{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/karar-verin-necisiniz-26.html", "headline": "KARAR VERİN, NECİSİNİZ?", "datePublished": "2023-01-25T17:17:00Z", "dateModified": "2023-01-25T17:17:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "Çetin Düzce" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/8d3215ae97598264ad6529613774a038-af547280934e483ff761.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

KARAR VERİN, NECİSİNİZ?

Çetin Düzce

25-01-2023 17:17

“Sağcı” veya “Solcu” uzun zamandan beri insanların siyasi görüşlerini sınıflandırmak için kullanılan iki kavram. Günlük yaşantımızın içinde birçok kez duyduğumuz veya okuduğumuz bu sıfatlar, nereden ve nasıl ortaya çıktı? 

1789 Fransız devriminden önce de Fransa’da toplanan ve sonrasında da varlığını sürdüren mecliste farklı kesimlerin ve görüşlerin temsilcileri bulunuyorlardı. Cumhuriyetçiler, radikaller, monarşiciler, meşrutiyetçiler, muhafazakârlar, çiftçiler, din adamları ve soylular gibi… Fransız Meclisi 2 yıl sonra 30 Eylül 1791’de, yeni bir anayasa yapıp kendisini yasama meclisi olarak ilan edip yönetimi de fiilen ele alınca, devrik kral XVI Louis ve eşi Marie Antoinette de tutuklu bulunuyorlardı. Mecliste jakobenler etkiliydiler ve radikal görüşlere sahiptiler. Bunlar yönetimi ele alınca kral ve eşini yargılayıp giyotinle idam ettiler. İşte bu meşhur sağ, sol kavramı da Fransa’nın bu meclisinde, benzer görüşe ve ideolojiye sahip vekillerin oturma şeklinden ortaya çıkmış oldu.  

Meclisin sağ tarafında oturanlar yani meşrutiyetçiler kralın yerinde kalmasını fakat bir meclis yönetiminin paylaşılmasını savunuyorlardı. Muhafazakârdılar ve radikal değişim istemiyorlardı. Solda ise cumhuriyet taraftarı ihtilalciler oturuyorlardı. Onlar ise grup olarak ortak bir karar alıp onun etrafında birleşebilmeyi başarıyorlardı ve de krallık yönetimine son verip cumhuriyet ilan edilmesini istiyorlardı. Fransız devrimi sırasında bu şekilde sınırları belirlenen sağcılık ve solculuk kavramları ilerleyen yıllarda gelişerek 19. yüzyıl boyunca özellikle de Avrupa’da benimsenip bu fikirlere kafa yoran birçok düşünür, bilim insanı ve siyasetçinin doğmasına neden oldular. Modern tarihin birçok unsurunu Fransız devrimine bağlasak da gerçekten de sağ ve sol meselesi bu devrimin sonucudur…  

Türkiye ye baktığımızda ise Fransız devriminin etkisi hem geç hem de yavaş bir süreç olarak kendini göstermiştir. Dönemin iletişim eksikliği ve ülkelerin birbirlerinden olan uzaklıkları Türkiyeli ve Fransız insanlarının yakınlık kuramamasına neden olmuştur. Dönemin Osmanlı yönetiminde Fransa’daki gibi halk arasında sınıfsal anlamda büyük bir ayrım yoktu. Türkiye’de sağ ve sol kuramlar ancak 20. yüzyıl ortalarında yaygın hale gelecek 1945’de tek partinin varlığı ortadan kalkınca 1950 ve 1960’lı yıllarda büyüme gösterip 1970 ve 1980’lerde zirveye ulaştı.

Solculuk, var olan sosyal hiyerarşiyi kaldırmak isteyen ve zenginliğin eşit dağılımını destekleyen politik hareketlere karşılık gelen terimdir. Emek-sermaye çelişkisinde emekten taraftır. İnsan merkezlidir, odağına din, ırk, milliyet, cinsiyet vb. kavramlar yerine insanı alır. 

Sağcılık, sermaye sınıfının üstün çıkarı ve statükodan yana olan, yenileşmeye pek sıcak bakmayan, kurulu düzenin olduğu gibi kalmasını isteyen, ırk ve milliyetçilik duygusunu önde tutan toplumsal hiyerarşiyi veya toplumsal eşitsizliği kabul eden veya destekleyen siyasal duruş veya etkinliktir...

Dinsel tutuculuğu da içine alan akımların genel adı.                          

Durup dururken bu kavramları hatırlatmak yakın zamanda yapılan bir kamuoyu araştırmasının verdiği sonuçların sebep olmasıydı.

2022'nin son günlerinde yapılan "Türkiye'nin Eğilimleri Araştırma" sonuçları çarpıcı veriler içerdi. 

Yüksek gelir grubu kendisini siyasal yelpazenin "solunda" daha dar gelir grubuna dahil olanlar ise "sağda" tanımlıyor. En yüksek gelire sahip olan "A Gelir Grubu"na mensup olanların yüzde 45,7'si kendisini "solcu" olarak nitelendirirken en düşük gelire sahip olan "E Gelir Grubu"na mensup olanların yüzde 34,8'i kendisini "sağcı" olarak ifade ediyor. 

İYİ Partililerin yüzde 24,4'ü “solcuyum” diyor.

AKP'lilerin yüzde 87,7'si kendisini "sağcı" tanımlarken CHP'lilerin yüzde 85,3'ü ise kendilerini "solcu" olarak tanımlıyor. Kendisini "ortada" olarak en fazla tanımlayan seçmen ise İYİ Parti'ye oy veriyor. İYİ Partililerin yüzde 24,4'ü "solcuyum", yüzde 41,1 "sağcıyım" derken "ortadayım" diyenlerin oranı yüzde 34,4 olarak tespit edildi.

Burada Prof. İdris Küçükömer’i anmadan geçmek olamaz.   

Küçükömer'in savunduğu görüşün özeti aslında şudur: "Türkiye'de aslında sağ soldur, sol da sağdır."

Türkiye'de solun, klasik batılı anlamda olduğu gibi bir işçi/çalışan/emekçi/çiftçi sınıf örgütlenmesi olarak ortaya çıkmaması ve jakobenliği ve elitizmi temsil etmesi ve sağın da büyük toprak sahipleri ve büyük sermayeyi temsil eder biçimde siyaset sahnesine çıkmaması; bu nedenle klasik anlamda sola oy vermesi gereken kitlelerin sağ partilerin tabanı altında, sağa oy verecek kitlelerin ise "sol" partiler tabanı altında biriktiği görüşünü savunur.

İşin özetine bakarsak Türkiye, insanın kendine has kavramları bulunan sözün başka, eylemin başka olduğu kavramların yerine oturmadığı, insanların kentli mi köylü mü olduklarına yaşamlarıyla karar veremedikleri bir garip ülke. Anlaşılan o ki daha uzun yıllar bu kavram kargaşası ve yolunu arayan su misali sağcı mıyız, solcu muyuz kararını bir türlü veremeyenler olarak yaşamaya devam edeceğiz… 

DİĞER YAZILARI HAYATIN İLK ÖĞRETMENİ VE GÜVENLİ LİMANI BABAM 01-01-1970 03:00 Kuruluştan Arınmaya Cumhuriyet Halk Partisi 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK AMERİKA OLMA YOLUNDA OKUL SALDIRILARI! 01-01-1970 03:00 PEDRO SANCHEZ VE SOSYALİST ENTERNASYONAL 01-01-1970 03:00 10.GENEL KURULA GİDERKEN DERSİM DERNEKLERİ FEDERASYONU (DEDEF)'TEN BEKLENTİ NE OLMALIDIR? 01-01-1970 03:00 SOSYALİST ENTERNASYONAL’DEN BEKLENEN TAVIR… 01-01-1970 03:00 BİR TARİH, COĞRAFYA, İNANÇ-DİL, KENT, HALK 01-01-1970 03:00 BİTMEYEN YARA: 1937-38 01-01-1970 03:00 CUMHURİYET NEDİR? 01-01-1970 03:00 KUTUPLAŞTIRMA MI DEDİNİZ? 01-01-1970 03:00 ALİ ERBAŞ CAMİ VE MODERNLEŞME! 01-01-1970 03:00 “AMAN ENFLASYON, CANIM ENFLASYON “ 01-01-1970 03:00 GECEKONDU KAFASI 01-01-1970 03:00 YAŞ 60 01-01-1970 03:00 FAKİRDEN AL ZENGİNE VER 01-01-1970 03:00 YOL, CÜMLEDEN ULUDUR 01-01-1970 03:00 BİZ, SENİ ÇOK SEVDİK 01-01-1970 03:00 HANGİ CUMHURİYET? 01-01-1970 03:00 İKİNCİ YÜZYILA GİDERKEN TÜRKİYE HEDEFİ 01-01-1970 03:00 KALAN LİSESİ 01-01-1970 03:00 Ele Verir Talkını Kendi Yutar Salkımı 01-01-1970 03:00 DEPREM DEĞİL İKTİDAR DA ÖLDÜRÜR! 01-01-1970 03:00 AVCILIK SPOR DEĞİL, SUÇTUR 01-01-1970 03:00