Türk Dil Kurumuna göre bu deyimin anlamı şudur, başkalarına verdiği öğütleri kendisi uygulamayan kişilere söylenen söz.

“İhtiyacı olmayan EYT’li bir yıl boyunca başvuru yapmasın.

EYT düzenlemesinin akıbetine gelince. AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, EYT düzenlemesinin 21 Şubat'ta meclis gündemine geleceğini söyledi. Anlaşılan Hükümet, EYT düzenlemesinden geri adım atmayacak. Bir yıl içerisinde 10 ilimizi ayağa kaldıracağına söz veren iktidar, EYT'lileri de mağdur etmeyecek. EYT'li vatandaşların birçoğunun bu maaşa ihtiyacı olduğu biliyorum. Hatta içlerinde binlerce deprem mağduru da vardır. Onlara hiçbir sözüm yok. 24 yıldır bugünü bekliyorlar ve hepsinin de hakkı. Ancak bu maaşa ihtiyacı olmayan mutlaka binlerce insan vardır. Onların böyle bir dönemde bu maaşı almayı içine sindiremediklerini sosyal medyadan okuyorum.

EYT düzenlemesi beklenildiği şekliyle yürürlüğe girerse benim EYT mağdurlarına bir teklifim olacak. Eğer bu maaşa şu an için ihtiyacınız yoksa bir yıl boyunca emeklilik başvurusu yapmayın. Bu fedakârlığınızı da sosyal medyadan paylaşın. Diğer insanlara da örnek olsun. Böyle bir dönemde ülkeniz için, yeniden sıcak yuvalarına kavuşmak isteyen depremzedeler için önemli bir fedakârlık yapmış olacaksınız.”

Sanırım “Hop dedik kardeş bu da nereden Çıktı” der gibisiniz!

Evet, bunları telkin eden şahıs her devrin ve her iktidarın yalakası Sabah Gazetesi’nin köşe sahibi namı diğer fırıldak Mehmet Barlas’tan başkası değildir.

“Vakti zamanında Sabah Gazetesi’nin 21 Nisan 1987 günkü manşet haberindeki başlığında İstanbul Belediyesinde İhale işi takip eden bir genel yayın müdürünü konu ediyordu, 22 Nisan 1987 tarihli sabah Gazetesi vermiş olduğu manşet haberle ihale takip eden gazetecinin Mehmet Barlas olduğunu açıklıyordu. (İletişim Fakültesi Dergisi Sezgin S. Türk Basınında Polemiklere Tarihsel Açıdan Genel bir Yaklaşım s.14 ) Tabi o zaman bu şahıs Güneş Gazetesi’nin Genel yayın müdürü idi. “Özal’dan beri her iktidarın adamı olan Barlas şimdi kalkmış 20, 25 yıl boyunca çalışmış ama haksız bir şekilde kademeli yaş getirilen yasaya takılıp emekli olamayan büyük mücadelelerle ve oy kaygısı yaşayan iktidarın gündemine gelen EYT mağdurlarının, kiminin arabasını sattığı, kiminin kredi çekerek eksik prim gün sayısını doldurmaya çalıştığı bu günlerde onlarda hala fedakârlık istiyor. O kadar meraklı isen mesela Otağtepe’de bulunan villanı satıp depremzedelere harca, ya da yıllardır bu ülkenin kaymağını yiyen müteahhitlere söyle, Geçmediğimiz köprü ve oto yolun, İnmediğimiz havaalanın, muayene olamadığımız şehir hastanelerini gelir garantili ücretlerinden feragat etsinler ya da kamu kurumlarını çiftlik gibi yöneten farklı yerlerden 5, 10 maaş alanlar bu maaşlardan vazgeçsinler. Vergi borcu silinen yandaşlar gibi daha sayamadığımız bir sürü kesim, kaynaklarını depremzedelere deprem bölgesine aktarsın yaralar sarılsın. Yani halktan haksız yere aldıklarınızı halka geri verin. Hayat pahalılığının altında ezilen, kirasını, elektriğini, suyunu ve doğal gazını ödeyemeyecek durumda olan, bir umutla emekli olup evine ekmek götürmek isteyen gariban EYT’lilerden uzak durun yeter. Bu fedakârlık niye hep emekçilerden isteniyor biraz da sen ve senin gibiler fedakarlık yapın...

yok öyle şey, Halka Vereceksiniz Talkını Kendiniz Yutacaksınız Salkımı ha.

Bitirirken; Uğur Mumcu söylemiş; Haklıdan yana değil, güçlüden yana olanlar korkak ve kaypak olurlar. Güç merkezi değiştikçe dönerler; fırıldak olurlar.