Zamanı kendinden öteye harcamış. Oğlu Orhan, kızı Rojda’ya anne ve baba olmuş bir kadın. Çokça kırılmış, dökülmüş o emekçi anne Almanya’nın Michelstat kasabasında yaşıyordu. Gariban annesi, çaresize çare üreten, düşeni kaldıran bir kadın.

Ömrümün baharını çocukları ve sevdikleri için harcayıp sonbaharını da kendine ayırmış o yeryüzü yetimi. Çektiği onca dert ve kederden sonra kendine de birazcık zaman ayırmak istedi. Önce ata dede toprağına uğradı. İnanç yerlerini ziyaret etti. Niyazını pay etti; kurbanlarını kesti. Cümle âlem için, iyilik için, insanlık için dua etti.

Sonra karar verdi Gülümser, önce İzmir’deki arkadaşı Ayfer’e uğrayıp arkadaşını ve ailesini görüp bir iki gün kalacak, oradan Didim'e geçip kafasını dinleyecekti. Vardı gitti arkadaşına. İki gün sonra arkadaşı ile dışarı çıktılar. Ayfer, onu uğurlamak için durağa kadar götürecekti. Nereden bilebilirdi ki Azrail onu orada yakalayacaktı. Durağa doğru bir yokuştan aşağı inerlerken koca bir kamyonun yokuş aşağı son sürat üzerlerine doğru geldiğini gördüler. Kaldırıma doğru kaçtılar. Ama kamyon tam da onların kaçtığı kaldırıma yöneldi. İçinde sürücüsü yoktu. Sürücü kamyonu park ederken el frenini çekmeyi unutmuştu. Kamyon yokuş aşağı harekete geçmiş, önce Gülümser'e vurup metrelerce fırlatmış, ardından da Ayfer’i altına alarak sürüklemişti. Gülümser olay yerinde can verirken Ayfer ise aracın altından ağır yaralı olarak kurtarılmıştı.

Sorumsuz bir insan müsveddesinin hatası hayalleri olan iyi bir insanı koparıp alırken bu dünyadan, arkadaşı Ayfer'in de günlerce yoğun bakımda kalmasına neden olmuştu. Çok şükür ki Ayfer o yoğun bakımdan sağ çıkabildi. Her geçen gün sağlığı iyiye gidiyor. Ama iyiye gitse de arkadaş yitirmenin acısını asla unutamayacak gibi. İnsan hayatı sudan ucuz bu ülkede. Silahlı magandalar, linç çeteleri, sorumsuz bireyler, akıl dışı insanların kötülüklerinin bedelini suçsuz günahsız insanlar hayatları, canları ile ödüyorlar.

O sürücü bozuntusu yaratık kim bilir yakasını nasıl ucuz bir şekilde kurtaracak bu olaydan. Oysa olan gidene oldu. Hiç bir güç Gülümser’i ailesine çocuklarına geri getiremeyecek. İnsan şunu diliyor; Bari o sorumsuz katil iyi bir ceza alsa da yüreklere bir nebze olsun su serpilse. Soruyorum şimdi. Nereye gidiyor bu güzelim ülke? Bu can alıcılar, bu vahşi yaratıkların cesaret ve cüretleri daha ne kadar artarak sürecek? Gün geçmiyor ki ülkenin çeşitli yerlerinde gasp, yaralama ve öldürme olayları yaşanmasın. Nereye doğru gidiyor hayat? Bunun sonu nereye varacak? Birileri çıkıp söylesin artık. Yitip giden bu canların hesabını kim verecek ya da hesap sorulacak mı? İzmir'de yaşanan bu vahşetin hem Ayfer hem de Gülümser’in ailesi ve sevdikleri üzerinde derin, travmatik bir etkisi var. Dilerim hukuk bu ihmalkârlığın hesabını o şahıstan sorar. Gülümser’e rahmet diliyorum. Işıklar içinde uyusun. Ayfer’e ise çok çok geçmiş olsun.