{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/kirik-kanat-mi-gizlenmis-pence-mi-225.html", "headline": "KIRIK KANAT MI, GİZLENMİŞ PENÇE Mİ?", "datePublished": "2026-04-26T15:25:00Z", "dateModified": "2026-04-26T15:25:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "YILMAZCAN ŞARE" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/f402f3e7f4bdaa7211f9e3ea203cf3a5-d6c93e29b7cb16b0157c.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

KIRIK KANAT MI, GİZLENMİŞ PENÇE Mİ?

YILMAZCAN ŞARE

26-04-2026 15:25

“Cahilliğime bağışlayın…”

Ne kadar tanıdık, ne kadar masum görünen bir cümle. İlk bakışta bir geri çekiliş, bir alçakgönüllülük ifadesi gibi durur. Oysa çoğu zaman bu söz, gerçeğin değil, ustalıkla kurulmuş bir perdenin parçasıdır. Son günlerde Mine Kırıkkanat’ın kullandığı bu ifade de tam olarak böyle bir çelişkinin kapısını aralıyor. Çünkü gerçekten bilmediğini kabul eden insan, o bilinmezliğin ağırlığıyla konuşur; daha temkinli, daha dikkatli, daha sorumlu davranır. Burada ise tam tersini görüyoruz: Bilmediğini söyleyen ama konuşurken en çok bilen edasıyla kürsü kuran bir tavır.

Ve mesele yalnızca bir üslup meselesi değil. Çünkü kullanılan kelimeler, hele ki “kılıç artığı” gibi ifadeler, sıradan sözler değildir. Bu ifade tarih boyunca savaşların, kıyımların, katliamların ardından hayatta kalanları aşağılamak için kullanılmış; günümüzde ise özellikle Alevi topluluklarını hedef alan, soyun “tükenmemiş” olmasına kinayeli bir öfke ve dışlama barındıran, açıkça ayrımcı ve nefret yüklü bir dilin parçası haline gelmiştir. Böyle bir sözün ardından “bilmiyordum” demek, artık yalnızca bir bilgi eksikliği olarak açıklanamaz. Bu, dilin taşıdığı tarihi yükü, toplumsal hafızayı ve o sözün açtığı yaraları görmezden gelmektir.

Sormak gerekiyor: Eğer gerçekten cahilsen, neden toplumun önünde olma ihtiyacı hissediyorsun? Neden insanların düşünce dünyasına yön verme iddiasındasın? Sosyolojiyi, psikolojiyi, kolektif hafızayı etkilemeye çalışmak; sıradan bir fikir beyanının çok ötesinde bir sorumluluk gerektirir. Bu sorumluluk ise bilgiyle, birikimle ve en önemlisi farkındalıkla taşınır. Bilmeden konuşmak sadece bir eksiklik değil; başkalarının zihninde iz bırakmaya çalışırken ciddi bir sorumsuzluktur.

Daha da çarpıcı olan şu: Bir yandan “bilmiyorum” diyorsun, öte yandan bilgelik taslıyorsun. Oysa bilgelik, öğrenilmiş cümlelerin arkasına saklanmaz. Bilgelik, insanın kendi sınırlarını bilmesiyle, kendi cehaletiyle yüzleşmesiyle başlar. Bilinçlilik bir maske değildir; aksine maskeleri düşüren bir haldir.

Ve sonra o tanıdık sığınak: “Ben aslında kırık kanatlı bir kuşum.”

Ne kadar şiirsel, ne kadar dramatik… ama ne kadar sahici?

Çünkü aynı söylem, bir yandan mağduriyet anlatısı kurarken diğer yandan ötekileştiren, ayrıştıran, hatta yer yer nefret diline yaklaşan ifadeler üretebiliyor. Bu, kırık bir kanadın çaresizliği değil; aksine kanadına güvenen bir zihnin, yere yakın görünmeyi tercih eden konforudur.

Toplum artık bu çelişkileri görüyor. İnsanlar artık yalnızca söylenen sözlere değil, o sözlerin arkasındaki zihniyete bakıyor. “Bilmiyordum” demek yetmiyor. Çünkü mesele bilmemek değil; bilmeden hüküm vermek. Mesele hata yapmak değil; hatayı bir kimlik haline getirip ardından sorumluluktan kaçmak.

Dünya değişiyor, evet. Ama bazı zihinler aynı kalıyor. Çünkü değişim, dış koşullardan önce içsel bir yüzleşme gerektirir. Kendi önyargılarını sorgulamayan, dilinin yükünü taşımayan, sözlerinin sonuçlarıyla yüzleşmeyen bir anlayış; ne kadar modern görünürse görünsün, özünde yerinde sayar.

Geriye tek bir soru kalıyor:

Gerçekten cehaletini kabul eden biri mi konuşuyor, yoksa cehaleti bir kalkan gibi kullanan biri mi?

Çünkü bu ikisi arasındaki fark, artık herkesin görebileceği kadar açıktır.

DİĞER YAZILARI KANLI BİR HAFIZANIN SON NEFESİ ( DAVUT TEKİN ) 01-01-1970 03:00 HIZIRI’N ADALETİ YOKSA! 01-01-1970 03:00 GÜLİSTAN DOKU 01-01-1970 03:00 BİR DİLİN SESİNİ SUSTURMAK 01-01-1970 03:00 DUYARAK GÖREN ADAM 01-01-1970 03:00 İTİBAR ASKIDA, HAKİKAT YASTA 01-01-1970 03:00 YATILI OKUL SENDROMU VE DOKTOR ALİ GÖK 01-01-1970 03:00 SUYA VE ATEŞE RÜYA ANLATMAK 01-01-1970 03:00 ÖYLE KOLAY MIDIR? 01-01-1970 03:00 ALİ HIDIR 01-01-1970 03:00 FESTİVAL KOMİTESİNE 01-01-1970 03:00 DERSİM'DE YABAN HAYATINA MÜDAHALE 01-01-1970 03:00 KURTAR BİZİ BABA! 01-01-1970 03:00 PEPUK KUŞU BİLE UTANDI 01-01-1970 03:00 PEPUGA DERSİM/ IŞIK BERFİN 01-01-1970 03:00 ELON MUSK VE ROBOT SEVGİLİSİ 01-01-1970 03:00 Gülistan Doku nerede? 01-01-1970 03:00 BAYAN VİK 01-01-1970 03:00 QAL GAĞAN 01-01-1970 03:00 FATİK, NEDEN ERKEK OLMAK ZORUNDADIR? 01-01-1970 03:00 NEDEN ARÈYÊ KAY YOK? 01-01-1970 03:00 DERSİM NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 KENT ÇÜRÜYOR 01-01-1970 03:00 ACİL ÖNLEM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ YATAK BİR BOŞLUK 01-01-1970 03:00 Yitimler vakti 01-01-1970 03:00 ENJOY 01-01-1970 03:00 PARAMPARÇA 01-01-1970 03:00 İLİÇ CEHENNEMİ 01-01-1970 03:00 ÇANTADA KEKLİK 01-01-1970 03:00 ÖZÜNÜ DARA ÇEK 01-01-1970 03:00 DERSİM DİYE BİR YER 01-01-1970 03:00 ELİ KULAĞINDA 01-01-1970 03:00 FİLM BİTTİ! 01-01-1970 03:00 MEMED ALİ USTA 01-01-1970 03:00 ÇİNGENE YÜZÜKLERİ... 01-01-1970 03:00 BÜYÜKDAĞ'IN BÜYÜK DUMANI 01-01-1970 03:00 BAŞKAN 01-01-1970 03:00 BİR KIRMANÇ KADIN 01-01-1970 03:00 BİRAZ TUZ VERİN NE OLUR 01-01-1970 03:00 AP UŞE-HÜSEYİN AMCA 01-01-1970 03:00 BİLMEZ KİŞİ 01-01-1970 03:00 FEDAŞ işçileri 01-01-1970 03:00 EL FRENİNİ ÇEKMEYEN CANİ 01-01-1970 03:00 Dersim’de geleneksel elektrik kesintileri! 01-01-1970 03:00 ANJİYO, HAYAT KURTARDI 01-01-1970 03:00 CEVİZİN ALTINDAKİ ADAM 01-01-1970 03:00 İNSANIN İHANETİ 01-01-1970 03:00 DOKTOR YETERSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 CLİNTON CELAL 01-01-1970 03:00 FETVA 01-01-1970 03:00 ÇIĞLIK 01-01-1970 03:00 ALİ KARABULUT ELİ İLE 01-01-1970 03:00 GURBETTE GÖMÜLENLER 01-01-1970 03:00 TOPRAK OLUP DAYANMAK 01-01-1970 03:00 Gram, gram ölmek! 01-01-1970 03:00 İYİLER VE KÖTÜLER 01-01-1970 03:00 GÜNTAŞLAR 01-01-1970 03:00 DERSİM VE MOTORLU KURYELER 01-01-1970 03:00 NUR ELİF ÖLDÜRÜLDÜ! 01-01-1970 03:00 DİL VE TORUN 01-01-1970 03:00 ALTI YAŞINDA GELİNLİK 01-01-1970 03:00 MARS TİYATRO GRUBU 01-01-1970 03:00 YILMAZ ÇELİK 01-01-1970 03:00 TAKSİM 01-01-1970 03:00 VİP NEZAKETSİZLİK 01-01-1970 03:00 BİR CAN KURTARDI 01-01-1970 03:00 YARALI BEGO 01-01-1970 03:00 BİR KADIN CİNAYETİ DAHA. 01-01-1970 03:00 CEMAL SÜREYA MEZARSIZ KALDI 01-01-1970 03:00 ERİVAN BARUT VE DİL 01-01-1970 03:00 81 SANİYE 01-01-1970 03:00 KİM BUNLAR? 01-01-1970 03:00 ŞART! 01-01-1970 03:00 BİZİM İLE KİM HELALLEŞECEK? 01-01-1970 03:00 MAHSA 01-01-1970 03:00