Geçen gün köşemde Tunceli Devlet Hastanesindeki hekim yetersizliğinden bahsetmiştim. Bu yetersizlik sadece Nöroloji bölümünde değil, mesela cildiye veya başka bölümlerde de söz konusu. İnsanlar çok uzun zaman aralıklarında randevu bulabiliyorlar.

Bir kentin hastanesindeki şartların iyileştirilmesi çok ama çok önemlidir. Çünkü halkın temel hakkı olan sağlık hizmetlerine erişimi hayati bir konudur. Bu konuya gösterilen dikkat ve verilen önem o kentte yaşayan insanlara verilen değer ve de önemdir.

Geçen gün çok üzücü bir olay yaşadık. Arêyê Kay tiyatro grubunun eski oyuncusu Musa Oktay, Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nde sahne aldığı esnada kalp krizi geçirdi. Ambulansın o an sahneye yakın oluşu, ulaştırıldığı hastanede alanında uzman hekimin denk gelişi ve acil olarak anjiyoya alınıp müdahale edilmesi kurtulma şansı bir mucizeye kalmış oyuncu Musa Oktay’ın hayatını kurtardı. Doktorun beyanına göre; beş on dakika daha gecikmiş olunsaydı Musa Oktay şimdi aramızda olmayacaktı. Sevgili Musa Oktay’a tekrardan geçmiş olsun dileklerimi iletirken tam da bu noktada şunu söylemek isterim. İlimize anjiyo ünitesi yakın bir zamanda kuruldu. Zaruri ihtiyaç olan bu hizmetin ne kadar önemli olduğu bu olayla kanıtlanmış oldu.

Anjiyo ünitesinin kurulmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Düşünün ki bu müdahale yapılmıyor olsaydı hasta Elazığ’a yetiştirilemeden yolda hayatını kaybederdi. Bu tarz durumların olmaması için hastane eksiklerinin giderilmesi ivedilik arz etmektedir. Doktorlarımızın sırtındaki iş yükünün azaltılması, araç gereç teminin yapılması, yetersizlik olan alan ve bölümlerde bu boşluğun doldurulması için girişimlerin olması halk sağlığı açısından hayati önem arz etmektedir.

Hastane, bir kentin kalbidir. Oranın verimsizleşmesi o kalbin durması anlamına gelir. Buradan iyi hizmetleri için yöneticilere teşekkür ederken var olan eksiklerin giderilmesi için de ricada bulunuyorum.