Yeraltındaki kaya tuzu kaynağına tatlı suyun geçmesi sonucu iyon haline gelen tuzlu su belli yerlerden biriktirme havuzlarına burada dinlendirildikten sonra da küçük kristalize havuzlara aktarılıyor. Bu havuzlarda biriken tuz, 5-6 günde bir çekiliyor.

Yılda yaklaşık bin ton üretimin gerçekleştirildiği tuzlalardaki tuzlar üretildiği şekilde sofralık ile kiloluk olarak yurtiçi ve yurtdışına pazarlanıyor.

Doğal kaynak tuzu üretimi yapılan 3 tuzladan biri Pülümür İlçe merkezine 2 kilometre mesafede bulunan Hıver tuzlası.

Tuzlanın işletmeciliğini yapan Mehmet Zeki Tosun, “Türkiye’de bulunan tuzlalar 2004 yılına kadar TEKEL tarafından işletilmekteydi. Osmanlı döneminde de Cumhuriyet döneminde de işletilmişler. Bin yıllık bir tarihi olan kaynak tuzlaları bunlar” dedi.

Türkiye’de tuzun dört türlü üretim şekli olduğunu söyleyen Tosun, “Kaya tuzu, kaynak tuzu, göl ve deniz tuzu. Buradaki kaynak tuzudur. Bu dağların altında bulunan kaya tuzlarından geçen tatlı su tuzları eriterek bünyesine katıyor ve tuzlu su olarak dışarı atıyor. Yaz mevsiminde büyük dinlenme havuzlarına aktarıyoruz. Burada buharlaştıktan sonra küçük göletlere veriyoruz. Üretildiği şekilde tüketilen tamamen doğal bir tuz. Tahlilleri de yapılıyor. İçinde herhangi bir katkı maddesi yok. Dolayısıyla en doğal ve sağlıklı tuzlar bunlardır” diye konuştu.

Kaynak tuzlarının eskiden toplum tarafından yeterince bilinmediğini vurgulayan Tosun, “Bu tuzlalar özellikle TEKEL zamanında köylere tahsisliydi. Her köyün bir kontenjanı vardı. Muhtar gelir talep eder, sıraya girer ve tuzu götürüp köyde dağıtırdı. O dönemler elektrik yaygın olmadığı için tuz önemliydi, tüm ürünler tuzla korunuyordu. Buzdolabı yoktu. Bölgede hayvancılık gelişmişti onlara veriliyordu. Ancak sadece bölgesel olarak tanınıyordu. Özelleştikten sonra yavaş yavaş toplum tarafından tuzlalar tanınmaya başladı” şeklinde konuştu.

Ürettikleri tuzla Frankfurt’ta fuara da katıldıklarını belirten Tosun, tuzun yörenin yanı sıra büyükşehirlere de gönderildiğini söyledi.

Tesislerin yenilenmesi için çalışma başlattıklarını dile getiren Mehmet Zeki Tosun, “Eski tesisler vardı yeni bir tesis yaptık. Krom, nikelden yaptığımız değirmen var. Orada tuzlarımızı öğütüyoruz. Bunun özelliği paslanmaması ve tuzun yapısına zarar vermemesi. Taş değirmen düşünmüştük ancak taşın sürtünmeden ötürü tuza karışabileceğinden dolayı bundan vazgeçtik. Yakında kurutma tesislerini de kuracağız. Tesisleşme anlamında çalışmalarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı.