Dersim Son Dakika Haber - Dersim Ekspres Gazetesi
HV
16 NİSAN Salı 19:27

Baytar

Ali ERENLER
Ali ERENLER
Giriş Tarihi : 29-02-2024 17:22

Baytar

1993-94 yıllarında Dersim köyleri boşaltılınca aklım, yüreğim Dersim'e kenetlendi ve Dersim ana gündemim oldu. Bu süreçte Avrupa'da Dersim dayanışmasına destek verdim, Köln’de kurulan Avrupa merkezli Dersim Derneği kuruluşuna katıldım, çalışmalara destek verdim. Daha önceleri de Dersim kültürü ile ilgilenmiştim, köylerin boşaltılmasıyla Dersim tarihi, dili, ikrarı, doğası, kültürü araştırma alanım oldular. FDG'nin kuruluşu sürecinde Dersim tarihinin kaynak adresi sayılan Baytar Nuri'nin kitaplarını yeniden okudum, o tarihle ilgili o dönemin devlet taraflı kitaplarını taradım ve devlet kaynaklarında Baytar Nuri'nin adına rastlamadığıma şaşırdım. Bu araştırmamın notlarını konu ile ilgilenen dostlara yıllar önce iletmiştim, ilgi duyanlara aşağıda aktarıyorum.

Şerafettin Halis yayınladığı Yalanın Mimarı kitabı ile Dersim tarihi ve kimliği üzerinde esen  Baytar Nuri yalan rüzgarına bir ayna tutmuş, sağolasın Şerafettin Halis. Baytar’ın ilk kitabının adına hayran olup, bilgiyi sloganlara kurban edenlere ilaç olması dileğiyle.

Baytar Nuri ( 1890-1973) Ali Erenler

Dersim ile Kürdistan siyaseti bağlantısının tarih referansı olarak gösterilen Baytar Nuri üzerine, kendi kitapları ve devlete yakın kaynaklara dayalı karşılaştırmalı değerlendirme notları. ( Değerlendirme kaynakları aşağıda listelenmiştir)

Doğumu 1889 yada “90, Bornag Köyü, Hozat. Babası Milan aşiretinden İbrahim,  Seyit İbrahim’e, Seyit Rıza, Kangozade’yekâtip, bir de eğitmen,  Ağzunik’te medrese açmış.

Öğrencileri Hasan Hayri, Ahmet Ramiz...

Annesi Ağuçanlı, babasından boşanmış, sonra da yeni hayat arkadaşıyla ölmüş/öldürülmüş.

Nuri, çocuk yaşta anneden yetim büyümüş.

Hozat’ta gittiği ilk mektebi İptidai, öğretmeni Hafız Hıdır Efendi. Sonra Harput’ta  Rüştiye ve İdadi. Ve  Dersaadet, Kadıköy, Veterinerlik, İstanbul’da Veteriner okulu mezunu, bazen askeri, bazen de Mülki Veteriner.

Birinci Dünya savaşı sonrası İstanbul’da Kürdistan Teali Cemiyeti çevresinde. Ve iletişimde olduğunu anlattığı kişiler; Polis Müdürü,  Erkan-ı Harb kaymakamı ve Teşkilat-ı Mahsusa, diğer adı Umur Şarkiye Kurucusu Süleyman Askeri,

(Harbiye nezareti bünyesinde, Umuru Şarkiye idaresi (doğu işleri bölümü)adı altında, Enver Paşa’ya bağlı olarak kurulmuş.)

Ve Baytar bu ara da Desimlilerle içli dışlı.

1920 Koçgiri’de oğlu Ali de ölmüş, kendi anlatımıyla.

Ve kendi anlatımıyla,  Dersim’e gittikten sonra devlet idama mahkum ediyor.

Ve yine kendi anlatımıyla Dersim’de iken devlet kaynaklı suikastlere hedef oluyor.

Baytar’ın birinci evliliği Kangal’da Çamşığılı Hacı Ağa’nın Kızı ile.

Bir evliliği de Dersim’de Ağdat günlerinde Keçelan aşireti reisi Munzur Ağazade.

Ali Ağa’nın kızı ile, (kendi söylemiyle Seyit Rıza ile bu akrabalarını birleştirme niyetiyle!!)

Bodık Köyünde kaldığı da oluyor. Üçüncüsü nişan, sonra Ürdün’de evlilik,  Suriye’de Dersimli Şemikan aşiretinden, Gazoğulları’nda Ali Ağa’nn kızı, Amcaları Karabal aşiretinden Ali Rıza Ağa.

Alişer, Baytar Nuri’nin kendi deyimiyle, yakın arkadaşı, ( Aralarında 20 yaş farkı var ve Alişer 1920’den 9 Temmuz 1937’deki öldürülmesine kadar,  Koçgiri yönüne askeri hareketler ve çatışmalar dışında, sürekli Dersim’de kalıyor).

Seyit Rıza ve direnenlere yönelen birinci harekat döneminde Elazığ’da, bir çiftlikte.

Seyit Rıza’nın son zamanlarında “ yurt dışından destek arama” düşüncesiyle görevlendirildiğini söylüyor.

Elazığ’dan dostları arasında veda töreni ve bir trenle ayrılıyor, İstanbul Sirkeci’de Elazığlılar’ın otelinde kalıyor, otel sahibi bir Ermeni. Önce Rumeli treni ile yola çıkıyor, sonra dönüp Mersin’e gidiyor ve Palas Oteli’nde kalıyor. (Kaynak: Hatıratım. M. Nuri Dersimi), Mersin’de dayısı polis mütekaidi Hüseyin Efendi’yle görüşüyor.

Sonra Adana’da KaraballıCelalzadeMehmed Efendi’nin kardeşi Öğretmen Celal  Efendi ile görüşüyor.

İstanbul- Suriye-Mardin trenini bekliyor, Mardin’e gideceğini bir telgrafla Elazığ’a bildiriyor.

Adana’da yaşayan Elazığlı Kahraman’ın oğlu Cafer’e kendisiyle Suriye’ye gelmesini teklif eder, Cafer uygun görmez, reddeder. Ama Cafer Baytar Nuri’yi istasyona götürür, trene bindirir, yolculara güvenlik ve sağlık ricasında bulunur.

Baytar, trende Şamlı Avukat Kamil Sinno (Sultan Hamit’ in veraselerinin avukat) ve katibi Mehmet Efendi ile tanışır.

Avukata Suriye’ye iltica niyetini anlatır, üzerinde 2-3 bin lira vardır. Halep’te kâtiple birlikte inerler,  Afrin girişimi sonrası Şam’a geçer. O sıralar Suriye Fransız denetiminde.

Not: Baytar Nuri’nin Suriye’den Fransız, İngiliz, Amerikan ve diğer bazı devlet hariciyelerine yazdığı meşhur Fransızca mektup ( 20 Kasım 1937)

Sonra garip bir anlatımla Vanlı Memduh Selim Bey bağlantısı kurar ve onun dayısı Nizamettin Bey’e gider. O da kendisini Celaleddin Bedirhan’ın kardeşi Kamuran Bedirhan’a götürür. O da İskenderun Kırıkhan Kaymakamlığı mıntıkasında Kürt Alevi aşiret reisi Koco Ağa’ya götürür. Süreçle Ürdün’de baytarlık görevi alır. Tarih 14.10.1938., 24.12.1938’de Suriye’den ayrılıp Ürdün’e geçer.

Hatıratını İngilizlerin istihbarat önerisini reddi ve Türk istihbarat elemanını kovması olayıyla bitiriyor.

Baytar, Birinci Dünya savaşında yaklaşık iki sene Erzincan’da askeri görevli, bu sürede aşiretler ile görüşüyor.

Bir ara Hacıbektaş büyüğü Çelebi’nin yaveri,

1920’de Koçgiri olayından önce tutuklanıyor,

Sonra serbest kalıyor, Atatürk kendisine çiftlik veriyor

Sonra Dersim’e geçiyor, kendi anlatımı ile Seyit Rıza’nın katibi, aşiretleri birleştirme çabasında.

1926’da Elazığ’a yerleşiyor ve bu tarihten sonra kaynaklarda Baytar ile ilgili önemli bir bilgi, not yok. Elazığ Valisi ile görüşmüş olma notları var, Abdullah Alpdoğan’ ile de.

En son 1936’da Seyit Rıza ile Elazığ’da görüştüğünü anlatıyor, yurt dışına çıkıp destek arama görevi bilgisi ile. Burada da iki farklı anlatımı var,  K. T. Dersim’de Seyit Rıza Elazığ’a geldiğinde bir yolunu bulup kendisi ile görüştüğünü söylüyor, Hatıratım’daAlişer öldürüldükten sonra Seyit Rıza’nın elçisi ile görüşüp yurt dışına çıkma görevi ile yola çıktığını anlatıyor.

Baytar Nuri K. T. Dersim’de 1937 harekâtını, bilinen ana olayları başlık gibi ( Askeri yığılma, Seyit İbrahim’in öldürülmesi, Resık Hüseyin’in yaralanıp tutuklanması, Alişer’in öldürülmesi, Şahan Ağa’nın öldürülmesi, Seyit Rıza’nın Erzincan’a gitmesi ve yakalanması) anlatıyor, ayrıntı yok.

-10 Eylül 1937’de Seyit Rıza Erzincan’da, Hüseyin ve Rızo Bert (Battal oğluRıza),Rızo Bert Seyit Rıza’nın yaveri ve kayınbiraderi, refakatinde saat 22.00’de teslim olur ( M. Kalman, Belge ve Tanıklarıyla Dersim Direnişleri, sayfa 312 – 316 ) 

- Bir söylentiye göre devlet yetkilileri ile görüşmek için,  başka bir söylentiye göre ise teslim olmak için,  Celal Yıldız,

- Baytar Nuri’ye göre Erzincan valisinin iknası ile  5 Eylül1937 günü..

Dikkat çekici bir olgu (A. Erenler)

Binlerce insanın katledildiği yüzlerce köyün boşaltılıp, yakılıp yıkıldığı, 1937 askeri harekat döneminde kendisinin Elazığ bağlantılı anlattığı iki gördüm, görüştüm notu dışında, ne kendi kitaplarında ne de diğer kitaplarda Baytar Nuri ile ilgili herhangi bir bilgi ve kayıt yok.

Karerli Mehmet kitabında Baytar’ın 1934-35 kaçışından ahlaki bir atıf ve kısa bir not ile bahsediyor.

Genelkurmay Harp  Tarihi başkanlığı Resmi Yayınları No :1,

Türk istiklal Harbi VI. Cilt İstiklal harbinde Ayaklanmalar,

Ankara Genelkurmay Basımevi 1974:

    • Koçgiri Ayaklanması ( 6 Mart – 17 Haziran 1921  ( sayfa 259- 281 ve kroki sayfaları).

    • Bu 21 Sayfalık Genelkurmay rapor/yorum sayfalarında  ‘ isyanın elebaşları, Haydar ve Alişan Beyler, Alişer, Zalim Çavuş, ...........ve diğerleri, çatışmayı yürütenler, olaylar, krokiler, ölenler, harekat bilgiler aktarılırken Baytar Nuri’ ye dair bir tek not yok ve ismi de geçmiyor, bir Karmanlı Nuri adı var,  o da  4 Mart 1921’de Zara yolundaki bölüğe baskın, ve Delice köyünden Demir Ağa’nın kurtarılması konusunda, sonra 5 Mart 1921 Yazıfatı Köyü işgali ve komutana Zara’ya çekilmesi haberi/mesajı ve 6 Nisan 1920’de Zara güneyinde Tuzlagözü, Yaragil ve Peynik çevresindeki çatışmalarda öldüğü haberi var. 

Nuri  Dersimi, Kürdistan Tarihinde Dersim Kitabı, Koçgiri Kürt İstiklal Savaşı,  Sayfa 116’dan itibaren ve Nuri Dersimi,nin  Hatıratım  kitabından ilginç notlar..

Baytar Nuri, bu tarihlerde İstanbul’da Devlet Şura Reisi ve Kürdistan Teali Cemiyeti Reisi Seyit Abdülkadir,  İstanbul Polis Müdürü Miralay Halil, Ankara ahzı asker şube Reisi süvari Binbaşı Mustafa Bey bağlantılı ( o sıra KoçgiriliMustafa Paşazade Haydar Bey de İstanbul’da) görüşmelerde. 

Seyit Abdulkadir ve Kürdistan Teali Cemiyeti toplantılarda Kürt ayaklanması fikrini benimsemiyorlar ve saldırı altındaki devlete destek vermede karar kılıyorlar. ( Seyit Abdülkadir Türkler’in esasen Osmanlı Padişahı’na bağlı muhtar bir Kürt idaresi tesisine razı olduklarını bildiriyor, K.T. Dersim)

Sonraki anlatımlarda devlet bağlantılı görüşmelerde bölgede Ermenilere karşı Kürtleri örgütleme girişimlerine yer veriliyor.

İleri bölümlerde ise Mustafa Kemal bağlantılı İstanbul Anadolu arası farklı tavırlar gündeme geliyor. (İstanbul’dan görevle Sivas’ a giden Baytar Nuri Sivas’ta İstanbul Hükümeti ile Ankara Hükümeti arasındaki çekişme ve hakimiyet mücadelesinin etkilerini de yaşıyor gibi, A. E.)

Haydar Bey’e Divriği/ Kemah Kaymakamlığı görevi veriliyor, Baytar’a da Kangal, Divriği ve Zara veterineri resmi görevi.

Bu bölümde bir de bahsettiği, Enver Paşa emri ve Süleyman Askeri ( Erkan-ı Harb kaymakamı) reisliğinde kurulmuş olan Teşkilat- ı Mahsusa, ‘ diğer adı ile’ Umur Şarkiye, bağlantılı verilen önemliler listesi:  Yüzbaşı Lütfi,  Süvari Yüzbaşısı Harputlu Avni,  Eğinli Doktor Hasan Rıza ( Dr. Hasan Rıza ile İstanbul’da kadeh arkadaşlığından anlatır).

Haydar Bey ve Baytar, Haziran 1919’da İstanbul’dan Sivas’a gidiyorlar. Amaç çok yönlü, Devlet,  Sevr Anlaşması bağlantılı Ermeniler’in Kürt Bölgesindeki talep ve hâkimiyetini kırmak, Kürdistan Teali cemiyetinden bir kesim de Kürt taleplerine sahip çıkan bir aşiretler birliği ve kuvvet oluşturma hedefi güdüyorlar.  

Sivas Kongresi sürecinde Mustafa Kemal Alişan Bey ile görüşüp Sivas mebusluğu, Baytar’ a da Dersim mebusluğu teklif ediyor, Alişan Bey razı görünsede sonra kabul etmiyor. Baytar, kendi anlatımı ile toplantıya katılmayıp teklifi de geri çeviriyor.

Bu dönemlerde Alişan Bey ve Alişer esasen Dersim Ovacık yöresindeler.

Baytar, bu dönemde Koçgiri’de toplantılar yaptığını, telgraflar çektiğini anlattığı çalışmalar.

    • Kangal Yellice’de Hüseyin Abdal tekkesinde toplantı ve bağımsız Kürdistan için silahlanıp teşkilatlanma kararı.

    • Kürdistan Teali Cemiyeti üzerinden bir rapor ve sonrası Teali Cemiyeti ile bağlantılar kesiliyor,

    • Dersim Koçgiri bağlantılı silahlı guruplar, çatışmalar sırasında Dersim ağırlıklı kuvvet ve aşiretler arası birlik oluşturma faaliyetleri.

    • Ankara hükümetine telgraf ve talepler.

Sonraki günlerde Baytar Nuri, bir defa Sivas merkezde nezarete atılıyor, o zamanki Dersim Mebusu Hasan Hayri gelip kurtarıyor.

Daha sonra 20 Aralık 1920’de Baytar Nuri Divriği’de, anlattığına göre Mustafa Kemal’in emri ile tutuklanıyor, kendi anlatımıyla, babasının haber alması üzerine girişimler sonucu Mustafa Kemal kendisini affediyor ve içerden çıkıyor ( Bu ara salıverilme döneminde Sivas valisi Reşit Paşa kendisi ile görüşüp İngiliz Hariciye Veziri LordCorç ile ilgili alıntı ve  ‘Türk mücadele hükümetiyle birleşmek ve hizmet etmek lazım’ söylevi ve Mustafa Kemal’e telgraf telkininde bulunuyor, akabinde Baytar Nuri’ye Sivas Koçhisar kazasında bir çiftlik tahsis ediliyor. Koçgiri olayları sonrası çiftlik elinden alınıyor). 

Bu dönem teşkilatlanma çabaları ve Dersim merkezli bağımsız hareket faaliyetlerinden, Ankara ile yazışmalardan bahsediyor, kendisi de babası üzerinden Seyit Rıza ile bağlantıda olduğunu söylüyor. Aldığı bilgileri de Kürtler’e aktardığını anlatıyor.

Vilayet baş mühendisi Emin ve adını gizli tutmaya mecbur olduğum  başka bir Kürt aydını ......Mustafa Kemal’in hakkımda vali Reşid’ e yazdığı mahrem şifrelere bilgi edinmiştim.  .......Harekatın sorumlu şahsiyeti sıfatıyla belirmiş olduğumdan, artık Sivas merkezine gitmekliğime zemin ve zaman müsait değildi. Şu halde Kangal, Koçhisar ve kısmen Divriği mıntıkalarında bilfiil harekatın başına geçmek zarureti hasıl olmuştu. Kürdistan Tarihinde Dersim Koçgiri bölümünde Sayfa 132-33, Dilan Yayınları, 4. baskı 1992) Büyük ihtimalle 1920 kışı A.E.)

Dersim bağlantılı telgraf, Bitlisli Şefik Nasihat Heyeti, Nurettin Paşa komutasında merkez ordusu harekatı ve Baytar’ın Şefik’e beyanatı. Sayfa 139,K.T. Dersim)

Beyanattan Haydar’ın  (Haydar Bey) memnun kalmadığına dair açıklama ve Haydar bağlantılı yorumu.  Bu bölümlerde artık Haydar ve Alişan’dan bahsediyor.Sayfa 140

Askeri harekat ve çatışmalar ilerliyor, bu süreçte Ginyan aşireti reisi Murat ve kangallı Hacı Ağa Seyit Aziz, Zalim ve Hüseyin Çavuşları konağına davet ederek tutukluyor, Baytar Nuri müfrezesi ile Murat Paşa’nın konağına giderek serbest bırakılmalarını istediğini, sonra da Murad’ın kardeşoğlu Efendi’nin uyarısı üzerine konaktan kaçtığını anlatır Sayfa 144 145.

Haydar kandırılarak teslim oluyor, Bu süreçte Alişer ve diğer ( bir de Nuri adını veriyor) kumandanların idaresindeki Koçgiri kuvvetleri Divriği, Kuruçay, Arapkir bölgesinden çatışmalarla Ilıç Köprüsü’ nü geçerek Dersim’e sığınıyorlar.

Baytar’ın verdiği Kumandanlar listesinde kendisi ikinci derecede Kürt kumandanları arasında geçiyor. Sayfa 152 K.T. Dersim, sonra da Dersim Kuvvetleri listesinde adı geçiyor.

Hatıratım kitabındaki açıklamasına göre Koçgiri Kürt İstiklal savaşında harb ederek 15 Mayıs 1921’de Dersim e iltica etmiş ve sonra da Sivas merkezinde Nurettin Paşa tarafından oluşturulan Divan-ı Harb’de 25 Haziran 1921’de gıyaben mahkum edilmişmiş.  Seyit Rıza’nın himayesinde çalışmış. Divan-ı Harb esnasında Dersim’de Alişan Bey, Seyit Rıza, Alişer ve aşiret rüesası görüşmeleri sonucunda Mustafa Kemal ve meclise telgraflar göndermiş. Bu müracaatlar neticesinde kendisi ve Alişer dışındaki mahkumiyetler kaldırılmış.

Yine Baytar Nuri’nin anlatımlarına göre bu dönemde Dersim aşiretleri arasında Alişer, kendisi, Seyit Rıza ve Alişan Bey inisiyatifinde yapılan çalışmalarda aşiret reisleri ayaklanma veKoçgirililer ile birleşip “özerk Kürt bölgesi” kurma hedefi üzerine yemin etmelerine rağmen daha sonra bunlardan Diyab Ağa,  Mıço Ağa,  Hasan Hayri amcaoğlu Ahmet Ramiz Ankara’ya imzalı telgraf çekerek bağlılıklarını bildirir ve Mebus olurlar.

Koçgiri çatışmaları ve olayı süresinde Baytar Nuri, kendisinin aktardığı listede ikinci derecede kumandan olarak geçse de, olaylar gelişmeden önce yaşadığı bir gözaltı bir de tutuklanma olayı, Mustafa Kemal tarafından serbest bıraktırılması, kendisine çiftlik verilmesi dışında, hiç bir çatışmada adı geçmiyor, hakkında anlattığı konu ve olaylar, Nasihat Heyetine beyanat, telgraf, bir kaç aşiretler ile görüşme ve toplantı bilgilerinden ibaret, bir de Zalim Çavuşları serbest bıraktırmak için Murat Paşa ile görüşmesi hikayesi var. Bunun yanında gelişmeleri vali, mühendis gibi devlet görevlilerinden haber alarak kendine yol çizdiği, gelişmeleri yönlendirdiği havasını verdiği söylemleri ve kısmen sakladığı ilişkiler. Dersim bağlantısını da Elazığ’da babası üzerinden sağladığını anlatıyor. Kendisi ile ilgili anlatımlarda çoğunlukla zaman bilgileri yok.

Genel Kurmay Harb Tarihi yayını İstiklal Harbinde Ayaklanmalar kitabı Koçgiri bölümünde ise ne adı var,  ne de karıştığı anlatılan bir olay.

Baytar Nuri’nin kitaplarına kaynak olarak kullandığı ve bir çok bilgiyi olduğu gibi aktardığı Ali Kemali’nin Erzincan, Tarih, Coğrafya ......, 1932,  kitabında 20 sayfa ayrıntıları ile anlatılan Koçgiri olayında bir sürü ikinci derecede isimler aktarılırken Baytar Nuri’nin ne adı var, ne de karıştığı anlatılan bir olay, çatışma ya da, toplantı.

Baytar Nuri ile ilgili en bilinen kanıt hapiste boynundan zincirle çekilen fotoğrafı ki bu tutukluluk hali Koçgiri olayı öncesi ve tutukluluğu babasının girişimi ve Dersim aşiret reislerinin Ankara’ya ricası ile Atatürk tarafından affına ve kendine bir çiftlik icra edilmesi ile son bulduğunu anlattığı durum.

Bu dönemde kendi anlatımları ile 1926’ya kadar Dersim’ de, 1926’da af ile de( 1926 – 27 affı ileKarerliMehmed Efendi) Elazığ’a yerleşiyor.

Kitap ve kaynaklarda Koçgiri 1920-21 ve Dersim ’38 ile ilgili bölümlerde Baytar Nuri.

Aşağıda belirtilen kaynaklarda Baytar Nuri kendi iki kitabında, gerek Koçgiri olayında gerekse Dersim 1937-38 katliamı öncesi ve Seyit Rıza’nın yakalanmasına kadar, kendisini yer yer planlayıcı, katip, haberleşmeci, yönetici, 2. derecede kumandan, genel gelişmeleri yönlendirici, aşiretleri birleştiren, Seyit Rıza’nın katibi, telgraflar çeken,  bir kurmay gibi anlatır (kendi anlatımlarında da kendisinin katıldığı bir çatışma ile ilgili somut bilgisi ya da olay yok) ve Koçgiri ve Dersim’ in en üst liderleri ölüm ve katliama hedef olurken o askeri harekatların en şiddetli kıyımlar, baskınlar sırasında, enteresan bir normallikle, vali, asker ve devlet görevlileri ile bağlantılarından bahseder.

Karerli Mehmet Efendi’nin anılarında ilgili maddede ise eleştirilip,  meydanı boş bulmuş, kaçak, korkak ve gayri ahlaki tanımlamalarına maruz kalır.

Kaynakların en dikkat çekici tarafı ise,  diğer altı kaynakta veya kaynakların konu ile ilgili bölümlerinde Baytar Nuri ile ilgili hiç bir kayıt ve anlatının olmaması. Oysa bu kaynaklar Alişer, Alişan Bey, Haydar Bey,  Seyit Rıza ve diğer ağa ve lider kadrolar dışında, süreçte ve çatışmalarda, Baytar Nuri’nin kendi eserlerindeki anlatımlarına göre de,  çok daha küçük rolü olan sayısız kişi ve olay, yer yer de, rapor halinde ayrıntılar ile dile getirilmiş.

 

Alişer’i açık devlet düşmanı, olayların arkasındaki ‘şerir’ olarak anlatan bu kitaplar,  her ne hikmetse, Koçgiri olayında kendini nerdeyse Koçgiri Hareketi’nin Kurmay Heyet Başkanı gibi anlatan Baytar Nuri’den hiç bahsetmemiş, oysa bu kitapların, biri dışında, hepsi de Baytar Nuri Suriye’ye kaçtıktan sonra yayınlanmış.

Seyit Rıza’ Erzincan’a, Baytar Nuri Suriye’ye!

10 Eylül 1937’de Seyit Rıza Erzincan’da, Hüseyin ve Rızo Bert (Battal oğlu Rıza),  Rızo Bert Seyit Rıza’nın yaveri ve kayınbiraderi, refakatinde saat 22.00’de teslim olur (M. Kalman, Belge ve Tanıklarıyla Dersim Direnişleri, sayfa 312 – 316 ) 

Bir söylentiye göre devlet yetkilileri ile görüşmek için,  başka bir söylentiye göre ise teslim olmak için,  Celal Yıldız,

Baytar Nuri’ye göre Erzincan valisinin iknasıile 5 Eylül1937 günü Erzincan’da

Bayar Nuri de,  kendi anlatımına göre, 11 Eylül 1937 günü trenle Suriye’ye kaçıyor.

 Baki Öz’ün Dersim Olayı kitabından bir not.

1937 yılının Temmuz ve Ağustos ayları kanlı çarpışmalarla geçer. Savunmaya geçen Seyit Rıza ve Güçleri Munzur Dağına çekilirler. Seyit Rıza burada Erzincan valisiyle ilişkiye geçer. Harekatın durdurulacağı sözünü alarak teslim olmak ister. Erzincan’a giderken jandarmalarca yakalanarak tutuklanır. ‘ Beni birtakım önemli kimseler destekleyecekleri sözüyle oraya sürüklediler. Fakat şimdi yanımda kimse yok’ ( 357)

Dipnot 357: Biz bu sözü 1997 yılında, sonradan Pazarcık köylerine yerleşen, Dersim olayı sırasında Tunceli’de asker olan, Dersim vuruşmalarına askeri birlik içerisinde görevli olarak katılan ve Seyit Rıza’yı gizlendiği mağaradan bizzat teslim alarak Erzincan’ a geçmesini sağlayan erden dinledik. Seyit Rıza kendisini olaya yöneltenler olduğunu, fakat onların şimdi görünürde olmadıklarını vurgular. Ne yazık ki, oldukça yaşlı olan bu kimse, bu özendiricilerin kimler olduklarına ilişkin ad vermemektedir. (Sayfa: 179, Dersim Olayı,  Baki Öz, Can Yayınları 2004 İstanbul)   

Kaynakça

    1. Dr. Vet. Nuri Dersimi, Kürdistan Tarihinde Dersim, 1952 Halep

    2. Vet. Dr.M. Nuri Dersimi, Hatıratım, 1986 Stockholm, Roja Nu Yayınları

    3. Karerli Mehmet Efendi, Yazılamayan Tarih ve Anılarım, 2007 Ankara, Kalan Yayınları

    4. Genelkurmay Belgelerinde Kürt İsyanları ‘ Kaynak Yayınları 1992 19. Bölüm, Tunceli ( Dersim Tedip Harekatı,  1937- 1938, Sayfa 153- 319)

    5. Naşit Uluğ: Tunceli Medeniyete Açılıyor, 1939

    6. Naşit Hakkı, Derebeyi ve Dersim, 1931 Ankara

    7. Ömer Kemal Ağar, Tunceli-Dersim Coğrafyası, 1940 İstanbul

8. Genelkurmay Harp Tarihi Başkanlığı, Türk İstiklal Harbi, VI. Cilt

 İstiklal Harbinde Ayaklanmalar, Koçgiri Ayaklanması Sayfa 259- 281)

9. Ali Kemali, Erzincan, Tarih, Coğrafya,.............., 1932

Sorular, Sorular,

    1- 1937-38 Dersim Kaliamı’nın1937 öncesi hazırlık sürecinde ve harekatlar döneminde devlet tarafı kaynaklarda kendisinden hiç bahsedilmeyen ve kendi verilerine göre Elazığ’da devlet görevlisi olarak yaşayan Baytar Nuri Türkiye’yi neden terk edip, kendi anlatımına göre  (Seyit Rıza’nın devlet eline geçtiği kaydeline 10 Eylül 1937 gününün bir gün sonrası) 11 Eylül 1937’de Suriye’ ye kaçtı? (Kaynaklara göre yorumla 1936-37 de, Karerli’ ye göre 1934-35’de).

    2- Kaynaklardaki askeri krokiler, raporlar, tutanaklarda da bütün geçit yollarının tutulduğu, askerin tüm bölgeleri kontrol ettiği kuşattığı görülen/anlatılan 1937 Eylül’ünde nerdeyse tüm ailesi ve yakınındakileri kaybetmiş 75- 80 yaşlarındaki Seyit Rıza nasıl Ovacık bölgesinden tüm kontrolleri aşıp da Erzincan’a varıyor ve Erzincan’ da tutuklanıyor, yakalanıyor, yada görüşmeye gidiyor? 

Baytar Nuri ile ilgili kaynak bilgileri nezdinde oluşan tezler.

1. Kürt milliyetçiliği düşüncesine yakın. Kürdistan Teali Cemiyeti ve İstanbul’daki Kürt çevresi içerisinde.  Seyit Abdülkadir’ in isyanı reddetmesi ile beraber, Ermeni talep ve hakimiyetine karşı duruş için İstanbul hükümetinin de desteklediği bir girişimin içinde görevli olarak doğuya geçiyor. Süreç içerisinde İstanbul Ankara hakimiyet çatışmasının arasında kalıyor, Ankara’nın meşruiyet kazanması ve Atatürk’ün kendisini affı ile de pasif konuma düşüyor. Resmi olarak mülki veteriner, gizliden hareketlenmelere destek veriyor. Koçgiri olayı bittiğinde korkudan, yada yeni bir görev ile Dersim bölgesine geçiyor. Koçgiri davasının tutanakları hala gizli, isminin davada geçip geçmediği meçhul (Belge ve Tanıklarıyla Dersim Direnişleri, M. Kalman). Baytar’ın mahkum edildiği bilgileri sadece bir söylem. Koçgiri olayı sürecinde Dersim ile bağlantısını babası üzerinden yürüttüğünü ve Dersim aşiretlerinin Ankara’ya çektiği meşhur telgrafı babasının çektiğini aktarıyor. Babası o dönem Elazığ’da yaşıyor ve yaptığı iş merak konusu.

2. 1921- 1926 arası Dersim’deki hayatının ayrıntıları ile ilgili başka bir kaynakta belirti, bilgi yok.1926’da Dersim’den Elazığ’a geçişi de bir soru işareti.  1926- 1936/37 arası Elazığ’da mülki veteriner ve bir de devletin kendisine verdiği çiftlikte yaşıyor. 1935-37 sürecinde Elazığ’da, kaynaklarda kendi anlatımları dışında (bir de Karerli Mehmet Efendinin Anıları kitabındaki eleştiri ve kısa anlatılar var), kendisi ile ilgili herhangi bir kayıt, not yok.

3. Bir ihtimal İngiliz, ya da Fransız istihbaratı ile bağı var.

4. Aslında bu kadar tartışılması gereken bir rolü yok, bir mülki veteriner olarak dönemin içinde ufak tefek ilişkiler üzerinden kendini önemli göstermeye çalışıyor. Bu değerlendirmeye uymayan noktalar, 1914-16 arası askeri veteriner olarak Erzincan’da görev alması, İstanbul ile ilgili ilişki bilgilerinde verdiği polis müdürü, Teşkilat-ı Mahsusa ( Umur Şarkiye,)  Erkan-ınHarb bağlantıları, Atatürk’ ün af etmesi ve kendisine bir çiftlik tahsis etmesi.

5. Bir ihtimal 1914’ den sonra Umur Şarkiye’nin bir elemanı olarak doğuda görevler üstleniyor, sonra da MAH’ın hizmetine giriyor, Seyit Rıza’nın teslimi ile de yeni görev alanı olarak Hatay konusunda istihbari görevle Suriye’ye geçiyor.

6. Baytar Nuri bir ihtimal iki/ üç ( Devlet/ Kürt Lobisi/ Dersim)  taraflı bir ilişki içerisinde. Dersim’de Seyit Rıza ve Alişer ile gizli bağlantısı var ve onları gizli destekler bir tavır da  gösteriyor. Seyit Rıza devlete gidince, hakkında ifade verileceği korkusuyla Suriye’ye kaçıyor. Suriye’de de Kürt çevresinde destek ve yaşama imkanı bulduğu için o çevreye entegre olup, onların siyaseti doğrultusunda tavır gösteriyor ve kitabı da o siyasetin çerçevesinde yazılıyor.

O dönemde az sayıda insanın okul kariyerine sahip, askeri/ mülki görevler ile İstanbul ve Anadolu’ da gezmiş, ‘ tarihi olayların yaşandığı bölgelerde kalmış Baytar Nuri hakkında, kendi anlatımları dışında bir bilgi, kaynak olmaması, özellikle de devlet yanlısı kaynaklarda adının hiç anılmaması dikkat çekici.

Baytar Nuri Kürdistan Tarihinde Dersim kitabını 1950-52 arası yazıyor ( 60 yaşında).

1973 yılında 82/83 yaşında ölüyor.

Ali N. ile sohbetten Notlar ( Bilgileri babasının anlatımlarından aktarıyor) (7 Ağustos 2010, Essen).

    • Devlet temsilcileriyle iletişimde Türkçe için WuseSeyidi’nin isteği ile Hasan Efendi ( Turuşmekli, Hesen Efendiye Qılaçiye) yardımcı oluyor. Ama kendisine,  devletle rahat ilişkide olduğu düşüncesiyle, tam bir güven yok.

    • WuseSeyid’ in askerlerin eline geçmesini sağlayan SeyBaqıl, (kendisi de Kureşanlı ve WuseSeyid’in yakını, WuseSeyid’ in Kureşanlar’ın başı olmasını hazmedemediği için WuseSeyid’e karşı tavır aldığı söyleniyor.).

    • WuseSeyid Seyit Rıza’ya haber gönderip, asker Pax’danTuruşmeg ve Tülük’ e kadar bölgeyi sardı, elimizde silah cephane yok, devletle konuşalım, anlaşma yapalım, bu şartlarda çatışma çoluk çocuk, kadın, ihtiyar, milletin kırılmasına yol açar, diyor.  

    • Baytar Nuri Seyit Rıza ile yaptığı bir görüşme sonrası bölgeyi terk edip Suriye’ye kaçıyor. Seyit Rıza’lar asılmadan önce, Ali N.nin babası 3-4 kişi ile Suriye’ ye gidip, Baytar’ı geri getirmek, ya da hesap sormak/ cezalandırmak için Baytar Nuri’yi arıyorlar, fakat bulamıyorlar. Ali N.’nin babası orada kuran okumasını da öğreniyor. Baytar Nuri’yi bulamayınca geri geliyorlar.

    • SeywuşenMamekiye’ de bir gün kahvede otururken gidip SeyBaqıl’a bir tokat atıyor, sorulduğunda da ‘ Wuseseyid’ i Bakıl askere verdi ‘ diye açıklıyor.

NOT: Karerli Mehmet Efendi’nin Anılarından

Karerli Mehmet Efendi’nin anılarında Baytar Nuri, Mustafa Kemal’in desteğini almış, Umum Müfettiş İbrahim Tali’nin himayesindeki muhbiri olarak anlatılıyor ( Kareli Mehmet Efendi, Sayfa 341)

YORUMLAR
Raştiye.. 1 ay önce
Sonuçta "Karanlık Adam" Nuri Dersimi..İlginç olan kaçacağı güne kadar devletten maaşını da almıştır.Üzülerek belirteyim ki, ne olduğu belli olan bu kişinin yazdığı kitaplarla bazı bilgisiz Dersimli gençlerini kandırmış ve yanıltmıştır.Öyle ki hem" ucuz kahraman" hem de gerçekler ile ilgisi olmayan "hayali bir figür olarak" piyasada yer edinmiştir.Ne acıdır ki hiç kimse de şimdiye kadar sorgulamadı bu "kimin nesi" diye bir açıklamada bulunmadı.Savunucuları da bu masal kahramanın hep savuna geldiler.Öyle bir kahraman ki hem devletten maaş alıyor hem de ortalığı karıştırır görünüyor ve devlette hiç üstüne gitmiyor.Bir de "Kürtçülük " etiketi var ki tam trajedi...Her şeyi yapar görünüyor,ama bir şey de yapmıyor ve birde kaçıp gidiyor...Niye kaçtı?..Bilen var mı?
Raştiye.. 1 ay önce
Sonuçta