On kişinin kaldıramadığı kapıyı tek başına kaldıran Hz. Ali, eşi Hz. Fatma’nın tabutunu kaldırmak için yardım istedi.

SEVDA ağır bir yüktür...

Ayrılık, insanın hayatından birinin çıkması değil, onunla kurduğu hayalin sessizce yıkılmasıdır.

Boşan-ma

Birbirleri ile inatlaşan çiftler boşanmaya karar verip Kadı’nın karşısına çıkarlar, kadı çiftleri ayrı ayrı konuşturunca kuru inat yarıştırmaktan başka geçerli bir sebebin olmadığını anlar, hemen boşamaz ve bahçelerine bir zeytin fidesi dikip, o fidenin kurumasını beklemelerini söyler. Kuruyunca huzuruna gelmelerini ve kendilerini boşayacağına dair söz verir. Eşler fideyi diker ve can suyu vermeden ayrı odalarına çekilirler...

Saat gece yarısını gösterirken her ikisinin de suyla dolu kova ellerinde zeytin fidesinin önünde karşılaşırlar..

Boşanmak, yalnızca iki insanın yollarını ayırması değildir, birlikte kurulan hayallerin, alışkanlıkların ve bir hayat biçiminin yeniden şekillenmesidir.

Bazen ayrılık yenilgi değil, iki insanın birbirine daha fazla zarar vermeden kendi yoluna devam etme cesaretidir. Çünkü aynı evde yaşamak her zaman birlikte olmak anlamına gelmez. Asıl birliktelik; saygıda, anlayışta, güven ve gönüllülüktedir.

Eşler haklılık kavgasına girişmemeli, haklı olmak değil mutlu olmak önemli..

İstatistikler boşanan çiftlerin yüzde 80’inin antidepresan kullandığını gösteriyor..

Eğer ailede çocuk varsa, o çocuk bütün psikolojik rahatsızlıklara karşı korumasız kalır ve sonunda sokağın kurbanı olur..

Hayat plan yaparken başına gelenlerdir.

Ey insanlar...! Çözüme sorun değil, soruna çözüm olun.

Allah'ın değirmeni ağır döner ama ununu ince eler.

Bir gün herkes, kıymetini bilmediği kişinin yokluğuyla sınava girer..

Ahmet altı aylıkken anne babası boşanmıştı, arkadaşları babasının elini tutarak okula gelirken onlara bakarak yüreğinde sürekli bir sızı hissederdi. Üçüncü sınıfa başlayan Ahmet sabah odasındaki kumbarasını son kuruşuna kadar boşalttı, okul dönüşü kendisini babasız büyüten annesine doğum günü hediyesi alacaktı.

Son ders zili çalınca aşağı çarşıya indi, resim sergisi açılan bir dükkanın vitrininde çok güzel kabartmalı bir çiçek tablosuna gözü takıldı, içeri girip tabloyu kucaklayarak tezgahtar kızın bankosuna kumbarasından çıkardığı bozuk paraların tamamını serdi. Tezgahtar kız bu para ile bu tabloyu alamayacağını söyleyince, az ileride masa başında oturan patronu masasından kalkıp gelerek, kızım tabloyu paketle, şu ana kadar hiç kimse benim tablolarıma bütün servetini vermedi.

Çocuğun başını okşayarak, cebine harçlığını da koyup yolcu etti...

Kalender yürekler bilirim,

Cenneti bu dünyada yaşatan.

Boşanan çiftlerin çoğunluğunda şu DUYGUDUYUM oluşur,

Buralarda yoksun,

Ama bir yerlerde hala iyi ki varsın...

Mahkemelerde hakimlerin çiftlerin boşanmalarına karar verirken zabıtlara yazdığı o “şiddetli geçimsizliğin” temelinde ne yatıyor biliyor musunuz?

Tek kelime ile şiddetli

“İLETİŞİMSİZLİK”

Ben söylemeden o anlasın....

Elin açık olsun dilin kapalı, açık el rahmet çeker, açık dil bela...

Arızalı damatlar vardır, sorumluluktan uzak, bir erkek evin en sağlam direğidir ama çürüyüp ODUNlaşmadığı sürece.

Seni kime sorduysam herkes övdü.

Bir kişi yerdi, oda KÖR’dü..

Kusur bulanların yanında

Huzur bulamazsınız

Ne güzel şeydir.

Bir çift gözün içine bakarak

Sen rastlantıların

En güzelisin diyebilmek...

İnsan ile insan arasında fark vardır.

Bir demirden hem nal, hem de kılıç yapılır.

İç dünyanızda sahip olduğunuz her şey dış dünyanızda mutlaka sizi bulacaktır. Bu gün düşündüğün şeye yarın dönüşürsün, inandığımız şeye dönüşmesini sağlayan her zaman inançlarımızın gücüdür.

Tutku akılla dengelenmelidir, öfke bilinçaltını kusturur.

İnsanların çoğu ruhun karakteri ve konusu hakkında eksik veya çarpık düşüncelere sahiptir.

Gönül sevdiğini bulmuşsa kuru dal bile çiçek açar, açmayanda bol bol kendine çile saçar.

ÇİLE

Bitmese ömrünce çektiğin çile

Söyleme derdini yellere bile

Güzel tomurcuk gül idin, güller içinde

Bazen küsüp açmasan bile

Varsın bahçelerinde mehtap gezinsin

Bir ruh gülümsüyor görmesen bile

Kim bilir şimdi hangi diyarlardasın?

Bil ki aklım sende, gelmesen bile...N.Köse

Düşünce gücü

Dua içteki tanrı ile iletişimi farkındalığı ve yüksek bilinci uyandırır, aklı mükemmel hale getirmek için tek yol zihin gücü ile vücudu kalıcı olarak iyileştirmektir. İnanç her konuda olduğu gibi yuvayı ayakta tutmakta da hissedilen en yüce güçtür ve bu güç sizinle aileyi ayakta tutmak için daima işbirliğine hazırdır.

Motivasyon Mutasyon Meditasyon

Dönüşüm devreleridir.

Kapısı sürgülenmiş bir evdir mazi, çalsan da açılmaz..

Ya bir yol bul, ya da yolu aç.

Veda

Yıllarımı verdiğim emek diye bildiğim ne varsa içine kattığım hayatta her VEDA zamansızdır aslında. Ama tamda zamanıdır bazen kaçınılmaz vedalar yeni yollar açmak için bazı başlangıçlara.

Her insan kendi zihinsel alanında bir kraldır ve düşünceleri ise kendi halkıdır, iç sesinizde ki saflığınıza kulak verin.

Konuşanlar bilmiyor, bilenler konuşmuyor.

Vicdanını ve inancını yitirmiş bir EŞ ten başka nedir ki cehennem...?

Hani artık elektrik alamıyorum meselesi var ya...!

Biz gereksiz egolarımıza çok zaman ayırdığımız için İCAT’çı değil MONTAJ’cı bir milletiz, yeni akımlar icat edemeyeceğimize göre kopan ilişkilerimize ya ek yapacağız, ya da yeni montajcı arayacağız.

 

Tabi bu eklerin yanında, ilişkilerde kısa devre yapan bağları da koparacağız..

Çünkü..!

Dünyanın çokluğu eşlerin yokluğunu doldurmaz. Hiç yokken bile herkesten daha çoktur.

Bir sevdazedeyim köhne kayıkta

Gönül anaforda can kayalıkta.

Temmuz güneşisin sen aralıkta

Bir sana tutkunum, bir sana düşman...Metin Vural

İbibik ve Dünyamız

Bizlere ev sahipliği yapan Dünyamız Samanyolu diye adlandırdığımız Galaksinin kuyruğuna tutulmuş gidiyor, Samanyolu Galaksimizden şikayetimiz yok gayet konforlu ve olağanüstü bir mühendislikle yaratılmış, istediğimiz yaşam için Güneş dahil her şey mevcut, yani bizim gezegen işini iyi yapan bir mühendis ile evli, fakat...!

Yaratılmışların en üstünü olan insan, nefsine uyup çirkefleşip, çamurlaşınca bu gezegende o vasfını yitirdi, gittiğimiz yol eğrildi, acaba başka galaksilerde gerekli ortam ve gezegenimizi sevecek ona sevdalanacak bir Galaksi yok mu?

Olmaz mı?...!

Yeter ki, sevda gelmeye görsün, Hz. Nuh'a haber salın gelsin de tufan görsün...

Beşikler vermişim Nuh'a Salıncaklar, hamaklar

Havva Ana'n dünkü çocuk sayılır, Anadolu’yum ben,

Tanıyor musun?

Utanırım, Utanırım fukaralıktan, Ele, güne karşı çıplak. Üşür fidelerim...Ahmed Arif

Başka Galaksiler ararken nedense İBİBİK kuşu aklıma, geldi, biz İbobop diyoruz, Iboboba sormuşlar yuvan pis kokuyor bu yuvayı değiş, demiş bu g* t bendeyken nereye de gitsem orayı kokuturum...

Yani sorun ne galakside, ne de dünyada, sorun bizim ehlileşmemiş eğitilmemiş insanlığımızda, alt edemediğimiz gözü aç nefsimizde, açılmamış GÖNÜL GÖZÜ’müzde..

İyi eğitilmiş bir beyin gökyüzünden daha geniştir ...Emile Dickinson

Gösteriş bir hastalıktır, Dünya insanı eğitim ve öğrenme eksiğinden ötürü kişilikte edinemediği itibari başkalarını küçümseyerek savaşarak veya eşya, yani madde ile edineceğini zannediyor, bunun için de dünyasını yaşanmaz hale getiriyor...

Dünya işte, davul bazen dengi dengine çalmıyor, bu ritimden bile ders almak lazım..

Sevgi ve empati geri dönüşümü olan ve bütün dertlerin dermanıdır..

Seni sevdim diye

Bana kızdıysan

Sende beni sev

İntikamını al..

Yüzünüz kime dönük olursa olsun, yüreğiniz hep vicdanınıza dönük olsun.. İnsan sosyal bir varlıktır, Hayat paylaşınca güzel...

Sonuç: Sevda ağır bir yüktür amma, hayatı hafifletir.

Hoşuma gitmiştin hayat, hasetlik nefsime girince gidiş o gidiş..!

Bu gezegende DAVUL dengini bulamamış diye...!

ZURNALAR feryat etmekte...

Hayat işte yaşıyoruz...!

Hatalarımızla doğrularımızla, ne kullanma kılavuzu var, ne de garantisi, önemli olan çamurlaşmadan ömrü tamamlamak.

Pahalı parfümleri bir kenara bırakın insan önce güven kokmalı…

Yüzümüzün ve gözlerimizin rengi ne olursa olsun, gözyaşlarımızın rengi aynıdır.

Gittin; Geçmişin hatıraları kalbin hazinesidir. Umarım hazineyi bulur, bu hayatta daha iyi yerlere gelirsin... Meselâ yanıma...

Necati KÖSE