{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/yuregimiz-bir-bag-bozumu-188.html", "headline": "Yüreğimiz Bir Bağ Bozumu", "datePublished": "2025-11-23T19:57:00Z", "dateModified": "2025-11-23T19:57:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "HÜSEYİN KAYA" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/72b1e539fe22caf9729d99308755d1e7-417fdb0a7e03187975d3.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

Yüreğimiz Bir Bağ Bozumu

HÜSEYİN KAYA

23-11-2025 19:57

Ortadoğu’nun mazlum halkları ve özelinde Suriye, bedeli ödenmiş veya ödenmemiş karanlıklara sürüklendi.. Bu coğrafyada yaşayanlar etnik, dinsel, mezhepsel savaşların bataklığına çekilmek istenirken, emperyalist ve Siyonist güçlerin işleyen planlarına hizmetten kusur işlemeyen cihatçı örgütler, ölüm makinesi olarak efendilerinin vahşi projelerini, uygulamaktan geri durmadılar. İşte bu gün Suriye’de bir soy kırım yaşanıyor. Toplu ölümler, tecavüzler, kaçırmalar, mala-mülke konmalar, bunların hepsi sizin eseriniz, siz yarattınız bu canavarları…

Suriye’de IŞİD ve El Nusra vahşi icraatlara imza atarken veya savaş suçu işlerken, demokrasiden ve insan haklarından söz edenlerin, dillerini yutmuşçasına sessiz kalmalarının sonucu yaşananlar, Alevilere katliam ve soykırım olarak geri döndü. Kravatı boynuna geçiren teröristler, devlet başkanı, bakan oluverdiler Üstelik bu cihatçı gruplar, yaptıklarını bütün dünyanın gözlerine sokarak, adeta reklam yaparken ve gerçekler bütün çıplaklığıyla ortadayken, demokrasi havarisi kesilen ülkelerden bir itiraz veya tepki olmadı, olmayacak. Tam aksine, Bütün olanaklar sağlandı, bu tetikçilerin organizasyonu, finanse edilmesi, eğitilmesi emperyalistlerin denetimi altında yapıldı. Onlarca ülkelerden militan toplayıp, Suriye’ye taşımak ve yine eğitim kampları kurup bunları eğitmek, silahların taşınıp dağıtılması ile yetinmeyen güçler medya üzerinden de savaş kışkırtıcılığıyla Suriye’yi kan gölüne çevirdiler. Geldiğimiz son süreçte de, Sünni koalisyonunu kurdurtmaya çalışan batılı emperyalist devletler ve körfez şeyhleri, yeni tezgâhlar ve oyunlarla mezhep savaşlarını tüm bölgeye yaymaya çalışacaklardır.

Oysa düne kadar, Emperyalizmin bölgedeki uşakları bu canavar örgütleri “özgürlük savaşçıları” adıyla lanse edip övgüler dizerken, IŞİD i, bu gün HTŞ terör örgütünü destekleyen ve finans eden bölge ülkelerinin elleri kanlıdır. Bu kanlı ellerin imalatı olan IŞİD vb. örgütlere karşı ABD ve uşaklarından çözüm beklemek, ölümü beklemekle eş anlamlıdır. Bay Obama ile başlayan, Donald Trump ile devam eden süreç, güya bölge halklarını IŞİD ve diğer cihatçı örgütlerin zulmünden kurtarmaya yönelik söylem ve çabaları bir anlamda suçlarının üzerini örtmeye yöneliktir. Aynı zamanda da bölgedeki sürecin başka yönlere evirileceğinin işareti olarak algılanmalıdır. Kısaca, bu coğrafyada daha büyük katliamlara imza atabilecek projenin ayak sesleridir.

Suriye parçalanmış durumda. Suriye’de insanlık, insan olma vasıfları ayaklar altında. Teröristlikten devlet adamlığına terfi edenlerin hepsi, ABD ve Siyonistlerin savaş aparatından öte bir şey değillerdir. Yani, bütün cihatçı ve benzer örgütlerin yaratılması ve her anlamda desteklenmesinin toplamında, en başta IŞİD olmak üzere diğer cihatçı örgütlerin bu bölgedeki varlığının, emperyalizmin kendisi olduğunu aklımızdan çıkarmadan, emperyalizmin bu örgütle mücadele söylemlerinin gölge boksundan ibaret olduğunu, yalan olduğunu, riyakârlık olduğunu, bölge halkının umutlarını sömürdüğü bilinciyle ve farkındalığıyla, bu oyunları boşa çıkarmanın umuduyla, yanılgılarımızda gerçeğe doğru bir yolculuk, bir hesaplaşma diyelim.

Suriye’de yaşanılanların görüntüsü, dünyanın bütün kayaları gibi göğsümüze çökmemişse, aslında içimizde öldürüyoruz bütün yaşamları. .Bütün bahanelerimize ve karşı çıkışlarımıza karşın, zaman fırtınalı ve adeta lanetin uğultusunda geçiyor gibi. Karanlık tabloların ressamları, yeryüzünün bütün mutluluğunu savaşta arayanlar, elinde silahla felsefe üretenler, yaşamları kendi tortularında boğmak telaşındadırlar. Umutla bakmak istediğimiz sabahları karanlığın köhne dehlizlerine gömmek gibi. Mutluluk ve özlemin kalleşçe ölümlerin pençesinde sona ermesidir.

Kirlenmelerin yormalarında olmalıdır ki, yüreklerimiz bir bağ bozumu ve suskunluklarımız da adeta mevsimin kuytuluklarında renksizliğe bürünmüş gibi. Kurduğumuz bütün cümleler küf bağlamış birer itiraftan öte gitmiyor. Sorduğumuz bütün soruların muhatabı yine kendimizin olduğunu sözcüklerin anlamsızlıklarında saklamaya çalışıyoruz. Oysa yabancılaşma gece karanlığındaki kurt ulumaları gibi içimizde düştü bir kez. Yetim ve öksüz kalan bir inancın üstüne sinen korkunun kokusu geçmemişken, tarihi mezarlık olarak görme inadında vazgeçemiyoruz. Tarihin, yaşanmış bütün olumsuzlukları kucaklayarak bize geri getireceğini bilmeden. Sadece içimizdeki gidişlerin, hiç bir dille anlatılamaması kadar acı, bir ağıt kadar hüzünlere yolculuk gibi…

DİĞER YAZILARI Munzur'un Sessizliği 01-01-1970 03:00 Adı Dersim, Ruhu Nerede? 01-01-1970 03:00 Önce Aynaya Bak! 01-01-1970 03:00 Ateşin Gölgesinde Kalan Vicdan 01-01-1970 03:00 KERBELA'NIN ÇÖLÜ HÂLÂ YANIYOR 01-01-1970 03:00 Kerbela 01-01-1970 03:00 Kadına Yönelen Sözün Ağırlığı 01-01-1970 03:00 Munzur'a Yaslanan Düşler 01-01-1970 03:00 Eleştiri Kültürü ve Toplumsal Olgunluk 01-01-1970 03:00 ALEVİLER 01-01-1970 03:00 Aleviler Neden Bir Araya Gelemiyor? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da Gerçek: Saldırgan Kim, Hedef Kim? 01-01-1970 03:00 SAVAŞ ÇÖZÜM MÜ? 01-01-1970 03:00 Tahtın Gölgesindeki Kutsal 01-01-1970 03:00 Kimiz Biz? 01-01-1970 03:00 Bu Savaş Kime Yarar? 01-01-1970 03:00 Rengini Yitiren Bir Yıl 01-01-1970 03:00 Zaman Susmalarımızı Susturuyor! 01-01-1970 03:00 GÜZ MEVSİMİ BİR YOLCULUKTUR 01-01-1970 03:00 Suriye’deki Alevi Katliamları ve Uluslararası Sessizlik 01-01-1970 03:00 Alevileri Seçilmiş Kurban Görmek 01-01-1970 03:00 Zulme Baş Kaldırışın Yeridir Kerbela 01-01-1970 03:00 ALİ DOSTLARI VE HER DÖNEMİN YEZİTLERİ 01-01-1970 03:00 Biz Aşığız Kör Değiliz 01-01-1970 03:00 Ortadoğu Gerçekliğini Kavrayamamak 01-01-1970 03:00 TARİH TEKERRÜR MÜ EDİYOR? 01-01-1970 03:00 Zihinsel Temizlik Adına Zihinleri Kirletenler 01-01-1970 03:00 Bir Yer Varmış! 01-01-1970 03:00 Farklılıklarımızı büyüterek yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 BEN KERBELAYIM 01-01-1970 03:00 İdeolojik kalıplar ve dinsel milliyetçilik 01-01-1970 03:00 Bize Ali Gerek! 01-01-1970 03:00 Fincancı Katırları… 01-01-1970 03:00 Tarihi Gerçekleri Kirletmek 01-01-1970 03:00 Sıkıldık Resmen 01-01-1970 03:00