Sene 1867,

Kavalalı Mehmed Ali Paşa’nın soyu arasında Mısır’da veraset protokolü krizi vardır.

Osmanlı’ya özerk bir devlet olarak bağlı olan Mısır Hidivliğinin başında Hidiv İsmail Paşa vardır.

İsmail Paşa’nın küçük kardeşi Mustafa Fazıl Paşa ise Mısır’dan uzakta Paris’te sürgünde yaşamaktadır.

Kavalalı Ailesi Türkçe’yi iyi konuşmaktadır öyle ki 1950’lere değin Mısır Sarayında Türkçe konuşulabilmiştir. İşte bu cüretkâr ve modernist ailenin fertlerinden biri, tarihimizde zaman içinde Parlamenter Sistem Fikrinin oluşmasına temel oluşturacak tarihimizin politik düzeyde ilk sivil talepli belgesine imza atacak kişidir; Mustafa Fazıl Paşa.

Mustafa Fazıl Paşa, Osmanlı’nın çöküşte olduğunu görmekte, hissetmekte ve bir şeyler yapma hissetmektedir. Bu vatanperver hisler içinde Mustafa Fazıl Paşa, demokrasi ve hürriyet tarihimizin ilk sivil itirazını (Askeri hiç bir görevi geçmişte olmamıştır.) Sultan Abdülaziz’e yazdığı mektupla yapar.

1867 Tarihli Mektupta Sultan Aziz’e şöyle seslenir : “ Padişahların sarayına en geç ve güç giren şey doğruluktur/hakikattir,” der

Mektubun devamında devletin ve milletin kurtuluşu için;

- Düşünce ve Fikir Hürriyeti

- Parlamenter Sisteme Geçiş

- Din ve Devlet işlerinin biribirinden ayrılması

- Eğitim, Adalet ve Orduda seküler bir sistemin inşaa edilmesi

- Hukuki bir vatandaşlık tanımının,

- Yolsuzlukla Mücadele

- Rüşvetle Mücadele

- Liyakatsızlıkla Mücadele’nin şart olduğunu ifade eder.

1839 Tanzimat Fermanı üzerinden 18 sene geçmiştir

1856 Islahat Fermanı üzerinden 11 sene geçmiştir ancak Osmanlı Devleti müthiş bir kaderciliğe hapsolmuş, 1789 Fransız İhtilalinin neticelerini kavrayamamıştır.

1867 senesinde Osmanlı Nüfusunun yarısı Müslüman yarısı Hristiyan vatandaşlardan oluşmaktadır.

Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz tarafından İngiliz ve Fransızlardan alınan devasa borç paralar, Osmanlı’da yatırıma, üretime, kalkınmaya değil Boğaz’da Fransa sarayları ile yarışacak güzellikte sarayların inşaasına harcanmaktadır.

1838’de imza edilen Balta Limanı anlaşması ile Tüm Osmanlı ülkesi İngilizler’in güvenlik himayesi karşılığında İngiltere’nin tarımsal hammadde tedarik üssüne dönmüş, sanayileşme hamlesi yapılamamıştır. İktisadi açıdan bir yarı-sömürge durumu söz konusudur.

Osmanlı’nın Hariciye Tercüme Dairesinde çalışan Şinasi, Namık Kemal ve pek çok gencin fikriyatında “İstibdata karşı Hürriyet” çığlığı, Parlamenter Sisteme geçiş istemi vardır.

Mustafa Fazıl Paşa’nın 1867 yılında yazdığı mektubun karşısında Sultan Aziz, Parlamenter Sisteme geçişi reddetmiştir.

Ancak bugün dahi Mustafa Fazıl Paşa’nın mektubun girizgahındaki ifade, muhataplarını rahatsız etmeye devam etmektedir;

“ Padişahların sarayına en son en güç giren şey doğruluktur.”

Cumhuriyet Öncesi 19.yy tarihimizin ilk sivil aydınlarına; Mustafa Fazıl Paşa, Şinasi ve Namık Kemaller’in emeklerine hürmetle.

Tarihçi-Yazar

Cihan Söylemez