Konuya ilişkin açıklama yapan Söylemez, “Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığı Re’sen Harekete Geçmeli, Kutsal Düzgün Dağı’ndaki inançsal sembolleri tahrip edenleri tespit etmeli ve haklarında kamu davası açmalıdır. Bu elzem soruşturma süreci yanında Alevi Toplumu, Ziyaretgahlar ve Havzalarının Hukuki Korunması içinde bir çalışma başlatmalıdır. Dersim’de Ziyaretler’in Hukuki Statüsü bugüne değin esaslı şekilde Alevi Kurumları tarafından tartışılmış değildir” dedi.
Sürecin takipçisi olacaklarını belirten Avukat Söylemez, “ Geçen sene Munzur Baba’da bugün Düzgün Baba Ziyaretgahında kamuoyunda infial yaratan fiiller, bize şu soruları sorduruyor;
1) Ziyaretgahlar hukuken ibadethane statüsünde neden değiller? Neden salt “Cemevleri” üzerinden bu tartışma yürütülüyor?
2) Ziyaretgah ve doğal havzalarının korunması için Ziyaretgahlar hakkında özel hukuki düzenlemeler şart değil midir?
3) Basın Açıklamaları belki günü kurtarabilir ancak Ziyaretgahlar ve Doğal Havzalarının Hukuken korunması için özel bir hukuki düzenleme geleceği kurtarabilir.
“Kemere Bımbareke” olarak da bilinen Kutsal Düzgün Dağındaki inançsal sembollere ilişkin saldırıyı yapanlar hakkında Nazımiye Cumhuriyet Başsavcılığı derhal soruşturma başlatmalı, failleri yargı önüne çıkarmalıdır” ifadelerini kullandı.



