Küresel ısınma iyiden iyiye kendini hissettiriyor. Hatırladığımız on yılların en sıcak yazını yaşıyoruz. Hava sıcaklığı 45 dereceleri aşar hale geldi. Aşırı sıcaklarla birlikte, hemen hemen her yerde baş gösteren su kuraklığı can sıkıcı hal almaya başladı. Köylerimizin birçoğunda en temel sorun su kaynaklarının her geçen gün daha da azalması ve kuruması. Şimdiden birçok su kaynağının kuruduğu görülüyor. Köyüm Haceri de son on yıldır ciddi su sıkıntısı yaşamaya başladı.
Köylerimizde mevcut su kaynaklarının azalması ciddi bir sorun oluştururken öte yandan birçok köyümüzde köylülerin var olan suyu bağ, bahçe ve fidan sulamasında kullanmaları nedeniyle, yaşanan sorun çok da ciddi bir hal almaya başlıyor.
Birçok köyümüzde su depoları ilkbaharda sadece birkaç saat içerisinde dolup taşarken şimdi bir su deposunu doldurmak neredeyse imkansız. En bariz örneği kendi köyüm olan Hacer'i için vereyim. Köyümüzdeki su deposunun iki günde çeyreği ya doluyor ya da dolmuyor.
Köylülerin su kullanım saatlerinde var olan suyu da fidanlara bağ ve bahçelere yönlendirmeleri nedeniyle birçok köylü evde kullanım amaçlı su ihtiyacını temin edemeden su erken tükeniyor ve depo boşalıyor. Su kuraklığına insanların birbirleriyle yarışırcasına bağ-bostan ve Fidan dikme hırsı da eklenince köylerdeki su kaynakları yetemez hale geliyor. Oysa mevcut hali ile köylüler bunu yapmazsa köyde yaşayanlar hiçbir şekilde su sorunu yaşamazlar.
İnanın köyde su olmayışı nedeniyle insanlar tatil amaçlı geldikleri kendi köylerinden erken ayrılmak zorunda kalıyorlar. Köylerde yaşayan veya yazı geçirmek için köye sığınan halkımız, ne yazık ki bu aşırı sıcaklıklarda sığındıkları köylerdeki evlerinde susuz bir yaşam yaşıyorlar. Çektikleri resmen işkence. Musluklarda iki gün boyunca tek damla su bile akmıyor. Mevcut su kaynağının şu an köyümüze yetmeyişinin en temel nedeni elbette birçok köylünün aşırı oranda diktikleri bağ, bahçe ve fidan. Sadece bizim köyde bir örneğini verdiğim bu sorun bütün köylerde yaşanmaktadır ve bu durum köylüler arasında kavgaya varacak kadar çok ciddi boyutta sorunlara sebebiyet vermektedir.
Gelecek vadede küresel ısınma ve su kıtlığı nedeniyle köylerden ilçelerden belki de şehirden su olan yerlere göç etme başlayacaktır. Su kıtlığı gelecek yılların dünyadaki en temel sorunu olacağı kadar bizler için de en temel sorun olacaktır.
Birçok köyde su kaynakları artık yetersiz kalmaktadır. Köylülerin su bulma umuduyla yaptıkları sondajlama çalışmalarının çoğu başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.
Bu konuda devletin ilgili kurumlarının bir proje yaparak köylerimize sağlıklı içme ve kullanma suyu temini için projeler ve çalışmalara bir an önce başlamalıdır. İlimiz özgülünde de, il valiliği, belediyeler, kaymakamlıklar, İl Özel İdaresi, Devlet Su İşleri, Çevre Şehircilik gibi kurumlar bir an önce harekete geçmeli ve köylerimizin il ve ilçe merkezlerimizin gelecek vadede yaşayabilecekleri su kuraklığı ve su sıkıntısının önüne geçebilecek önlemleri şimdiden almaları ve çalışmalara başlamaları önem arz etmektedir.
Öte yandan köylülerin su savurganlığından kaçmaları, köylülerin içme ve kullanım amaçlı olan su kaynaklarını bağ, bahçe ve fidanların sulanması için kullanmamaları (artarsa olabilir) gerekmektedir.
Köylerde yaşayan her hanenin, ana su hattından standart herkese eşit gidebilecek şekilde sadece bir yerden hanelerine su almaları gerekmektedir. Fakat kendi köyüm başta olmak üzere hemen birçok köyde köylülerin suyun ana hattını birçok yerden deldikleri görülmektedir. Muhtarlıklar ve köylüler oturup, konuşup bu sorunun çözümüne katkı sunamıyorlarsa, il valiliğinin bunları tespit etmesi ve var olan fazla su çıkışlarının kapatılması gerekmektedir.
Ayrıca su savurganlığını önlemek amacıyla başta kendi köyüm olmak üzere su sorunu yaşayan köylere evlere su sayacı takılması ve suyun ücrete tabi tutulması, elde edilen gelirin köy hizmetlerinde kullanılmasını bunun su sarfiyatına bir miktar da olsa engel olabileceği görüşündeyim.
Oysa köylerimiz huzur dolu olmalı, insanlar köylerinde mutlu olabilmeli, köylüler birbirleriyle barışık olabilmeli. Ama su sıkıntısı, sorunu yüzünden köylüler ciddi sorunlar yaşıyor
Eskiden köylerde kavgalar tavuklar yüzünden çıkardı, şimdilerde ise artık köylerimizde su kavgaları baş göstermeye başladı. Bunun da tek sorumlusu birbiriyle yarışırcasına insanların su hırsızlığı yapmasıdır. Birilerinin bağı, bostanı, fidanı yüzünden bir değeri susuz kalmamalıdır. Hem bu davranışlarıyla kendileri de susuzluk çekmektedirler. Unutmayalım ki su, önce içme, evde temizlik ve kullanım içindir.
Sorunun yaşandığı bütün köylerde yaşayanların bu konuda sağduyu göstermeleri gerekmektedir.
Birçok köyde mevcut su kaynaklarımız şayet sağlıklı ve bilinçli tüketilirse inanın evlerde kesintisiz 24 saat suyun akması mümkün.
Dilerim vatandaşlar daha duyarlı davranır ve dilerim yetkililer su sorununa çözüm bulmak amacıyla bir an önce çalışmalara başlarlar.
Yoksa durum vahim....
Haydar ÇETİNKAYA



