Cumhurbaşkanı Erdoğan AKP Özümüzden Geleceğe Türkiye Buluşmaları Programı'nda yaptığı konuşmada, CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef alarak, "Eski genel başkan ise bir köşeye atılmanın hıncıyla sosyal medyadan sürekli sağa sola sataşıyor. Partisinin başında olduğu dönemlerde yaptığı gibi milleti kutuplaştırarak, siyasi iklimi gererek kendini gündemde tutmaya çalışıyor. Bölgemizin dört bir tarafından çatışma seslerinin geldiği bir dönemde zehirli dili ve söylemleriyle Türkiye'nin siyasi dilinin yumuşamasına bir türlü müsaade etmiyor" demiş.

Kemal Kılıçdaroğlu’na yanlış yaptığını söyleyen ve bunu iddia eden, bari doğru yolda olsa…

Şöyle bir geçmişe bakalım isterseniz kim kimi kutuplaştırıyormuş görelim.

Kutuplaştırmayı belediye başkanlığı döneminde iş makinalarını harekete geçirip Aleviler için önemli bir mekan olan Üsküdar’da bulunan Karaca Ahmet dergahını yıktırma işiyle kendisi başlattı…

Peki, kimdi dönemin belediye başkanı? “ Camiler Kışlamız Minareler Süngümüz ” diyerek diğer inanç mensuplarını ötekileştiren dilin mimarı değil miydi?

Ortadoğu’da halkları bir birine kırdırtan ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesinin eş başkanıyım deyip Irak’a giren Amerikan askerlerinin selameti için nasıl dua ettiğin söyleyen değil miydi?

Bunu da söyle ifade etmedi mi "ABD'nin Irak'ta savaşan kahraman bay ve bayan askerlerin en az zayiatla ülkelerine mümkün olan en az zamanda dönmeleri temennisi ile duacıyız demedi mi?

Hatırlayalım.

Dert yanıp “ anamız ağladı sayın başbakanım “ diyen çitçiye “Ananı da al git” diyen.

Berkin Elvan'ı terörist ilan edip annesini de yuhalatan.

Partisinin grup toplantısında gezi eylemcileri için “çürük ve sürtük” ifadelerini kullanan.

Türkiye’nin imza attığı uluslararası hukuk kurallarını tanımayan.

Anayasa mahkemesi kararlarını hiçe sayan.

Halkın iradesiyle Seçilen Milletvekili ve belediye başkanlarının içeride tutulmalarına göz yuman emekli generallerin anayasal hakları olan tahliyelerini sanki lütufmuş kendi vermiş gibi tutum sergileyen.

"Alevi kardeşlerimizi İslam'dan koparmaya çalışan fitne tüccarlarının oyunları, başta bay Kemal olmak üzere, kimseyi alet ettirmeyeceğiz diyen.

Tersine, 2011 seçimleri sırasında seçim meydanlarında Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden propaganda yapıp 7 mitingde “Biliyoruz ki Sayın Kılıçdaroğlu Alevilik kültürüyle yetişmiş bir insandır, Alevidir.” deyip meydanlarda bulunanların ‘yuh’ çekmesine göz yuman.

Nasıl mı?

“Biliyorsunuz Bay Kemal bir Alevidir!”

“Yuuuuuuhhh!”

Yine konuşmanın birinde art arda

“Siyasi eşkıya.”

“ Kalibresi bozuk.”

“ Cins,cibilliyetsiz cibiliyeti bozuk.”

“ Başında bulunduğu partinin genlerinde faşistlik var.”

“ Senin ipin kimin elinde merak etme öğreneceğim.”

“ Devlet kurumlarına gitmek dürüstlükten geçer sende bu dürüstlük yok” gibi hakaretleri sıralayan.

Hatay İlçe Belediye Başkan Tanıtım Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay'a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı" deyip belediyeleri benim belediyem muhalefetin belediyesi olarak bölen.

Osmaniye'de yaptığı açıklamada, Kızılay'ın bölgede olmadığı iddialarına "Be ahlaksız, be namussuz, be adi..." diyerek hakaret eden.

Suriye’nin iç işlerine karışarak milyonlarca sığınmacıyı ülkemize doldurmaya sebep olup, okutup yetiştirdiğimiz binlerce gencimiz için "Giderlerse gitsinler" diyen

Sahte ve montaj videolar hazırlatıp seçim sürecinden seçmeni aldatan.

Yandaşlara peşkeş çektiğin 418 milyar dolar paramızdan, fakirden zengine kaynak aktaran.

5'li çetelerden tutun da uyuşturucu ve mafya baronlarının vatanı mesken yapmasını sağlayan.

Uyguladığı ekonomi politikasıyla zengin fakir ikilemine sebep olan.

Peki kim?

Kılıçdaroğlu mu?

İşte alın size ötekileştirilmenin ve kutuplaştırılmanın dili.

Sorarım, Sizin inancınızı binlerce kişi aynı anda hiç yuhaladı mı?