Galat-ı Meşhur ; “Aleviler sayesinde Türkçe var.”

Doğrusu;

1) Günümüzde kullandığımız resmî Türkçe; İstanbul Türkçesi’dir.

2) İstanbul Türkçesi’nin oluşumunda Türkçe konuşan Aleviler’in bir dahiliyeti neredeyse hiç yoktur.

3) İstanbul Türkçesi; Hristiyan Osmanlı ahalisinin ve Müslüman Osmanlı ahalisinin bilhassa Tanzimat’tan sonra konuşma dilinde geliştirdiği, Rumeli/Balkan Türkçesi’dir.Elit bir Türkçe’dir. Cumhuriyet ile birlikte İstanbul Türkçesi’nin kulağa hoş gelen tınısı ve naifliği nazara alınarak, İstanbul Türkçesi resmileştirilmiştir.

4) Bu hakikate rağmen “Efendim, Aleviler olmasaydı, Türkçe olmazdı” gibi bir yanlış düşünce peyda oldu. Hâlbuki Anadolu’da Sünni’nin de Alevi’nin de yöreden yöreye benzer Türkçe aksanlarını konuştuğu göz ardı edilmektedir. Dolayısıyla da tarihin hiç bir döneminde bir Alevi Türkçesi oluşmamıştır, denilebilir.

5) Buna mukabil tarihi seyir içerisinde bir Alevi Zazacası; Kırmancki/Dımilki oluşmuştur. Dersim Alevi Ocaklarının nüfuz sahasında konuşulan Zazaca ile Alevilik o kadar iç içe bir din-dil birliği sağlamıştır ki; Hızır’ın dilinin Alevi Zazacası olduğu dahi, edebi metinlerde ifade edilmiştir. Zazaca konuşan tüm Aleviler’in aksanı ile Zazaca konuşan tüm Sünniler’in aksanları çok farklıdır. Bunu Zazaca bilenler çok rahat anlarlar.

6) Son söz olarak günümüz kullandığımız resmî Türkçe’de, Anadolu’da Türkçe konuşan Aleviler’in tesiri Sünni olanların tesirinden azdır. Düşünsenize aksi olmuş olsaydı şuan tüm ülke, İç Anadolu’nun Türkçesi ile konuşuyor olurdu.

Tarihçi

Cihan Söylemez