Bir sonbahar yolculuğuna çıkmam gerekiyor. Hava limanına gitmem için VİP firmasında yer ayırtmak için arıyorum. Uçağımın kalkış saatini bildiriyor ve bir yer rezervasyonu için rica bulunuyorum. Uçakların kalkış saatlerine göre seferler koyan VIP firmasının yetkilisi bana bir saat söylüyor ve yer ayırtıyorum. Saatler sonra uçağımın kalkış saati ve VIP’in hareket saatine bakınca aradaki saat farkının anlamsızlığını fark edip firmayı arıyorum. Saat 18:30 ama uzun uzun çalan telefona kimse bakmıyor. Bir zaman sonra bilinmedik bir numaradan bir bay arıyor: “sabah saat 08:20’de otogarda olun” diyor. Ben bu çelişkili durumu kendisine izah ediyor ve uçağın kalkış saati ile VIP saati arasındaki uzun zaman farkının nedenini soruyorum? O da “aslında dokuz buçuk arabası olmalıymış ama onda yer olmadığı için size sekiz buçuk arabasında yer ayrılmış.” Ben de ama beni bu konuda bilgilendirmediniz ki diyorum. Telefondaki ses gittikçe kabalaşıyor. Çözüm diye de “o zaman dokuz buçuk arabasında arada git” diyor. Ben bir şeyler daha söylemeye çalışırken “geliyorsan gel gelmiyorsan gelme deyip telefonu suratıma kapatıyor.”
Şimdi bu diyalogdan sonra soruyorum. Bu nasıl iletişim? Bu nasıl esnaflık? Bu nasıl halkla ilişkiler? Biz kimsenin babasının çocukları değiliz ki bize böyle davranma haklarını kendilerinde görsünler. Kimse de o yolcuları babasının hayrına taşımıyor? Acaba olay tek firma olmanın verdiği rahatlıktan mı kaynaklanıyor? Geçenlerde yine başka bir taşıma firmasında denk geldiğim olay. Yolcu anonsu duymamış. Sonradan duydu diye şoför aynen şunu söyledi: “Niye duymuyorsun kardeşim? Ben sizinle mi uğraşacağım?”
Bu nezaketsiz davranışlar çok mu iyi? Maalesef ki bu kentte hala esnaf olma bilinci taşımayan çok insan var. Esnaflarımızın hepsi için demiyorum tabi ki çoğunu tenzih ediyorum. Tatlı dilden habersiz, kaba, abuk subuk konuşan nezaketsiz insan çok. Özellikle bazı çalışanlar müşterilere karşı çok kaba. İşverenler acaba kendi çalışanlarına “müşteriye karşı kibar olun, nazik olun” demiyorlar mı? “Parayı ver defol git” muamelesi mi? Yani hem para vereceğiz hem de hakarete mi uğrayacağız? Bu mu esnaflık? Müşteri böyle mi veli nimet sayılıyor?
İnsanların uzaya gittiği bu çağda dönüp bir bakın etrafınıza ya, bir bakın lütfen! Hiç kimsenin parası ile rezil olma veya hakaret yeme gibi bir fantezisinin olduğunu düşünmüyorum. Aldığınızı hak edin; hak. İnsanlığın en önemli dili tatlı dildir. Çevre illere gidiyoruz. Kıyas için değil bir yere girdiğinizde saygı, hoş karşılama, güler yüz. Ama Dersim aydın bir kimliği olduğu halde neden bu tarz şeyleri yaşıyor ki?
Diyeceksiniz ki; münferit olaylar. Ben size bunun onlarca örneğini sayabilirim. Ve bu tarz olayları çok insandan da dinledim. Lütfen bu nezaketsizliğin ve kabalığın bitmesi için eğitin bu insanları...


