1982 Haziran ayına gelince okullar tatil olmuş ve ben de liseden mezun olmuştum.

Bu mezuniyetle 6 Fen/B sınıfındaki ve diğer son sınıflardaki arkadaşlarla artık geri dönülmez bir ortamın vedasına başlamış oluyorduk. 1982 22 Haziran’ında bizleri Üniversite Sınavının ikinci aşaması bekliyordu. (O yıllarda sınav iki aşamalı yapılıyordu.)

Bu demekti ki bizler sınıf olarak arkadaşlarımızla ve öğretmenlerimizle artık bir araya gelemeyecektik.

Her birimiz bir yerlere dağılıp gidecektik. Bu durum bende acı bir duygu olarak hep kalacaktı…

Bizleri artık yeni bir gelecek bekliyordu. Kimimiz üniversiteye, kimimiz işe girecekti, kimimiz ise askere gidecekti…

2021 yılı yazında tatile gidince kalan Lisesi’ni bir akşamüzeri ziyaret ettim. Okul kapalı idi ve benim dönemimde tabelasında Kalan Lisesi yazan tabela da değiştirilmişti ve okul teknik lise kategorisine alınmıştı. O an bir şok yaşadım ama kendi kendime dedim ki okulumu geri getirmek için Kalan Lisesi mezunları derneğini kurup arkadaşlarımla bu örgütlülüğü sağlayabilirim. Bu fikrimi arkadaşlara açınca olumlu dönüşler de aldım ve ilk olarak ta sosyal medyada whatsApp üzerinden bir iletişim ağı oluşturduk “Kalan lisesi Mezunları Derneği Girişimi.”

Yazıyı yazmama vesilen olan olay; akşamı Facebook’ta Haydar Çetinkaya adlı hemşerimin liseyi gösteren bir video paylaşımı ve Kalan Lisesi’nin depremden hasar gördüğünü ve bu yüzden yıkılacağına dair de bir not…

Gençliğimin bir anısı ve hafızası kaybolacak…

Dedim ya “Kalan Lisesi Mezunları Derneği Girişimimiz” vardı.

“Oysa senin o aydınlık bahçende bir sürü etkinlikle geçmişimizi yâd edip, çocuklarımıza o aydınlanmacı yönünün anılarını anlatıp onları bu yönün mirasını bırakacaktık...”

“O lisede devrim ve sosyalizm yolunda verilen mücadelenin haddi hesabı yoktu.” “Türkiye’de devrim kırdan mı, şehirden mi olacaktı?” “SSCB Revizyonist mi? Yoksa Sosyal emperyalist mi?” “Çelişki, Baş çelişki nedir?” “Türkiye Sömürgemi yoksa yarı sömürgemi?” gibi tartışmaların sürüp gittiği…

"Akın Var Akın Güneşe Akın, Güneşi Zapt Edeceğiz Güneşin Zaptı Yakın!” “Faşizme ölüm Halka Hürriyet!” “Kahrolsun Oligarşi Tek yol Devrim!” “Kahrolsun patron Ağa Devleti!” “Bim ri Coleti Biji Azadi!” gibi sloganlarla yapılan forum ya da anmalarda koridorların ve bahçen inlediği. Platonik aşklar yaşadığımız, 12 Eylül faşizminin en kötü anılarını yaşatmış güzel okulum. Hatırlıyorum da bir kış günü sabahtan akşama kadar aç susuz bir şekilde tüm öğretmen ve öğrenciler olarak kolluk güçleri tarafından rehin tutulmuştuk. Özetle; her şeye rağmen çok güzel yıllarımız seninle geçmişti…

Ama galiba vakit geldi, senin de doğanın acımasız kanununa karşı mecalin kalmadı. Bizi bir şekilde mekansız bırakıp gideceksin. Yetiştirdiğin devrimci önderler, bilim insanları, siyasetçiler, sanatçılar, yazarlar sana çok şey borçlular benim güzel okulum...

Ma Tora Rajime (Biz Senden Razıyız)