluğu, toplumun ortak geleceğini koruyacak politikalar geliştirmektir.

Bugün Dersim'in ihtiyacı, insanını başka kentlere yönlendirecek projeler değildir. Dersim'in ihtiyacı, insanını kendi toprağında tutacak, geri dönüşü teşvik edecek ve yaşamı yeniden canlandıracak projelerdir.

Dersim'in ihtiyacı yeni göç yolları açmak değil, tersine göçü mümkün kılmayacak politikalar üretmektir.

Dersim'in ihtiyacı sahillerde yeni yazlık siteler değil, köylerinde yeniden yanan ocaklar, işleyen tarlalar, üreten köylüler ve umutla büyüyen çocuklardır.

Dersim'in ihtiyacı sermayesinin başka bölgelere taşınması değil, bu topraklarda üretime, istihdama, eğitime, turizme ve sürdürülebilir kalkınmaya dönüşmesidir.

Gerçek dayanışma, Dersim'in kaynaklarını Dersim'in geleceği için seferber edebilmektir.

Eğer gerçekten birlikten güç doğar diyorsak, bu güç öncelikle boşalan köyleri yeniden yaşanır hale getirmek, işsiz gençlere umut olmak, üretimi yeniden ayağa kaldırmak ve insanlara kendi topraklarında onurlu bir gelecek kurma imkânı sunmak için kullanılmalıdır.

Çünkü bir halkın geleceği, başka şehirlerde satın aldığı evlerin sayısıyla değil, kendi toprağında kurduğu yaşamın gücüyle ölçülür.

Yapılması gereken, insanları başka kentlerde ev sahibi yapmak değil, Dersim'de yaşamayı yeniden umut, güven ve gelecek haline getirmektir.

Asıl yatırım, Dersim'in geleceğine yapılmalıdır.