Dünya nereye böyle? Diye sorarız çoğu zaman. Bu aslında değişen zamandan, insandan ve şartlardan duyduğumuz rahatsızlığın getirdiği bir yakınmadır.

Dünyanın bir şey yaptığı yok. Hep aynı şekilde, aynı döngüde insana bıkmadan; usanmadan hizmet etmekle meşgul. Ama insan işte. İyiyi yaratan üreten de o kötüyü yapıp eden de o. İyiliği anlamak zor değil. Ama kötülüğün mimarlığını yapan insanların ruh hallerine bakmak istediğimizde izah edilebilecek hiç bir taraf bulunamıyor.

Bir insan nasıl olurda kim ya da ne olduklarını bile bilmeden insanları gelişigüzel hedef alıp katledebilir ki? Bunu hangi vicdan, hangi akıl ne ile ve nasıl izah edebilir ki? Yer kürede insanın insana, insanın hayvana ve doğaya yaptığını başka hiç bir canlı yapmamıştır.

Kadın, kız, çocuk yaşlı, genç demeden bir bomba yerleştirip insanları katletmek nasıl büyük bir vahşet. Bu vahşeti yapanların buradaki kirli amacı ne? Bu kirli ve aşağılık amaçları her ne ise onları hangi kokuşmuş çözüme ulaştırır ki?

Ne dünya genelinde ne de ülkemizde bu tarz katliamların sonu gelmiyor. İnsanı kanda boğmak isteyen zavallılar aslında döktükleri kanda kendileri boğuluyorlar. Taksim’de onca insanı katleden ve yaralayan canilerin aklı nasıl bir hal ile çalışıyor olmalı? Ruh hallerindeki o psikopatlık ve barbarlık dürtüsüne milyonlarca kez lanet olsun. Suçsuz, günahsız insanları katletmenin yeryüzünde izahı bile yok ve olamaz da.

Bu patlamada hayatlarını kaybedenlerin anıları önünde saygı ile eğilirken acılı ailelerine de sabır diliyorum. Bu tarz canice, barbarca, vahşice gerçekleştirilen olayların son bulması, bu ruh hastası yaratıkların da soyunun kuruması dileğim ile...