Yol trafik memuru anons yapmaktadır, dikkat dikkat tüm sürücülerin dikkatine, D 100 E5 karayolunda ters yönde gitmekte olan bir araç vardır, lütfen dikkatli olalım...
O sırada ters yönde gitmekte olan araç şoförü kendi kendine söylenmektedir, bir tane mi memur bey, bir tane mi?
Allah herkesi ileride radar var diye selektör yapan, ince ruhlu insanlarla karşılaştırsın.
Proto- Colos = Protokol
İngiltere kralı George Hindistan’ı ziyaret ettiği esnada Gandi’nin üzerinde her zamanki beyaz mütevazi entarisi vardı, tören bitip PROTOKOL dağılınca bir gazeteci sordu, günlük kıyafetiniz bir kralla buluşmak için yeterli miydi? Gandi umursamadan cevap verdi...! Kral ikimize de yetecek kadar giyimliydi.)
Günün Konusuydu
Milli geliri en yükseklerde olan, normal mütevazi bir konuttan İzlanda’yı yöneten, İzlanda’nın alımlı başbakanı Kristrun Frostadot bizim saraya bakınca ne düşündü acaba?
Bu Saray Dünyayı Yönetmeye Yetecek Kadar Donanımlıydı.
Kader ve Kibir
Kıskançlık eksiklikten doğar.
Çirkin karga tavus kuşuna yanaşarak ne kadar güzel renklerin var, herkes sana sevgiyle bakarken beni gördükleri yerden kovuyorlar demiş, tavus kuşu cevap verir, bu renkler değil midir özgürlüğümü elimden alan, günüm hayvanat bahçesinde kafeste geçiyor, keşke senin gibi karga olsaydım da özgür olsaydım.
Karganın ters psikolojisini düzelten Tavus kuşu umarım biran önce özgürlüğüne kavuşursun..
Jack London'un Beyaz Diş romanında, annesi avlanmaya giden kurt yavrusunun yuvada bal porsuğu ile karşılaşmasındaki titremesi hiç aklımdan gitmiyor.
Hayvanat bahçelerine hayvanlar genelde küçükken annelerinden koparılarak getiriliyorlar.
Hayvanat bahçelerine gitmeyin, o hayvanların özgürlüğünü kısıtlayanlar kadar, o hayvanları görmeye gidenler de suçlu. Hayvanat bahçeleri kapatılsın, insanlık AYNAYA baksın.
Ters Eylem
Çok sıkışan adam hızlıca en yakın lokantaya girip ihtiyacını giderdikten sonra çıkarken garson arkasından bağırdı, bey amca bir gün yemeğe de bekleriz, burası dolum merkezi boşalım değil.
Ters Değer
Dünyanın en ünlü kemancısının konserine bilet yüz dolarmış, kemancı bir saat konser vermiş bir milyon dolar kazanmış.
Aynı kemancı sokak sanatçısı olarak iki saat keman çalmış yalnız yetmiş dolar kazanmış..
Ne kadar değerli olursan ol, bulunduğun yer yanlış ise, orası ters köşedir, onlar seni hak etmiyordur..
-Sayın vekilim senden hiç memnun değiliz.
-Herkesi memnun etmek müşteri hizmetlerinin işi, benim değil.
- Madem öyle hattımı iptal ediyorum, bundan sonra yok hükmündesin.
Bazı kimseleri bilerek yok saymak ruhu korumaktır.
Ters köşe, yalnızca beklenmedik bir son değildir, aynı zamanda düşüncenin yön değiştirmesidir. İnsan, çoğu zaman gördüğünü gerçek, duyduğunu doğru, hissettiğini kesin kabul eder. Oysa hayat, en büyük derslerini tam da bu kesinliklerin kırıldığı anlarda verir..
Empati kuramıyorsanız, ne kadar gayret etseniz de yol alamazsınız.
Siyasetin kaptan köşkünde halk oturuyorsa demokrasi vardır, adliye personelleri dümene müdahale ediyorsa demokrasi otokrasiye dümen kırar.
Asimetrik bir toplumu simetrik bir toplu yaşama döndürmek için herkesin uyması gereken kurallar konulmuştur.
Bu kurallar
1- İslam Anayasasının Kutsal Kitabı Kuran- Kerim
2- TC. Anayasa Kitapçığı
İkisinin birleştiği ortak nokta cehalet ve zulüm ile mücadele etmektir.
Ne yazık ki, iki kitabın kuralları da en fazla adı İslâm olan ülkelerde ihlal edilmekte.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 10 Aralık 1948'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilmiştir. Amacı, tüm insanların doğuştan sahip olduğu temel hak ve özgürlükleri güvence altına almaktır.
Peki, Kurân ahlakı ile eşleşen bu beyannameye İslâm ülkeleri uyuyorlar mı?
Bir örnek ile pekiştirelim
Havaalanındasınız iki uçak kalkıyor biri Afganistan'a diğeri Almanya'ya hangi uçağa binersiniz? Örnek çoğaltılabilir ama cevap aynı olacaktır.
Tercihiniz sizi rahatsız etti mi?
İslâm ülkelerinden kaçanların tamamının tercihi Hristiyan ülkelerdir.
Ayrıca Afganistan'daki Taliban yönetimini İslâm olarak görmek İslâm’a hakarettir. İslamofobinin bir numaralı zanlılarıdır.
Birçok Arap ülkesi de Avrupa ülkeleri gibi krallık ile yönetiliyor, fakat Arap ülkelerinde demokrasinin D’sini göremezsiniz, çünkü Avrupada ülkenin kralı var, Arap coğrafyasında ise Kralların ülkesi var. Yani otokrasi hüküm sürmektedir. Emperyalistlerin en sevdiği yönetim şekli otokrasidir, hiç bir kurum ile uğraşmadan tek kişide işi bitir.
ABD Türkiye elçisi Tom Barak’ın Türkiye’ye önerdiği yönetim şekli budur işte.
Türkiye Cumhuriyet yönetim şekli ile yönetiliyor ama tarih boyu gücü ele geçirenler oyunu kuralına göre oynamıyor.
Arap krallar ülkesindeki petrolden kazandıklarını Avrupai ülkelere yatırır, çocuklarını bu ülkelerde okuturlar, ilk tercihleri ise Monarşili demokrasi beşiği İngiltere’dir.
İngiltere Oxford'da okuyan prens, kral babası ile görüşmesinde;
-Baba burada herkes okula metro ile geliyor, ben Rolls-Royce ile gelince mahcup oluyorum.
- Mahcup olma oğlum, istediğin kadar para göndereyim sende kendine metro al.
İslam’dan uzak, utanılması gereken İşte bu durumu her Müslümanım diyenin sorgulaması gerekir.
Medeniyet Dünyaya İslam coğrafyası sayılan Mezopotamya’dan yayılmışken, İslâm ülkeleri diğer ülkelerden neden geri kaldı? sorusuna cevap arayalım.
Dünyada inandığı kitaptan uzak, Araplar kadar masal uyduran, Farslar kadar bu masalı güzel anlatan, Türkler kadar da dinleyip inanan bir millet daha dünyaya gelmemiştir.....Bernard Lewis
Adam haklı, biz Kuranı Arapça okuduk, hadisleri ve rivayetleri Türkçe dinledik, onun için ayetlerden habersiz kaldık, bilmediğimiz ayetler bizim için henüz inmemiştir.
Adalet uğruna emek de, kulluğun bir parçasıdır. İslâm ülkelerine ne oldu da, adaletten uzaklaşıp fanatizmin ve emperyalizmin kalesi oldular? Dünyada kurulan terör örgütlerinin yüzde 90’ı Ortadoğu da İslâm ülkelerinin aleyhine hareket etmesi tesadüf olabilir mi? Elbette dış istihbarat örgütlerinin kontrolünde kurulmaktadırlar.
İran, ABD ve İsrail savaşında hiç bir İslâm ülkesi İran’dan taraf olamadı. Ortada hiçbir neden yokken, dünyanın öbür ucundan gelmiş insanların üzerine bomba yağdıran Siyonizm tetikçilerinin İran hariç bütün İslam ülkelerinde üsleri var. Çünkü güç ve teknoloji onlarda, bu coğrafya yine onların kurdurduğu terör örgütlerine hammadde yetiştiren, mezhep, cemaat ve tarikatlar sonucu bölünme ve ayrışma ile enerjisini boşa tüketti, halen daha tüketiyor.
Alimin dediği gibi... Kimin öfkesi tahrik edilip te, gerektiği zaman nefsi kabarmıyorsa o, ya işbirlikçi, ya da korkaktır.
Güçlünün yanında durmak kolaydır, emrolunan haklının yanında durmaktır.
Ruhun kök salmış ise karanlığa,
Nasıl hüküm sürer aydınlığa..
Evrenin ilahi kurallarını ihlal eden insanlar aslında DONKİŞOT gibi ömrünü yel değirmenleri ile savaşarak geçirenlerdir, bunların hiçbir gezegende cenneti yoktur.
Aynı milletten olup ta kendisinden aşağı olana bakıp rahatlayan kimse, hakikatte yükselmemiştir...
İnançta amaç başka bir canlıya zarar vermemek onun sırtından asalak olarak geçinmemektir. Zalim olan zayıflardır, incelik sadece güçlülerden beklenir, kuralsızlar sürekli dikenlidir, onun için KİRPİ’leri okşayamazsınız.
Zihin kodlama
Keşkelere yer yok hayatımda ama keşke gelecek yılların niyetini okuyabilseydim...
Keşke bir ayranlı keşkek olsaydı da yeseydik, ömrümüz keşkelerle geçti.
İnsan zihni kalıplarla çalışır. Birini ilk görüşte yargılar, bir haberi sorgulamadan kabul eder, bir başarıyı şansa, bir başarısızlığı kadere bağlayabilir. Ancak gerçek, çoğu zaman bu kalıpların dışındadır. İşte hayatın "TERS KÖŞESİ" burada başlar. En güçlü sandığımız kişi en kırılgan olabilir, en sessiz insan en derin fikirleri taşıyabilir, kayıp gibi görünen bir olay, geleceğin en büyük kazancı haline gelebilir.
Bizler genelde zihinlerimizi olumsuzluklara kodladığımız için kendimizi olumlamalardan mahrum bırakıyoruz, annemizin ölümüne üzülürken, toruna sarıldığımızı görmezden geliyoruz.
Sevme gülüm yanarsın, diye şair etmiş LAF’ını, sev ki hücrelerin yenilensin, ben düzelttim GAF’ını...N.K
Hayatla ters düşmeyin, düğünde eğlenirken ölüm düşünülmez, hayata küsüp dünyada köşenize çekilemezsiniz, çünkü dünya yuvarlaktır.
Cahillik kör bir kuyu ilim ruha neşedir,
Yolun doğru ise her köşe baş köşedir..
Sağlam bir insan psikolojisinin temeli sağlam irade ve mücadele ile atılır.
Dünya'da düşündüğümüzde kimseyle ters düşmeyiz, bir yıldız diğer yıldızlar ile rekabete girmez sadece parlar.
Felsefi açıdan bakıldığında ters köşe, insanın önyargılarıyla yüzleşmesidir. Her ters köşe, "Ben gerçekten biliyor muydum?" sorusunu sordurur. Bu soru, bilgeliğin kapısını aralar. Çünkü hakikate ulaşanlar, her zaman haklı olduğunu düşünenler değil, gerektiğinde düşüncesini değiştirebilenlerdir.
Belki de hayatın amacı, bizi sürekli doğrulamak değil, zaman zaman ters köşeye yatırarak olgunlaştırmaktır.
Mesela kaleci gol yerken ters köşeye atlayabilir, bu normaldir, ama follikten (iki bacak arası) gol yemek rencide edicidir, onun için hayatta her hamlede folliğe dikkat gerek.
İnsanı geliştiren, beklentilerinin gerçekleşmesi değil, beklentilerinin ötesinde karşılaştığı gerçeklerdir. Ters köşe, şaşırtan bir son değil, daha derin bir başlangıçtır.
Ters çaba kuralı
Bir şeyi elde etmek için ne kadar zorlarsanız, bazen o şeyden o kadar uzaklaşabileceğinizi anlatan psikolojik bir ilkedir.
Acı çekme yeteneği olmayanlar için hayat daha tehlikelidir.
Her şey zıddına hamiledir, insan çok aşırı güldüğünde bile, gözlerinden yaş gelir.
Beğenmek sahip olmanın en iyi şeklidir, sahip olduğunu beğenmek ve övünmek, beğenmenin en itici şeklidir.
İnsan ki gelip geçer dünyadan nefes gibi.
Ne büyük ıstıraptır yaşamak herkes gibi......Sabahattin Ali
Yaşadıklarını düşünme düşündüklerini yaşa
Başarı üniversitesi dururken hatalar fakültesine kayıt yaptıranlar sonunda kibir diplomasına sahip olurlar.
Ondan sonra ömürleri ters dönmüş kaplumbağanın çabasından ileri gitmez.
Yüzsüzlüğün bu kadar hızlı yürüdüğü bir dönemde, yaya kalmak yüzsüzlüğü artırır, hatası yüzüne söylenmeyen kişi doğru yolda gidenleri ters görür.
Şems-i Tebrizi’ye sormuşlar madem kader vardır nedendir bu çaba?
Üstad cevap vermiş;
Kader yolun tamamını değil sadece yol ayrımını verir, güzergah bellidir lakin tüm sapaklar ve dönemeçler yolcuya aittir..
Seçtiğin yol kaderini belirler, KADER tercihtir aslında.
Gözleri uzaklara dalan birinin, yakınlarda olmayan bir hikayesi vardır mutlaka.
Bazen kalkıp gidemediğin yere, dalıp gidersin...
Yıllarını verdiğin, emek diye bildiğin, ne varsa içine kattığın, hayatta her VEDA zamansızdır aslında, ama tam da zamanıdır bazen kaçınılmaz vedalar yeni yollar açmak için bazı başlangıçlara..
Veda etmek zor olsa da monotonluktan kurtulma fırsatıdır. Tebdil-i mekanda ferahlık vardır, diyenler tecrübeyi konuşturmuştur.
Hani nefes bile almazdın bensiz..
Yaşanan her şeyi siliyor musun?
Gitsen de bu güller kurumayacak..
Sabaha gözyaşım gül sulayacak....Aysel Gürel
Bir toplumda; Uyulması gereken kurallar ihlali, aşk, empati, sevgi eksikliği ve kıskançlık varsa, o toplum ters yöndedir.
Ters yönde olanların da günü ah ile vah ile sızılamak ve şikâyet ile geçer.
Unutmayın, Uçmak için izne ihtiyacınız yok, kanatlar sizin ama gökyüzü herkesin...
Necati KÖSE



