DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, üniversitelerde ders saati ücreti ile dışarıdan görevlendirilen kişilerle ilgili TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin tarafından yazılı yanıtlaması istemiyle verilen önergede şunlar kaydedildi: “2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31'inci maddesi kapsamında gerçekleştirilen ders saati ücretli öğretim görevlisi görevlendirmeleri, üniversitelerde şeffaflık, liyakat ve kamu kaynaklarının etkin kullanımı bakımından sorunlu uygulama haline gelmiştir.

Bu uygulama rektörlere atama ve yükseltme de keyfi davranma alanı yaratmaktadır. İçeriden doçentliği, profesörlüğü gelmiş nitelikli insan kaynağı araştırma görevlisi ya da öğretim görevlisi olarak çalışanlar yıllarca beklerken, rektörler dışarıdan vasfı belirsiz yandaş kişileri kişiye yönelik ilanlarla öğretim üyesi olarak atama yapıyorlar.

Örneğin: Ankara Üniversitesi DTCF Sinoloji’de polis memuru olarak çalışırken Sinoloji diploması alan ve eş durumundan öğretim görevlisi olarak atandığına yönelik iddialar mevcuttur.

Yılardır uygulanan bu yöntem, özellikle alanında uzman kişilerin bilgi ve tecrübelerinden yararlanılması bakımından önemli bir imkân olarak görülebilir. Ancak bu yetkinin kullanımında yeterli şeffaflığın sağlanmaması, sakıncalı uygulamaların ortaya çıkmasına zemin hazırlamaktadır.

Nasıl yapılıyor; resmen hülle yoluyla kendine yakın kişilere imkân sunulup akademik kadroya alınıyor. Üniversitelerde söz konusu dersleri verebilecek kadrolu öğretim görevlisi varken dışarıdan kişiler getirilerek sigorta girişi, ek ders ücreti gibi ödemeler ile kamu zararı oluşturuluyor.

Diğer taraftan, üzerinde durulması gereken önemli hususlardan biri de ders saati ücreti ile yapılan görevlendirmelerin ileride yapılacak akademik personel alımlarına zemin hazırlama amacı taşımasıdır.

Bir kişinin önce ders saati ücreti olarak görevlendirilmesi, belirli bir süre ders vermesinin sağlanması ve ardından açılan kadro ilanında bu deneyimle örtüşen şartlara yer verilmesi, diğer adaylar açısından fırsat eşitliğini ortadan kaldırıyor.

Yükseköğretim Kurulunun, üniversitelerde ders saati ücreti ile yapılan bu görevlendirmelerin şeffaf ve nesnel ölçütlerle yapılabilmesi için ortak ilkeler belirlenmeli, bu kapsamda görevlendirmelerde akademik ihtiyaç gerekçesinin belgelendirilmesi, görevlendirilen kişinin uzmanlığının ortaya konulması şartları sağlanmalıdır.”

BAKAN TEKİN’E SORULAR!

1- Üniversitelerde ders saati ücreti ile dışarıdan görevlendirilen kişiler hangi ölçütlere göre belirlenmektedir.

2- Kadrolu öğretim görevlisi ya da üyesi alımlarında ilan, başvuru, değerlendirme ve sınav gibi aşamalar bulunurken, sırf bir yükseköğretim kurumunda ders verdiği ya da verdirildiği için bunun ilan şartına diğer adayları eleyici bir şart olarak konulması halinde rekabet süreci nasıl işletilmektedir.

3- İlgili ders ya da dersleri verebilecek kadrolu öğretim elemanı yok mudur ki dışardan akademik ve mesleki uzmanlığı belli olmayan kişiler ders saati ücreti ile öğretim görevlisi olarak alınmakta ya da kendilerine kamu zararı oluştururcasına bir de "ek ders ücreti" ödenip, sigortaları yapılmaktadır?

4- Üniversitelerin mevcut öğretim elemanı kapasiteleriyle karşılanabilecek dersler için ayrıca ders saati ücretli görevlendirme yapılması, kamu kaynaklarının etkili ve ekonomik kullanımı açısından rantabl mıdır?

5- Bir bölümde ilgili dersi verebilecek yeterli sayıda öğretim elemanı bulunmasına rağmen üniversite dışından ayrıca ücretli görevlendirme yapılması hangi akademik gerekçeye dayanmaktadır?

6- Ders saati ücreti ile görevlendirilenlere yapılan ödemelerin mevcut akademik personele yapılmamasının bir yılda kamuya getirdiği toplam mali yük analizi yapılmış mıdır?