Rahmetli Kuzeni Kazım Şengül’ün verdiği cesaretle yola çıkan Savaş Şengül, oğlu Loran’ı da yanına alarak dil konusundaki birikimini Asmên ile somutlaştırdı.

Savaş Şengül Asmên’in öyküsüne dair, “2023 yılında rahmetli kuzenim Kazım Şengül, Cenevre'de Zazaki öğretmemi istedi. Dilimize, halkımızın etnolojisine ve sosyolojisine olan tutkumu bildiği için kabul ettim. Böylece Zazaki dersleri vermeye başladık. Başlangıçta yaklaşık on öğrenci katıldı. Ancak iki yıllık derslerden sonra grup, iki öğrenciye düştü. Dili aktarmaya devam etmek istiyordum, ancak çocuklara ve gençlere ulaşmanın başka bir yolunu bulmamız gerekiyordu. İşte o zaman, animasyon ve çizim konusunda geçmişi olan oğlum Loran ile birlikte bir çocuk kitabı yaratmaya karar verdik” dedi.

"Neden bize Zaza/Kırmancki öğretmediniz?"

Gençlerin sık sık ebeveynlerine “Neden bize Zazaki/Kırmancki” öğretmediniz?” şeklinde sorular sorduğunu ifade eden Şengül, “Kitabımız aracılığıyla, bu dili keşfetme ve öğrenme fırsatı sunmayı ve aynı zamanda nesiller arasında bir bağ kurmayı umuyoruz. Birkaç deneme, sayısız çizim ve çeşitli düşüncelerden sonra, bir format, bir karakter bulduk ve ilk hikayeleri hayal ettik. Başkarakterimizi yaratmak için yeğenim Diyar Tigil'den ilham aldık. Çocukken herkes onu severdi: neşeli ve sevimliydi. Bugün neredeyse 18 yaşında. Genç okuyucularımızın karakterle kolayca özdeşleşebilmesi için şehirde yaşayan çocuklar hakkında hikayeler anlatmak istedik. Ona Asmên adını verdik” dedi.

İlk kitabı Zazaki ve Fransızca olarak yayımladıklarını belirten Savaş Şengül, “Farklı dillerde birkaç kitap ve dergi zaten varken, Fransızca çocuklar için çok az kaynak vardı. Bu boşluğu doldurmaya yardımcı olmak istedik. Bugün, Asmên'i Dersim'in kültürü, inançları ve tarihiyle ilgili unsurlarla yavaş yavaş zenginleştiriyoruz. Amacımız, çocukların kimliklerini, dillerini, kültürlerini ve tarihlerini öğrenmelerini, anlamalarını ve benimsemelerini sağlamaktır. Frankfurt'taki Dersim Festivali için Asmên'in Zazaki ve Türkçe versiyonlarını da oluşturduk. Proje daha sonra seyahat etmeye başladı. Çalışmamızı sunmak ve tanıtmak için İsviçre, Almanya ve Türkiye'de çeşitli konserlere ve etkinliklere katıldık. Geri bildirimler çok olumlu oldu. İsviçre ve Fransa'nın her yerinden, ayrıca Lübnan'dan siparişler aldık. Kitap Belçika'da satıldı ve hatta İtalya'ya kadar gitti. Ve bu macera henüz bitmedi. Birçok şarkıcı, sanatçı ve topluluğumuzun üyeleri, Arêye Kay ile birlikte projemiz hakkında bilgi yayılmasına yardımcı oldu” diye konuştu.

ANADİLİ KONUŞMAYA ÇALIŞMAK ÖNEMLİ BİR SONUÇ

Kitabın en önemli sonuçlarından birinin çocukların birkaç kelime öğrenmeye ve anadillerini konuşmaya çalışması olduğunu aktaran Şengül, “Bu bir ilk adım, ama çok önemli bir adım. Kitabın yanı sıra, çeşitli eğitici ve eğlenceli materyaller de oluşturduk: anahtarlıklar, kalemler, kitap ayracı ve çocukların aynı anda oynayıp öğrenmelerini sağlayan bir yaz aktivite kitabı. Her kitapta bir hikaye, alfabe, oyunlar ve bir sözlük bulunuyor, böylece öğrenme erişilebilir ve keyifli hale geliyor.

Bu proje aynı zamanda kolektif bir macera. Yeğenim Berivan, kuzenim Mesut Keskin ve arkadaşımız Doğancan, projenin gerçekleşmesine yardım ve destekleriyle katkıda bulundular. Bugün, yaklaşık altı ayda bir yeni bir sayı yayınlıyoruz. Bir sonraki sayı Ekim ayında yayınlanacak. Ayrıca bir web sitesi de oluşturduk. Bugün, Asmên Cenevre kütüphanesinde bile bulabilirsiniz” şeklinde konuştu.

KÜLTÜREL BAĞLILIK GEÇMİŞTEN KAYNAKLANIYOR

Kültüre olan bağlılığının kişisel geçmişinden kaynaklandığına vurgu yapan Savaş Şengül, “Doğumumdan yaşlılığıma kadar köyümün her köşesini asla unutmayacağım: meralarımız, patikalarımız, yollarımız, komşularım ve arkadaşlarım, kuzenlerim ve atalarım. Her meyve ağacının ve her yabani otun tadı ve aroması hala ağzımda ve burnumda. Elmaların, çiçeklerin ve otların nereden geldiğini biliyordum. Nerede yetiştiklerini, hangi mevsimde ortaya çıktıklarını ve onları bulmak için hangi yoldan gitmem gerektiğini biliyordum. Ülkemizin suyu, toprağı ve havası, başka hiçbir yerde sahip olunabilecek hiçbir şeyle kıyaslanamaz. Orada her taşın bir hikayesi, her ağacın bir anısı, her pınarın kendine özgü bir tadı vardı ve her yol beni benden önce gelenlere geri götürüyordu. Bu benim ülkem. Bu benim çocukluğum. Bu benim hayatım. Ve her birimiz bir kimlik, bir tarih ve bir anı taşıyoruz. Asmên aracılığıyla bu zenginliği paylaşmak istiyorum” dedi.

Şengül, 2018 yılından beri de Dersim ve araştırmalarına adanmış “Dersim-Etnoğrafi” isimli bir de blog tuttuğunu söyledi.