Ne bitmez bir ihtiyaçmış? Biri bitmeden biri başlıyor.
Bildiğimiz hiç bir gezegende hayat yokken Dünya'da neden oluştu? Nedir bu çile?
Biran önce Cennete gitsek te bu ihtiyaçlardan ve eziyetten kurtulsak.
Evladın anne babaya hizmet etmediği bu Dünyada, Cennette bu kadar ihtiyaç sahibi insana kim hizmet edecek? Gerçekten var mı?
Cennete sadece Müslümanlar gidecekse, gelmiş geçmiş Dünya nüfusunun yüzde 90 ı nereye gidecek.?
TÜİK’e göre ülkemizde okumak ihtiyaçlar listesinde 235. Sırada bu derece ile mi Cennete gideceğiz? İlk Ayetin Oku olmasına rağmen.
Eller Semaya kalktığında parmaklar yalan söylüyordu...
Rüyalar gönlümüzün eksikliğini çektiği buluşmaların adresiydi.
Rüyaları gerçekleştirmek için önce uyanmak gerek.
Yağmur her yere yağar ama, şimşek bir noktaya düşer.
Bazen rutin düşünceden çıkıp kendimizi derinden sorgulayıp aykırı sorular sormak gerek, artı + ve eksi - uçlar ile UYUŞUK beynimizde şimşekler çaktırıp, Evrensel düşünce marş dinamosunu devreye sokmak için. İnsan ne öğrenirse düşüncelerin, fikirlerin çatışmasından öğrenir, çünkü zıtlık oluşmaz ise beyin kontak oluşturmaz.
Cehenneme gidecekler konumuz dışı, Cehennem bir ihtiyaç değil cezadır. Kör değil nefsini terbiye edip, ihtiyaçlarını ehlileştirip gitmeselerdi, merhamet etmeyene merhamet edilmez.
Kur’an-ı Kerim'de cennet müminler için hazırlanan ebedi bir huzur, mükâfat ve mutluluk yurdu olarak tanımlanır. İnsanın hayal sınırlarını aşan maddi ve manevi güzelliklerle dolu bu mekanı hak etmek çok ta zor olmasa gerek.
Cenaze defnedildikten sonra hoca telkin vermeye başlayınca köyün delisi mezara eğilerek. Haramın, davalın ve yalanın yoksa korkma diye mevtaya seslendi.
Allah'ı gökyüzünde arayanlar da vardır, kendi zihninde bulanlar da.
Ego der ki her şey istediğim gibi dört dörtlük olsun, Ruh der ki ego nu evcilleştir, huzurlu ol her şey istediğin gibi olur, nereye gittiğini bilene bütün Dünya yol verir...
Ervah-ı Ezelden Levh-i Kalemden ifadesi, Ruhların ilk yaratıldığı zaman rablerine söz verdikleri, bu sözlere göre kaderleri çizileceği ve muhafaza altına alınacağı anı nitelemek için kullanılır. Bu sözlerden biri de bedenen ve ruhen temizliktir, onun için temizlik imandan gelir denir, her türlü kirlilik eğrilik züğürtlük getirir, hayrı bereketi götürür , ne kadar temiz isen o kadar insan ve bereketlisin..
İbadet nedir?
incitmemektir.
Yaradılış amacına, toplumsal ahlak kurallarına, İlahi düzene uygun her hareket, eylem, söz ve aktivite ibadettir.
Din yoksulların itiraz etme yerine, dua etmeleri için gönderilmedi.
Küçük insan kendisine
Orta insan topluma
Büyük insan insanlığa katkı yapar.
İhtiyaçlar Hiyerarşisi:
Satın aldıkların istek mi? ihtiyaç mı?
Ülkemizde 2026 yılı merkezi yönetim bütçesinde toplam 2 trilyon 713 milyar TL bütçe açığı öngörülmektedir.
Kim kapatacak bu katlanarak artan açıkları?
Bu neyi gösterir? Üretmeden tüketmeyi, kontrolsüz alışveriş çılgınlığını, ihtiyaçların ehlileştirilmemesini, israfı ve yorganımıza göre ayaklarımızı uzatmadığımızı gösterir.
Ya ayağını yorganına göre uzatacaksın, ya da ayağına göre yorgan yapacaksın.
İhtiyaçların hiyerarşisi Amerikalı bir psikolog olan Abraham Maslow'un 1943 te yayınladığı bir çalışmada ortaya atmış olduğu ve sonrasında geliştirilen insan psikolojisi teorisidir.
Bu teoriye göre insanın sahip olduğu ihtiyaçlar temel olarak 5 grupta toplanır;
1- Fizyolojik İhtiyaçlar: Açlık, susuzluk ve buna benzer temel yaşamsal ihtiyaçlar
2- Güvenlik İhtiyacı: Dış faktörlerden kaynaklı tehlikelerden korunma
3- Sosyal İhtiyaçlar: Aidiyet, sevgi, kabul görme, sosyal yaşam vb.
4- Değer Verilme, Saygınlık İhtiyacı: Statü, başarı, itibar, tanınma
5- Kendini Gerçekleştirme: Gelişim, bir işi başarıyla tamamlama, yaratıcılık
Kendini Gerçekleştirme basamağı, kendine ait özelliklerini geliştirme ve kanıtlama ihtiyacının olduğu basamaktır.
Fakat kendini gerçekleştirme ihtiyacının karşılanabilmesi için alt basamaklardaki ihtiyaçların tatmin edici oranda karşılanmış olması gerekmektedir.
Aksi takdirde bireyin kendini gerçekleştirmesi çok mümkün gözükmüyor.
Maslow'dan ölümsüz bir öğüt;
Bir insan, olabileceğinin en üstü olmalıdır.
Üstün İnsan; insanın kendi sınırlarını aşarak yeni değerler üretebilmiş halidir. Nietzsche bu düşünceyi özellikle Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı eserinde anlatır.
Nietzsche’nin üstün insan anlayışı bir ırk üstünlüğü değildir. Daha çok zihinsel, ruhsal ve karakter bakımından gelişmiş insanı ifade eder.
İnsan, sadece hayatta kalmak için değil, kendini gerçekleştirmek ve aşmak için yaşamalıdır der.
İnsan okuduğu kitaplar aracılığı kendisini tanıyıp iç görü kazanabilmesine, problemler ile baş etmesine yardımcı olabilmektir.
Okumak ihtiyaçlar hiyerarşisinde stratejik önem arz eder, planlamanın baş pınarıdır kitaplar.
Okumayan toplumlarda feodal bir yapı oluşur, feodal yapılar kapalı toplumlardır, insanlığa yakışmayan bütün olumsuz olaylar ve suiistimallere açıktır.
Peki, gelişmeyen ülkelerde
OKUMAK, ihtiyaçlar hiyerarşisinde kaçıncı sırada?
TÜİK verilerine göre Türkiye’de kitap okumak, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor.
Çok kötü bir derece,
Yani bizim böyle bir ihtiyaca ihtiyacımız yok diyecek kadar.
Bu kadar alt sıralara düşen bir ülke de, ne medeni kültür olur, ne gerçek maneviyat oluşur, ne de huzur olur.
Okuma ayetine yabancı kalan bir ülkeden İslâm olmaz, olsa olsa
İslamofobi üretenlerin yandaşı olur.
Taha suresi 124 Ayet- Benim Kitap'ımdan yüz çeviren bilsin ki onun dar bir geçimi olur ve kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz...
Gelişmeyen toplumlar daha kolay yönetmek için okumaya ve sorgulamaya teşvik edilmeyen toplumlardır, onun için Dünya sıralamasında dürüstlük sicilimiz çok bozuk.
Okuma aslında hücrelerin yaşaması fiziksel olarak hayatta kalmak için zorunlu olan yeme içme ve barınmadan sonra gerekli bir ihtiyaçtır..
Barınma İhtiyacı
Barınma en temel ihtiyaçlardan biridir. Devletimiz sürekli evi olmayan vatandaşlara Toki aracılığıyla ev yapıyor, ama gel gör ki gözü doymazlar, kendini Müslüman zannedenler evi olduğu halde anasının, dedesinin, ninesinin, güvendiği birinin adına TOKİ’ye girip haksız yere hak sahibi oluyor, evi olmayan vatandaş ise yüksek kiralar altında geçim sıkıntısı çekiyor, işte bu insanların barınma ihtiyacına engel olmak, kul hakkına girmektir, kul hakkına girmekte günaha girmektir, bu kılık değiştiren aykırı kişileri ayıklamakla mükellef kişilerde bu hak gasbından sorumludur.
Sen kazanırken birileri kaybediyorsa, kendi egemenliğin hakim, hikmet, hüküm kurallarını ihlal ederek, hem insanlardan hem yaradandan, hem de İLAHİ sistemden yani, CENNETTEN uzaklaşıyorsun.
Her şeyin ihtiyaçtan fazlası zehirdir.
İslam dinine mensupsak mademki kutsal bilmişiz ne dediğini de okuyup anlayıp uygulayacağız. Çıkar devreye girince din ikinci plana atılmaz.
Zuhruf Suresi 44. Ayet, Kur'an-ı Kerim'in indiriliş amacını, insanlar için taşıdığı değeri ve en nihayetinde bu kitaptan sorumlu tutulacağımızı vurgulayan bir ayettir.
Kutsal kitap ne söylüyor?
Hırsızlık, hile, desise büyük günahlardandır, Maide Suresi 38. Ayet hırsızlık yapanların ellerini kesin diyor.
Kur'an-ı Kerim'de kul hakkına girmek, bâtıl yollarla malları yemek (Nisâ 29), emanete hıyanet (Bakara 283), adaletsizlik (Nisâ 135) ve iftira/gıybet (Hucurât 12) Tevbe 34 din adamlarının tamahkarlığı, gibi başlıklarla yasaklanmıştır. Temel prensip, insanların can, mal ve ırz (namus) dokunulmazlığıdır. Hakkı yenen kişi affetmedikçe bu günahın bağışlanmayacağı vurgulanır.
Harislik nedir?
Harislik, açgözlülük, hırs veya tamahkârlık anlamına gelir.
Ahmak odur ki 70 yıllık ömür için, 700 yıllık mal biriktirir.
Hırsızlık yabaniliğin bir koludur,
İhtiyaçlarını ehlileştiremeyenler hırsızlık yapar. Bunların yabaniliğe karşı içinde önüne geçilmez bir tutku vardır.
Gerçek Ateist kimdir? Kul hakkına saygı göstermeyip, Onun bunun malına girenlerdir.
Yani gerçek ateist yaradını yok farz ederek hareket eden, insanları zarara ve eziyete uğratan kişilerdir.
Eğrilik kimseye iyi günler getirmez, ne günler aydın olur, ne de geceler iyi. Eğer haramın getirdiği tahribatı hesaplayabilseydik yanından bile geçmezdik.
İnsan Niyet ile Nasip arasında bir çizgide yaşar, Niyetini bozan Nasibini de kaybeder. En büyük rızık uyuşukluktan kurtulmak ve çalışmaktır..
Marifet kapalı kapılara kilit uydurabilmekte değil, hakikat kapılarına yönelebilmekte.
İlahi Evrende hangi frekanstaysak o frekansla muamele görürüz, bu frekanslarımızı NEFİS belirler. Nefisli olan yol Sırat-ı Müstakimdir, Sırat-ı Müstakim de Omurganın kendisidir. OMURGALI ol deyimi burdan gelir...
NEFS omurganın tam orta bölümüne denk gelen bölgede bulunur ve ahtapot gibi bedenin her tarafını sarar, yeniden diriliş beyinden değil, kuyruk sokumu kemiğinden olacak.
Takvasız bir insanda mantığa bürünmüş beyin-i devreden çıkarır, ve nefis bu bölgeden yönetilir, bu benlik yaşarken de , diğer dünya hayatında da hiçbir fayda sağlamaz, benliğine köle olmaktan başka. Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız, biz nerden yönetiliyoruz..? Beyinden mi, Omurgadan mı?
Bir ülkede çürüme nasıl başlar.?
Kurgusuz bir devlet
Sorgusuz bir millet
Kaygısız bir muhalefet
Taraflı bir Adalet
Dirayetsiz bir Diyanet
Bizi hayatta tutmaya çalışan içgüdü nedir? Haz etkisi mi? Güç etkisi mi? yoksa Takvamız mı?
(Takva: Allah’a karşı derin bir saygı ve sorumluluk bilinciyle yaşamak)
Sürekli okumaktan bahsediyoruz, peki niçin okumalıyız? Okumak neye yarar.?
Okumak hayal gücümüzü, beceriyi geliştirir, empati kurma yeteneğimiz gelişir, hayal gücümüzü besler, genel kültürümüzü artırır, hayata bakışınızı değiştirir, öz güvenimizi ve vizyonumuzu geliştirir, hurafeden ve şirkten uzaklaştırır, hızlı düşünmemizi sağlar, ülkenin saygınlığı artar, en önemlisi de kimse kimseyi aldatmaz ve kandıramaz, çünkü yanlışa yaltaklık etmeme hesap, sorma, muhalif olma içgüdüsünü geliştirir.
Okumak aynı zamanda;
Evrensel bir düşünce ve manevi duyguyu olgunlaştırıp doğurur, yaradana ulaştırır.
At gözlüğünü çıkarır, daha geniş açı ve sorgulama sağlar, okumayan toplumlar emperyalist ülkelere meze olur, iç sömürüye maruz kalır, yemeği onlar yer, hesabı sorgulama yeteneği gelişmemiş halk öder...
Onun için okumak ayetlerin başı, insanlaşmanın yolu ve bütün inançlarda dinin direğidir, ritüel (tekrar) yerinde saymaktır, okumak gitmek...
En tehlikeli insan tipi, az anlayan çok inanandır sözü, genellikle ünlü Rus yazar Anton Çehov'a atfedilen ve cehaletin, fanatizmin yarattığı tehlikeyi vurgulayan derin bir ifadedir. Bu söz, sorgulamayan, dogmatik ve körü körüne bağlılığın toplumsal zararlarına işaret eder, bu tipler genelde trollüğe adaydır.
Trol nedir?
Trol aslında okumayan, araştırmayan, sorgulamayan kullanışlı maneviyatsız insan demektir..
Trol, gönüllü köledir, kraldan fazla kralcıdır,
Troller ihtiyaçlar listesinde değil, zararlılar sınıfında yer alır.
Bilgi olmadan fikir olmaz.
Utanma duygusu insan olarak kalmanızı sağlayan bir duygudur, utanma duygusu zedelenen bir kişi gittikçe şeytanlaşır.
Doğru duvar yıkılmaz.
Sen Allah'ın karşısında Takva ile DİZ çökmeyi öğren , o sana herkesin karşısında DİK durmayı öğretecektir..
Bir donanım olan beyin, insanı insan, Adem'i ya adam yapan veya yapmayan bir organdır.
Beyin, Ruhumuzun, kimliğimizin, şahsiyetimizin, onurumuzun, haysiyetimizin ve biz olmamızın ana kaynağıdır, bu organı onurumuzu kirletmeden şimşek çaktırarak yani sorgulayarak çalıştırmalıyız.
Beyin paraşüt gibidir, sadece açık olduğunda çalışır..James Dewar
Gelelim Cennetliklere
Evladın ana babaya hizmet etmediği bu Dünya da, Cennette bu kadar insana kim hizmet edecek? diye bir soru sorduk kendimize.
Nefes almak için gayret gösterir misiniz? Hayır, onu otomatik pilot halleder, peki Güneş almak için, yağmur yağdırmak için çaba gösterir misiniz? Tükenmez beslenme zinciri ve su kaynakları nasıl oluştu?
Bu hizmetleri kim görüyor? İşte bu mucizevi hayat unsurları İLAHİ bir sistemin sonucudur. Cennette bütün ihtiyaçlara cevap verecek İlahi sistemin ipuçları aslında Dünya'da vardır.
Tabiat, Allah’ı hem gösterir, hem gizler...Blaise Pascal
İnce konular bilgiye, birikime ve analize dayanır.
Sorgulamak farzdır, her insan hayatı ve Ahireti sorgulamakla mükelleftir.
İnsanlar vardır;
Berrak, pırıl pırıl bir deniz.
İçi dışı birdir çekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranışı candan...Can YÜCEL
Cennetin Anahtarı
Yaratımın dili Anatomi, biyoloji, kimya ,fizik ve matematiktir , insan ancak bunları keşfettikçe Yaradana yaklaşır ve daha iyi bir insan olabilir, kendi türünün gelişmesini sağlar, topluma daha faydalı olur, işte insanların en hayırlısı insanlara en çok faydası olandır sözünü söyleyen yüce peygamberimizi bakara 148 ayet teyit etmekte..
Bakara 148 -Ey müminler sizler hayır işlerinde yarışın.
Bütün hayır işleri ve insanların hayatını kolaylaştırma bilimden yani bilmekten gelir, bilmeden BİR lik olunmaz.
Uyum içinde oluş huzur ve coşkuyu beraberinde getirir, böylece yaşam tat alınan bir lezzete dönüşür ve, muhteşem bir AHENK oluşur..
Prangalar kalbindedir,
Benliktir prangayı vuran
Kurtul ki çıkasın aydınlığa, HAK sende AŞİKAR ola....Hülya Kavuzlu
Bize ibadetlerimizden önce peygamber Ahlak-ı lazım , çünkü Peygamberimizin Söz ve eylemleri KUR'AN ahlakıdır..
Başkasına yapılan haksızlığı sessizce izleyen İSTİKBALİNİ izler.
Doğa'ya bakıp ta yaradanı göremeyen gözler bakar kördür.
Kirpiler eşlerine dikenleri kadar yaklaşırmış, insanda Cennete bildiği kadar.
Örümcek ağına düşen sineği yemek için hızla sineğe yaklaştığında birde ne görsün, sinek kanatlarını havaya kaldırmış kendisini kurtarmak için Tanrıya yalvarıyor, Örümcek sineğe, pardon günlerdir açım Tanrıya sürekli bana rızık göndermesi için yalvardım, acaba aynı Tanrıya mı yalvarıyoruz?
Evet, bütün canlılar olarak hepimiz aynı Tanrıya yalvarıyoruz.
Din Evrensel dinler bölgeseldir, ama Yaratıcı tektir.
Dünya insanları rengarenktir
Gökkuşağı tek renk olsaydı kim bakardı yüzüne..
Yaradılanı sevmek Yaradanı sevmektir, ammaaa..! zalime merhamet mazluma ihanettir..
Yürek acılarına şifa kulaktan verilir.
Yükmüşsün ya da yokmuşsun gibi davranılan hayatlardan sessizce çık...
Kusurlu kullar sana da denk gelir elbet, sen yine de sana yakışan türküleri mırılda...
Kalenin dibinde bir taş olaydım, gelene gidene yoldaş olaydım...
Sonuç :
Cennetin yolu, çekiç in demiri düzelttiği gibi, okudukça düzelen, öğrendiğini sorgulayan ve daha sonra uygulayan, sonuçta okuduğu kitaplar koltuğuna sığmayan İnsan-ı Kamillerin yoludur Cennet.
İnsan kendini hiç ölmeyecekmiş gibi bu Dünya'ya, yarın ölecekmiş gibi öteki Aleme hazırlamalı. Çünkü bir gün herkes gidecek.
Seni yine sen toplayacaksın.
Önce düşün sonra taşın....
Necati KÖSE



