Dersim Son Dakika Haber - Dersim Ekspres Gazetesi
HV
16 NİSAN Salı 19:34

YAŞ 60

Çetin Düzce
Çetin Düzce
Giriş Tarihi : 16-03-2024 10:48

Babam, Dersim Belediyesi’nde henüz memur olmamıştı. Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Dereova Köyü’nde esnaflık yapıyordu ve hafta sonları bazen katır bazen de at sırtında köye eve gelirdi. Bu gelişleri de bizim katırlarımızdan biri ile olurdu. Akrabalarımızdan birilerinin; bunlar ya halamın çocukları ya da babamın amcasının çocukları olurlardı. Gençlerden birisi gider babamı alıp köye getirirlerdi. Bazen de babamın esnaflık yaptığı köyden birileri kendi atlarını verirler babam, onlarla gelirdi. Babamın katır yada at sırtında köye gelmesinin iki nedeni vardı birincisi araba yolunun olamaması, olsa bile arabanın kıtlığı. AKP liderine buradan malzeme çıkmasın çünkü 60 yılların sonu 70’li yılların başında araba denilen şey o yıllarda Dersim’de fazla yoktu yani çok azdı. Türkiye kapitalist sisteme entegre olmaya, sistemin yörüngesine girdikçe kapitalizmin kendine özgü koşulları ile ülkede kendini hissettirmeye başladı. Özellikle de 24 Ocak kararları ile ülkemize kapitalist işleyişin izleri belirgin hale gelmiş oldu. Neyse babama dönersek babam, ilkokul mezunu olmasına rağmen kendini yetiştirmeyi başarmış bir kişilikti. İnsanlarla diyalog kurmayı, insanlara yardım etmeyi özellikle devlet dairelerinde bürokrasiye ilişki sağlayıp köyümüze sunduğu katkılar yadsınamazdı. Orman işletmesiyle köylümüzün orman kesimlerde istihdam sağlanmasına, köye sonraki yıllarda çok uzakta olan içme suyunu köye getirmeye yine köyün yolunun yapılmasına kadar alt yapı çalışmasında emeği çoktur.

Ben ve abim, annemle birlikte babaannem amcam ve amcamın eşi ile köyde yaşıyorduk

Babamın katır yada at sırtında köye gelişinin önemli bir sebebi vardı. Daha 18 yaşında iken babam İstanbul'a Eyüp semtindeki Aslan Tuğla fabrikasında çalışan diğer köylülerimizin yanına gidip onların yanında işe giriyor. Belli bir zaman sonra çalıştığı esnada tuğla kalıbının ayağına düşmesi sonucu ayak kırılıyor yanlış tedavi sonucu daha sonra ayak kangrene dönüşünce İstanbul Balta Limanı Kemik Hastanesi’nde ayağı diz altından kesilip protez ayak takılıyor. Bu sebeple patika yollardan yürümesi güç olduğu için katır ve at sırtında yolculuk yapması zorunlu bir durum olmuştu.

Başta da dediğim gibi köyde yaşarken akşamları amcamla aramızda geçen diyaloglardan klasik olan “Büyüyünce ne olacaksın?” muhabbeti olurdu. Benim amcama cevabım ise hangi meslek sahibi yaşlanmayacaksa ben o mesleği yapmak istiyorum ve genelde de vali olmak istiyorum derdim. O zamanlar nedense ben de valinin sanki hiç yaşlanmayacağı fikri oluşmuştu. Amcam ise bana takılarak ama vali olursan atandığın yörenin insanları icraatlarından dolayı arkandan senin dedikodunu yapıp küfür ederler diye bana takılırdı.

Sonradan babam, Süleyman Kırmızıtaş amcanın belediye başkanı seçilmesi ile Dersim Belediyesi’nde memur olarak işe girdi ve biz de köyden Dersim merkeze taşınmış olduk.

İlk, orta lise derken 1982 Haziran ayında üniversite sınavı için İstanbul’a geldim. 1982’den beri de İstanbul’dayım. 4 üniversite bitirdim vali olamadım ama iyi bir meslek sahibi olup yaşamımı burada sürdürüyorum. İstanbul’un kendine özgü karmaşası içinde hayatımı sürdürürken yıllar adeta birbirini kovalarcasına gelip geçince bir de baktım ki 20 Ocak 2024’te 60 yaşına girmişim. Ne oldu biliyor musunuz? İstanbul büyükşehir Belediyesi’nin indirimli kartlarından olan 60 yaş indirim kartını almaya hak kazanmış oldum. Ve farkına vardım ki çocukluk yaşımda yaşlanmayacak meslek gurubunu hayal ederken su gibi akan yıllar neticesinde yaş kemale ermeye doğru ilerliyor. Tabi ister istemez aklıma amcamla aramızda geçen o muhabbetler geldi. “ Yaşlanmamak “

 

Kendi adıma hayattan istediklerimin büyük bölümünü elde etmiş olsam da tabi siyaset hariç… Ülkem adına gördüklerim ve yaşadıklarım birer hayal kırıklığı olarak devam ediyor. Demokrasi, özgürlük, eşit yurttaşlık, laiklik, adil gelir dağılımı, adam kayırma, liyakatsizlik, kadın cinayetleri, doğa ve hayvan katliamları Kürt sorunu, işsizlik, çocuk istismarları, depreme hazırlıksız çarpık kentleşme, trafik sorunu, açlık sınırının altında maaşa reva görülen emeklilerin durumu, kiraların önlemez artışları ve hayat pahalılığı gibi saydığım bir sürü şey. Geniş halk kesimlerinin ve demokrasi güçlerinin örgütlenememe, birlikte hareket etmemeleri durumunda, bu gidişle bir 60 yıl daha yaşasam bu mevcut siyasi yapılarla çözülmeyecek gibi duruyor.

YORUMLAR
Guluzar 4 hafta önce
Akıcı ve samimi bir yazı olmuş.
Tali Taşkaya 1 ay önce
Toprağım kalemine yüreğine sağlık. Zorlu coğrafya halada zor.................
Songül ayaz 1 ay önce
Ağzınıza yüreğinize sağlık çok güzel dile getirmişsiniz . Ancak bu kadar doğru dile getirilebilir ????????????
Kamer 1 ay önce
Çok duygusal olmuş eline sağlık
Kanije 1 ay önce
okurken içinde yaşadım paylaştığınız duyguların! Emeğinize, yüreğinize sağlık! Yazınız yürekli kaleminiz keskin olsun…
Binat Arpat 1 ay önce
Dost hikayenin çok eksikliği var dır kışın yağan kar 2.3mt çiğ tehlikesi ile savaşmak çok ilkbahar da Dereva çayını aşmakla mücadele vermek ayrıca yabani hayvanlar VSG DOĞUM GÜNÜN SAĞLIKLA HUZURLA AİLENLE BİRLİKTE NİCE MUTLU YILLARA KUTLU OLSUN.