SETKAV Başkanı araştırmacı-yazar Mesut Özcan, 1937-1938’de Batı’da zorunlu iskâna tabi tutulan Dersimlilerin, 1947’de çıkan afla birlikte Dersim’e döndükten sonra dönemin milletvekiline yazdığı mektupları ve bu konuya ait bazı belgeleri kitaplaştırdı.

FAM Yayınları arasından çıkacak olan kitapta yer alan mektuplar ve belgeler böylelikle ilk kez gün yüzüne çıkmış oluyor.

Kitapta, 1952-1962 arası dönemde yazılan mektuplarda sürgünden dönenlerin Dersim’de karşılaştıkları sorunlar, yaşadıkları çaresizlikler anlatılıyor. Mektupların yanı sıra döneme ait bazı belgelere ve zorunlu iskâna tabi tutulanların fotoğraflarına da kitapta yer verilmiş.

Zorunlu iskândan Dersim’e dönüp de burada yaşadıkları sıkıntıları yazanların mektupları arasında Seyit Rıza’nın torunu Ali Rıza Polat’ın mektupları da yer almakta. Ali Rıza Polat yazdığı 1955 tarihli uzun mektubunda, “Yasak bölge halkına ev yardımı olarak bin lira verilmiş ve bu cihetten iskan altına alınarak bütün haklardan mahrum bir hale geliyoruz. Halbuki o vakit bu yardımın yapıldığında böyle tebligat bizlere yapılsa idi bunu da olmazdık. Ve bu suretle baba, dede, malından mahrum edilmezdik. Şayet bunula hürriyetimiz tahdit ediliyorsa bu parayı da taksitle ödemeye hazırız.” Demektedir.

Mesut Özcan kitabında yer alan belgelerden yola çıkarak şunları aktardı:

“Dersim’den zorunlu iskâna tabi tutularak Batı’ya gönderilenlerin sayısı konusunda net bir bilgi yok. Ancak kitabımızda yer verdiğimiz bazı belgelerde bu sayının 22 binin üzerinde olduğunu anlıyoruz.

Örneğin 10.12.1954 tarihli bir belgeye göre; “Garp’ten 1690 aileden 8421 nüfus” gelmiş. Bu belgeye göre her aile yaklaşık 5 nüfus olarak hesaplanmış. Fakat dönemin milletvekilinin Meclis’te yaptığı bir konuşmada “İskân durumunu düzeltmek için 3198 ailenin beklediği” belirtiliyor. 3198 ailenin, resmi makamların yukarıda yaptığı hesaplamadaki gibi her ailenin 5 nüfustan oluştuğu varsayıldığında, 1954 yılında zorunlu iskândan Dersim’e dönmek isteyenlerin sayısının 15.990 olduğunu görüyoruz.

Ancak kitabımız ekine aldığımız, 1956’da yazıldığını düşündüğümüz “Tunceli Raporu”nda, “1955 yılında 433 ailenin, 1956’da 323 ailenin” başvurarak iskân hakkından yararlanmak istedikleri belirtilmekte. Bunları da, 15.990 sayısına eklediğimizde nüfusun 19.770 olduğu görülmektedir.

Fakat yukarıda belirttiğimiz Tunceli Raporu’ndan anlıyoruz ki, iskân hakkından yararlanmak için her başvuranın başvurusu kabul edilmemektedir. Örneğin, 562 ailenin iskân talebi reddedilmiştir, Dersim’e dönüşlerine izin verilmemiştir. Bu sayıyı da eklediğimizde, 22.580 kişinin zorunlu ikamete tutuldukları yerlerden Dersim’e dönmek üzere başvurduğunu görüyoruz. Zorunlu iskândan dönenlerin “Yasak Bölge Halkı”, “Boşaltılmış Bölge Halkı” ve “Serbest Bölge Halkı” halkı olarak ayrıldığını ve yapılan yardımların bu ayrıma göre yapıldığı görülüyor.”

Mektuplarda, zorunlu iskâna tabi tutulan Dersimlilerin hem resmi kayıtlarda “göçmen” olarak geçmesi hem de Dersimlilerin kendilerini “göçmen” olarak tanımlaması ilginçtir.

Kitapta, zorunlu iskâna tabi tutuldukları yerlerden dönen Dersimlilerin, köylerine gidişlerinin yasak olması, arazilerinin Hazine’ye verilmesi dolayısıyla topraksız kalmaları, evlerinin yakılıp yıkılmasından dolayı başını koyabilecekleri bir yerin olmaması ve bu konuda yardım alamamaları gibi konularda yaşadıkları sorunlara çare bulunmadığı için Dersim’in Pah köylülerinin bir araya gelerek kurdukları “Mağaradan Meskene Derneği”ne ait bazı belgelere de yer verilmiş.

Kitapta yer alan bir başka belge ise, 1956’de dönemin Tunceli Valisi tarafından hazırlanmış olan Tunceli Raporu’dur.

Kitabın son bölümü ise sürgüne gönderilenlerin fotoğraflarından oluşmaktadır.

Kitap aşağıdaki iletişim kanalları kullanarak temin edilebilir:

www.famyayinlari.com

www.famkitabevi.com

devrimtekinoglu@gmail.com