Bilmek sınırlı bir marifet, düşünmek ise sınırsız bir meziyettir.
Akılsız başta ruh beste yapmaz.
Ünlü din bilgini Leonardo Boff Tibet ruhani lideri olan Dalai Lama ile bir sohbetinde sorar; Kutsal efendim Dünya'da en mükemmel din hangi din?
Lama, hafif tebessüm ile soruya soru ile karşılık verir, Dünyada hangi ülkede yaşamak istiyorsun? İşte en mükemmel din orada yaşanmaktadır. Din insanlığa hizmet için vardır, korkutmak için değil, Üstün din yoktur üstün insan vardır. Din Evrensel Dinler bölgeseldir, bir şeyin Evrensel olabilmesi için tüm insanlığın kabulü gerekir, mesela su içmek yemek yemek Evrensel bir davranıştır, ama kımız içmek bölgeseldir.
Daha sonra devam eder, bak güzel kardeşim, hangi dinden ve ne kadar dindar olduğun beni hiç ilgilendirmez, beni ilgilendiren ülkene, ailene, işine, çevrene hatta dünyaya karşı duruşundur. Unutma, Evren senin davranış ve düşüncelerinin yansımasıdır.
Aksiyon Reaksiyon kuralı sadece Fizikte yoktur, insan ilişkileri de bundan etkilenir. Başkaları için ne dilersen kendin için onu yaratırsın. Yani kısacası kendi hayatını kendin çizersin, en iyi ibadet şekli iyi insan olmaktır.
Tanrı ile fiziki iletişime geçen hiçbir beşer yoktur, Tanrı insanların iç mahkeme vicdan Amiri olup, Ruhani bir varlıktır.
Dünyada bütün Dinler geçmişteki beyinlerin ürünüdür, eski dinlerin yeni dinlere tahammülü yoktur, onun için kavgalar eksik olmaz, çünkü DİN, DİN’e karşıdır.
Oysa Beyinin besini bilgidir, Evrensel bilgi olmadan hiçbir toplumda gerçek inanç yeşermez.
Sahte dergahlar, emmeci takımın salaklar ile buluşması sonucu oluşur. Dinde en büyük kitle imha silahı Cehalettir.
Dünyanın anlamını anlamadan dünyada yaşamak, büyük bir kütüphanede dolaşıp kitaplara dokunmamak gibidir.. Dan Brown
-Felsefe Yapıyorum-
İnsanoğlu varoluşundan bu yana sürekli kendini manevi bir güce teslim etme isteği doğmuştur.
Sizce yaradılış, bir mucize mi yoksa bir süreç mi?
Bu soruya cevap, kişisel bir yolculuktur.
Ama bilinçli ve sorgulamaya meyilli insanlar kendine sürekli şu soruyu sormuştur.
EVREN nasıl başladı? Hayat nasıl ortaya çıktı, biz neden varız..?
Bu soru, dini metinlerden bilimsel teorilere, felsefi tartışmalardan mitolojik anlatılara kadar geniş bir yelpazede ve günümüzde halen tartışılmaktadır.
Einstein üniversitede konferans verdiğinde en fazla karşılaştığı soru şuydu.
Tanrıya inanıyor musunuz?
Einstein de hep aynı cevabı veriyordu, evet ama; Spinoza’nın Tanrısına inanıyorum.
Baruch Spinoza 17 yy. Rasyonalist felsefecilerinden biridir.
Einstein'i etkileyen aslında Spinoza’nın ETHİCA kitabıdır.
Bakalım Spinoza’nın Tanrısı ne diyormuş...
Boşuna göğsüne vurmayı bırak, eğlenmeni şarkı söylemeni ve senin için var ettiğim her şeyin dünyada tadını çıkar, bırak artık benim adıma kendin inşa ettiğin tapınaklara gitmeyi, oralar benim evim değil, sen kim oluyorsun da haddini aşarak bana ev ve tapınaklar yapıyorsun? Oralar zaman yitirme yerleridir seni geliştirmez, üstelik monotonlaştırır, yaradılış amacından uzaklaştırır, Okuduğun hata dolu kitaplar da bana ait değil.
Benim evim henüz binde birini bile çözemediğiniz KÂİNAT’tır. Dağlar, ormanlar, denizler ve senin KALBİN’dir. Sefil hayatın için beni suçlamayı bırak, ben hiçbir zaman senin kötülüğün istemem, benden korkmana gerek yok, diğer Alemde sana soracağım tek soru var, o da bulunduğun gezegeni beğendin mi? ve eğlendin mi? Kimseye zarar vermeden etrafına mutluluk saçan. Yaradılış amacına uygun her hareketin ibadettir zaten.
Bana güven, ama önce kendine güven, sende her yetenek mevcut, çünkü sen benim bir parçamsın.
Michelangelo bir eli ile resim yaparken diğer eli ile yazı yazıyordu, yaptığı mermer heykeller o kadar canlı duruyordu ki, bitirdikten sonra bıçağını yere vurarak, ne duruyorsun konuşsana...! Diye sitem ediyordu.
Sen hangi sanatı icra peşindesin? Sendeki yetenek nedir?
Hayatta bütün sorular hem dinin hem de bilimin ortak arayış alanıdır. Yaradılış konusu, inancın anlam dünyasıyla bilimin gözlem dünyasını birleştiren bir köprü gibidir.
Yaradılış, insan aklının en eski ve en derin sorusudur, nereden geldik, nereye gideceğiz..? Bu soru, hem bilimin hem de inancın merkezinde yer alır. Evrenin başlangıcını anlamaya çalışan her düşünce sistemi aslında bu soruya kendi dilinde cevap arar.
Dünyadayız ve saçmalıklardan uzak gerçekleri öğrenmek zorundayız, bunun başka tedavisi yok, burası egolu hüsnü kuruntumuz ile çalım satacak yer değil, burası sorumsuzca yan gelip yatma, beyin yerine başka organları büyütme ve hariçten GAZEL okuma GEZEGENİ hiç değil.
Put dediğimiz şey sadece taştan yapılmış heykeller değildir, insan bazen fark etmeden kendi putlarını da yapabiliyor. Bazen canlanmış insan kılığında bir totemin peşi, bazen para, bazen makam, bazen de insanların onayı, fark etmeden kalbin putuna dönüşebiliyorlar. Günümüzde din adamı çok, ama dininin adamı az.
Bu konuda insanları uyaran ayet Furkan suresidir.
Mossad, CIA, M16 istihbarat örgütleri Ortadoğu’da envai türlü terör örgütü kurarken hammadde konusunda neden sıkıntı çekmiyor?
İslâmofobi oluşurken İslâm ülkelerinin hiç mi suçu yok?
Eğitim eksikliğimiz var, faydasız eğitim beyin israfıdır.
Eğiticinin yapması gereken en önemli kural çocuğa aklını kullanmasını, soru sormasını, düşünebilmesini ve sorgulamasını öğretmektir. Bunu yapmayan eğitim, eğitim değildir, bunları öğretemeyen de eğitici değildir, çocuklar laboratuvarlarda yetişir dergahlarda değil, bırakın martaval okumayı da biz niye diğer ülkelere muhtacız ve neden beyin göçü yani düşmana silah veriyoruz onu düşünün..
Bir elde kadeh, bir elde Kuran
Bir helâldir işimiz, bir haram
Şu yarım yamalak dünyada
Ne tam kâfiriz, ne tam Müslüman...Ömer Hayyâm
Bizde meşhur üç olumsuz deyim vardır.
Felsefe yapma, fazla merak etme ve düşün düşün b**tur işin.
Bu düşünceye sahip olup ta bu deyimleri tekrar edenler katıksız gelişme özürlüdür, çünkü merak olmazsa öğrenme olmaz, bütün kutsal kitaplar sorgulamayı ve düşünmeyi FARZ kılar.
Sorgulamak nedir? Kendine gelen her türlü veri ve malzemeyi aklın eleştiri merkezine sormaktır.
Sağduyu aklın kapıcısıdır, görevi Kuşkulu fikirlerin içeri girmesine, ve dışarı çıkmasına engel olmaktır..
Felsefe yapmak, yalnızca filozofların kitaplarını okumak ya da ağır kavramlarla konuşmak değildir. Felsefe, insanın gördüğü, duyduğu ve inandığı şeylerin arkasındaki anlamı sorgulamasıdır.
Asıl mesele, inanmak ile sorgulamak arasında bir düşmanlık kurmamaktır.
Belki de en büyük gerçek şudur. Hakikati sahiplenmekten önce hakikatin peşinde olmak gerekir.
Çünkü hakikat, korkuyla susturulan sorularda değil, cesaretle sorulan soruların ardında aranır.
Kur'an-ı Kerim'in insanlığa özeti insanın Allah ile ilişkisini tevhid (birlik) inancıyla kurması, dünya hayatını adalet, dürüstlük ve ahlak üzere yaşaması, ahiret bilinciyle sorumluluk taşıması ve karanlıklardan aydınlığa çıkması için gönderilen ilahi bir hidayet rehberidir.
Şüpheyle başlamayı kabul ederseniz, kesinlikle bitirirsiniz..Franciz Bacon
Sıradan şeylerin bilgisine bile sahip olmayan kişi insanlar arasında bir vahşidir, yalnızca insanla ilgili meselelerde doğru bilgiye sahip olan kişi vahşiler arasında bir insandır, demek ki insanın doğal dünyadaki statüsü düşünmesinin ve çabasının kalitesiyle belirlenir, aklı hayvani içgüdülerinin esiri olmuş kişi felsefi olarak vahşiden üstün değildir.
Akli melekelerini insanı meselelere yoran kişi insan olmayı hak kazanmış bir MELEKtir.
İlahi gerçeklikleri tefekkür eden kişi ise halihazırda yaratıcının has kuludur, çünkü aklın ona taşıdığı aydınlıktan payını almıştır.
Felsefe, varlık bilgi ve değer üzerine rasyonel, objektif, tutarlı ve eleştirel düşünceler üretir.
Felsefe yapıyorum, çünkü bana sunulan her cevabı yeterli bulmuyorum. “Böyledir” denilen yerde “Neden?” diye soruyorum. Çoğunluğun inandığı şeyin doğru olup olmadığını, alışkanlıkların gerçekten hakikat anlamına gelip gelmediğini düşünüyorum.
Felsefe bazen insanı rahatlatmaz, aksine insanın kendi düşünceleriyle yüzleşmesini sağlar. Çünkü sorgulamak, yalnızca başkalarının doğrularını değil, kendi doğrularımızı da masaya yatırmaktır.
İnsan çoğu zaman düşündüğünü sanır, oysa başkalarının düşüncelerini tekrar ediyor olabilir. Aileden, toplumdan, gelenekten, eğitimden ve çevreden aldığı kabulleri kendi düşüncesi zanneder. Felsefe tam burada devreye girer ve sorar.
Bu gerçekten senin düşüncen mi?
Bence felsefenin en değerli tarafı budur. İnsanı hazır cevapların tüketicisinden, kendi düşüncesinin üreticisine dönüştürür.
Felsefe yapmak kesin cevaplara ulaşmak kadar, doğru soruları bulabilmektir. Çünkü bazen yanlış soruya verilen doğru cevap bile insanı yanlış yere götürebilir.
Bu nedenle felsefe benim için bir gösteriş değil, bir yaşam biçimidir. Dünyaya, insana, inanca, bilgiye ve kendime yeniden bakma çabasıdır.
Belki de insanın gerçek özgürlüğü, düşüncelerini seçebildiği anda başlar.
Çünkü sorgulamayan insan, kendisine verilen dünyanın içinde yaşar, sorgulayan insan ise kendi dünyasını kurmaya başlar.
Toplum olarak sorgulama eksikliğimiz var.
2024 yılında yazdığım
-Sorgulamaktan Sorumluyuz- Kitabım Elazığ Harput kırtasiye, kütüphane ve internette mevcut isteyen okuyabilir.
DÜŞ'ün kadarsın, Düşün ne kadarsın..
Bilgi sonsuzdur, insan binlerce kitap okuduktan sonra CEHALETİNİN boyutunu ölçebilir.
Düşünce prova halindeki eylemdir.
Dünya'da öyle bir çağda yaşıyoruz ki, küresel kitlelere yön verenler rotasız seyyah misali Dünya'yı adaletsizlikten daha adil bir düzen yoktur dönemine soktu.
Nörolojik Arıza
Beden, zihin ve ruh tevhidini bozan bilinçaltı yazılım ve saplantıların insanların hayatını nasıl olumsuz etkilediğini, akılla değil duyguları ile karar alan insanlara mahsus bir hastalıktır.
Duygu çoğu kez günahın kölesi olur ve onu meşrulaştırmaya çalışır.
Düşünmeden kabul eden , İlahi ve İnsani kurallardan yoksun yaşayan her insan, birer SOSYAL BÖCEKTİR..
Doğruluk yörüngesinde olmayan kimsenin hakikatle ilişkisi yoktur.
Rüzgarsız havada dönen fırıldakların mutlaka bir üfleyeni vardır.
Onun için: Tür de Musa'ya, Nasıra'da İsa'ya, Hira’da Muhammed Mustafa'ya gelen kitapları anlayarak ana dilde iyi OKUmak lazım.
Yahudilerde Tevrat kursu göremezsiniz, Hristiyanlarda İncil kursu göremezsiniz, ama ülkemizde Kuran kursu görebilirsiniz, çünkü bizde Kuran ana dilde değil Arapça öğretilir. Onun için Kuran'ı anlayarak okuyanların oranı ülke çapında %2’leri geçmez, birileri bizi kumda oynatıyor haberimiz yok.
Bize bir ömür daha lazım, ilkini ZAYİİ ettik.
Dinin Direği Nedir?
Dinin direği bütün toplumlarda okumak sorgulamak ve anlamaktır.
Dinin direği bölgesel değil, Evrensel bir düşünceye sahip olmaktır.
Müzzemmil suresi 4. Ayet Kuranın hakkını vererek tane tane düşünerek ve anlayarak oku der.
Sorgulanmadan başkasının fikirleri ile yaşanan hayat asaleten değil vekaleten yaşanmıştır.
Taklidi iman, Tahkiki İman
Taklidi iman İmanın en alt derecesi olan bilmek değil başkalarını taklit etmek esastır bunlar mitolojik nakliyatçıdır, TUTUCULUK esastır...
Din adamı çok ama dininin adamı yok.
İnsanlar tarikata Allah'a yakın olmak için mi katılıyor? Yoksa bir yere ait olmak için mi?
İhlas Nedir?
Allah ile arasına kimseyi almamaktır.
Lokman -6.Ayet- İnsanlar arasında öyleleri vardır ki bilgisizlik yüzünden başkalarını Allah yolundan saptırmak ve o âyetleri alay konusu etmek için uyduruk hadisler kullanırlar; işte bunları alçaltıcı bir azap bekliyor.
Eşek arısı bal arısının kovanına girerse hem balı yer, hem de arıları öldürür, müşriklerin ilahiyata girmesi de aynı şeydir.
Tahkiki iman ise kul olmanın gerekliliklerini tam anlamıyla kavramak ve eşyanın sırrına mazhar olmak anlamına gelir, Rabbimiz bizden tüccar kulluğu değil, insan şuuru ister.
Gazali hastalığın mesuliyetini alimlerde ve din ehlinde görüyor,
Halkın bozulması idarecilerin bozulmasına, idarecilerin bozulmasını ise alimlerin fesadına bağlar, oysa onlar kalplerin doktorlarıdır, doktor hasta ise hastaların hali ne olur? Hasta bir doktorun ilacına kim itibar eder, kel derman bulsa zaten başına sürer...
Seni cennet vaadi ile kandırıp fakirliğe mahkum edenlerin hayatına bak, bu dünyada cenneti yaşadıklarını göreceksin..Carles Darwin
Bunlar bülbülü eti için öldüren kimselerdir.
Dillendirilmeyen Kuran Gerçekleri
İsra 34 . Verdiğiniz sözü yerine getirin, çünkü herkes verdiği sözden mutlaka sorguya çekilecektir...
Lokman suresi 19. Ayet
Yürüyüşünde ölçülü ve dengeli ol, konuşurken de sesini ayarla, fazla bağırma, Unutma ki seslerin en beğenilmeyeni eşeklerin sesidir...
Desibeli yüksek ruhu okşamaktan uzak, kulak tırmalayan camii hoparlörlerine duyurulur.
Ali İmran 161..Hiçbir peygamber savaşanların hakkını zimmetine geçirmez, devlet adamına millet malını aşırmak yaraşmaz, kim böyle bir aşırma ve ihanette bulunursa, kıyamet günü aşırdığı ile huzura gelir...
Sebe suresi ayet--31, 32, 33 de Zalim yöneticilere karşı hakkını savunmayan onları destekleyenler de sorgulanacak ve suçlu olarak onlarla beraber hesap verecekler..
İsra 36. Bilmediğin şeyin peşine takılma.
Beled Suresi 13-16.Özgürleştir, açı doyur, yoksulu gözet.
Bakara Suresi 44. Ayet Siz insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Halbuki kitabı da okuyorsunuz. Hiç aklınızı başınıza almayacak mısınız?
Bakara 48. Ayet Öyle bir günden korkun ki, o gün kimse başkası için bir şey ödeyemez; hiç kimseden şefaat kabul olunmaz.
Yasin Suresi'nin 21. Ayeti meâlen şöyle der: Sizden hiçbir ücret istemeyen, kendileri de doğru yol üzerinde olan kimselere uyun.
Sebe suresi 47. Ve Furkan suresi 57. Ayette din hizmetleri ücretini yasaklar
Şimdi Kuran'ı neden? Arapça anlamadığımız dilde okutmakta ısrar ettiklerini ilgili kurum ödeneklerinin meblağını ve Kurân ahlakına göre yaşayan ülkeler arasında ilk yüz e neden giremediğimizi sorgulayınız lütfen.
İslâmı; Cemaatlara, sayılara, sakallara, cüppelere hapsettik, oysa şeytan teferruatta gizli, TEFRİKA yı içimize sokmak için ilim olmayan yerleri kolluyor.
Hac Farizası
Dünyanın en fazla gelirine sahip kent Resulullah'ın sayesinde Mekke’dir. Şu an bu gelirlerden faydalanan ülkeler hangileri? Ve kimi destekliyorlar? Filistinli çocuğa atılan bombaların gerçek finansmanı KİM?
Kuran Güneştir herkes kendi beyin penceresi kadar ışık alır..
KA-lp
BE-yin
Kabe de insanın içindedir.
İbadette zaman ve mekan kavramı önemlidir.
Akıl çapını genişletemeyen bir kişi İman sahibi olabilir mi..?
Akıl çapını güncellemeyen toplumlar gelişemez, mesela kilobayt bir bilgisayara terabayt dosyalar okutmak isterseniz okuyamaz niye çünkü kapasitesi yeterli değil...
İyi yönetilen bir ülkede fakirlik utanılacak bir şeydir,
Kötü yönetilen bir ülkede ise zenginlik utanılacak bir şey....Konfüçyus
Dürüst veya değiliz.
Hayat herkesin maskesini mutlaka bir gün çeker alır..
Sözler Dolunay gibidir, eğer tutulmazsa , söz verenler gün be gün küçülürler ..
Hayat akıl ile açıklanabilir mi? Konfüçyüs' ün dediği gibi, yaşamdan bu kadar bihaberken ölümü ve Ahireti anlayabilir miyiz?
Hayata binmiş gidiyoruz, tıpkı pilotun uçak yapımında emeği olmadığı gibi.
Uydurulmuş dini ıslah etmeye çalışmak NECASET i dezenfekte etmeye benzer.
Toplumların gelişimi düşüncenin kalitesiyle doğru orantılıdır.
Bilim, Felsefe, Sanat ve Edebiyat gibi alanlarda ortaya çıkan yeni düşünceler, insanlığa yön verir.
Tarih boyunca ilerleme daima sorgulayan eleştiren ve yenilikçi düşüncelerin eseri olmuştur. Buna karşılık düşüncenin baskı altına alındığı dönemlerde toplumlar yozlaşmış, durağanlaşmış, gerilemiş ve körelmiştir.
Düşünce, insanın görünmeyen kanatlarıdır, bedeni yerde tutsa da ruhu göğe taşır.
Düşünceli düşman, düşüncesiz dosttan iyidir.
Düşüncenin Cinsiyeti olmaz, delikanlı kadında gördük, kaşar erkekte.
Ne düşüncesiz insanlar var,
Hani diyor ya Şems; Bazen uzaklaşmak gerekir, yakınlaşabilmek için.
Düşünceyi tımar etmenin yolu yine tımarhaneden geçer.
Öğrenmek ibadettir, ibadette ise Farzların Farz'ı düşünmektir.
Düşünmek ise Sorgulamaktan yani:
TEZ , ANTİ TEZ, SENTEZ den geçer ve sonunda fikirler birleşir, bu birleşme sonucu ORTAK AKIL ortak FİKİR oluşur, ortak akıl oluşmayan bir toplumda akıl kıttır..
Aklı kıt toplumlar Allah korusun efendisi olduğu toprakların bir gün mutlaka kölesi olur.
Eskiden ülkemizden eğitimsiz suçlular kaçardı, şimdi ülkesine katma değeri olan eğitimliler kaçıyor, varın geleceğinizi siz düşünün.
Kifayetsiz muktedirler
Dünyanın en zararlı insanlarıdır genelde manevi duyguları sömürge yapmış kişilerdir.
Hayatta Utanmamak kadar utanç verici bir şey yoktur.
Ayıdan tatlı dil, eşek arısından ise bal beklenmez..
Din Gerçekleri
Allah’ın varlığını bilmediklerimiz değil bildiklerimiz ispat eder, zihinler inanmaya değil, anlamaya odaklanmak zorundadır.
Aklımız bizden şikayetçi.
Büyük ruhları küçük adamlar yorar.
Şu an 57 tane İslam ülkesine bakınız, bildiklerimiz ile dünya gerçekleri örtüşmüyor.
Aklını kullanan gelişmiş ülkelerde olumsuz önyargı ile karşılanıyoruz, pasaportlarımıza ve paramıza bakınca suratlar ekşiyor.
Bu 57 ülkeden hangisi insanlığa katkı sunmuş?
Dalai Lama’nın dediği gibi en mükemmel din en çok yaşamak istediğiniz memlekettedir, İslâm ülkesi çocuklarına bütün sınırlar açılsa ülkede genç kalmayacak.
Beyin göçü veren ülkeler düşmana SİLAH verir.
Gavur icadı
Sorgulayan insan, bilgiyi pasaportuna göre değerlendirmez.
Doğruysa kabul eder, yanlışsa reddeder. Gavur dediklerimizin icadı olmasa şu an ülkede hayat durur, sanayimiz çark eder.
Ülke vergi gelirini bunların ürettiği arabalar sırtından kazanıyor, bir araba kendine alan bir araba parası da devlete vergi veriyor.
Kendi inancınızda, farklı inançları yok sayacak derecede kaybolmayın. Böyle yaparsanız varlığın gerçek güzelliğini göremezsiniz...Muhyiddin İbn Arabi.
Mezopotamya coğrafyasında yaşıyorsan Fırat Dicle ve Nil nehrini bilebilirsin, ama bilmiyorsun diye Amazon'u yok sayamazsın.
Ali İmran suresi 139-Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer hakikaten inanıyorsanız, muhakkak üstün olan sizsinizdir.
Toplumları ayakta tutan cansız Anayasa kitapları değil, canlı HALK tır.
Evren canlı bir kitaptır, Kuran Evrenin canlanmış halidir..
Bir ülkeyi diğer ülke sıralamasında alaşağı eden faktörler, adaletin yok edilmesi ve bilginin köreltilmesidir, İslam ülkelerinin hiçbirinde adalette yoktur bilgiye hürmette...
Cehennemin Dibi
Anormallikler normalimiz oldu, yaşanan her şey garip. Günümüzde yalan tek sesli hicaz makamından çok sesli orkestraya dönüştü, bu orkestrada felaketi doğurdu.
İnsanı hayvandan ayıran pirüpak düşünce ve eylemleridir.
Kirlenen düşünce ve hatalı icraatlar kötülüğe davetiye çıkarır, kaleciyi santrfor, santrforu kalede oynatan teknik direktörlerin hatasını hep gol yiyen toplumlar çeker.
İnsanların birçoğu artık İçgüdüsel bile değil, ŞUURSUZ ca hareket ediyor...
Yaşadıklarından soğudukça kristalleşiyor insan ve zaman kırılan parçaları birleştirmeyecek kadar hızlı akıyor.
Önemli olan bilgiyi biriktirmek değil işlemektir, iki çeşit bilgi vardır, cansız bilgi, canlı bilgi, kitapta yazılan bilgi cansızdır, okuyup zihne aktarılan ve işleve konulan bilgi canlanır.
İnsan biraz felsefe bilince ateizme yaklaşır, felsefe derinleştikçe akıl dine yaklaşır...Franciz Bacon
Öngörmek yönetmektir.
Türkiye bir an önce verimsiz kırk üniversiteyi kapatıp, bunların yerine YAPAY ZEKA ve Felsefe üniversitesi kurmalı, yoksa ekonomik koşullardan dolayı azalan neslimiz yirmi yıla kalmaz tamamı başka ülke güdümünde tıpkı tohumlarımız gibi HİBRİT insan olur.
Eğitim okuldan çok pratikte olur, ortaokullar lise ile birleşmeli gereksiz eğitim zaman kaybıdır, çalışıyor görünmek ayrı, katma değer üretmek verimli olmak ayrı eylemlerdir.
Zayıf insanlar şansa inanır, güçlü insanlar neden sonuç ilişkisine.. Ralph Waldo Emerson
Art niyetli emperyalist ülkeler sömüreceği İslâm ülkelerinin zayıf halkası Din adı altında mezhep, tarikat ve cemaat ile vurur.
Ayrışma insanlığı böler, ama içimizdeki manevi ışık birleştirir.
Rûm Suresi 32. ayet, dinin parça parça edilmesini ve gruplara ayrılarak her grubun kendi görüşünü beğenip böbürlenmesini yasaklar.
Bu ayetlerin uyarısına rağmen Diyanetin bu cemaatleri kınadığını gördünüz mü? Veya ülkeye zararından başka bir eylemi bulunmayan bu haksız servet sahiplerine yönetim neden göz yumar darbe yediğimiz halde?
Din ve maneviyat çok ayrı şeyler olsa da insanlar genelde bu iki şeyi birbirine karıştırır, bazı şeyler öğretilemez, insanın kalbinde doğar. Maneviyat hepimizin içinde olan o kutsal ışığı fark etmektir, hiçbir dine ait değildir, insanlığın tamamına aittir, önemli olan insanın ırkı değil kalbinin rengidir.
Adaletin olmadığı yerde insanların ruh sağlığı da bozulur, çünkü Adaletsizlik insanın iç huzurunu ve inancını kemiren bir zehirdir..
Yol ver Allah'ın verdiği akla.
Gayretin elinden bir şey kurtulmaz.
Üzerime çöken gecenin ardında
Her şey derin bir çukur kadar kara.
Şükrederim hangi tanrılar verdiyse, bu fethedilmez RUHU bana.
Kaderimin efendisi de benim
Ruhumun kaptanı da..William Ernest Henley
Beden gücü mü daha önemli? Beyin gücü mü?
Tarih akıllı insanlara şu dersi verdi, İçinde bulunduğunuz koşullara göre değil, sağduyulu ilahi ve mantık-i düşüncelere güvenin, çünkü bedeni ile çalışanları beyni ile düşünenler yönetir.
Hata yapmak hile yapmaktan eftaldir, başarı başarısızlıklardan yılmayanlarındır.
Başarmak kur yapmaktan vaz geçmemektir.
Hiç bir şey yolunda gitmiyorsa, mücadele kırıcılar devrededir, Unutma, UÇAK rüzgarı karşısına alarak yükselir, arkasına alarak değil..
Sonuç ; bir toplumda felsefe okutmamak gerçek maneviyata ulaşmayı engellemektir, çünkü felsefe düşüncenin dinamosu ve bilimin mikroskobudur ..
Felsefe olayları analiz ederken, Teleskop ta kullanır, Mikroskop ta.
Geri kalmış toplumlarda en az bilgi sahibi olunup ta, en çok konuşulan konu dindir. Kifayetsiz muktedir insanlar genelde inançlarının sorgulanmasını hoş karşılamazlar, sorgulama sonucu kafana takılanlara hemen pes de, yukarıya havale et mantığı hakimdir, çünkü yukarıya havale edersen araştırmaktan kurtulursun. Bu eylem inanca ve öğrenmeye aykırı tembelliktir..
Çiçero bilimlerin bilimi olarak felsefeyi şöyle tanımlar;
Ey felsefe ey hayatın rehberi , sensiz bu çağların hali ne olurdu..? Sen ki şehirleri kuran, sen ki dağılmış insanları hayatın toplumsal keyfine çağıransın.
Hayatın mahvedilişini izlemek yaradılış felsefesine uymayıp, uyumaktır..
Felsefenin gayesi batıl inançtan arınmaktır.
İslam filozofu Kindi’ye göre insanın uğraş alanına giren sanatların en değerlisi felsefe, felsefenin en yücesi ise METAFİZİK tir. Çünkü metafizik Tanrı Alem ilişkisini konu alır.
Evrenin ilk ilkesi havadır, meraklı canlılar her nefes alışında bedene bilgi aktarır, havanın içeride yoğunlaşmasıyla ateş ve suya dönüşür, beyin yanma motoru bu iki karışımın ölçüleri ile çalışır, bunlar evreni oluşturan ilk elementlerdir, bunların kısa devre yapmaması için topraklama şarttır, dört element, hava, ateş, su, toprak
Bu hammaddeler gezegenimizde dört dörtlük bir doğa oluşturmuştur, kök çakramız olan toprak ve doğa ile zıtlaşmamak gerekir.
Öneminden ötürü uzayan makaleyi Din ve Dünya gerçeklerinin özeti ile bitiriyoruz.
Biat; Meltemi kuldan gelen yel'e değil, RAHMETİ gökten gelen güç'e gerek.
Dünyanın ortak dini ve gerçeği; Akıl, Ahlak, Vicdan, Merhamet, verimlilik ve Hoşgörülü iyi İNSAN olmaktır....
Necati KÖSE



