Zürih Enjoy restaurant ve onun iki ortağı Mazlum ve Ökkeş. Diyarı gurbetin bozmadığı iki nadide insan. Öyle özleri ve duruşlarını korumuş iki insan. Onların gönül köşklerine mihman oldum. Kendimi memleketimde dost meclisinde hissettim. Tamı tamına iki hafta beni yüreklerine mihman ettiler. Değer verdiler el üstünde tuttular. Enjoy öyle bir yer ki oraya gelen, uğrayan herkese sonsuz insani değer veriliyor. Çalışanları güler yüzlü. Kemal usta mesela onca işinin arasında evinin kapılarını açıp ilgisini esirgemedi. Yine ev arkadaşı Bekir usta güler yüzünü ve dostluğunu esirmedi bizlerden. Kimi zaman Ökkeş abinin esprilerine kahkahalar ile güldük, kimi zaman ortağı ve mısayıvım olan Mazlum'un ilgi ve alakası ile mest olduk.
Ya beni alıp Zürih'i baştan başa gezdiren Mazlum Yıldırım abiye ne demeli? Sahnemize ortak olan bilge insan Hüseyin abiye ve gülen yüzüne ne demeli. Ah Zeynel abi sen memleketimin kadim yüzü sen iyi ki varsın sonrası mı? Bitmiyor güzel insanlar. Sözümüze ve sohbetimize eşlik eden şair Nesrin Lora Öztürk, diş hekimi Mutlu Şahin, çekimlerimizi yapan Vivaldi Fatih bizi yalnız bırakmayan kuzenim Ebru, desteğini ve kardeşliğini esirgemeyen koca yürekli Mahir ve ortağı, manevi kızım Sevo ve eşi Hüseyin ve ismini sayamadığım diğer bütün dostlar.
Kendimizi o kadar özel hissettik ki. Dünya dedikleri bu yer bir han misali gelir konar ve göçersin. Ama insan olmak ve o değeri hayatına yaymak bambaşka bir şey. İnsan biriktirmek gerek der atalarımız. Onlar insan biriktiren insanlar. Malda mülkte gözü olmayan, sohbeti sohbet kılan mayası ve hamuru iyi insanlar. Kumaşı iyi insanlara tutunduk. Özü söze denk, sözü göze denk, insana ehil kalbi masal diyarı insanlar. Bir çatımlık kaşları yok. Şimdi rengarenk bir bahçe seyri, ruha açılan bir avlu yani onca kalabalığın arasında ohh dedirten insanlar. Şimdi dost hanemize yeni insanlar eklendi. Unutma dostumsun benim diyebileceğimiz insanlar çoğalıyor. Annemin kadim duasıdır bize. "Yolunuz iyi insanlara uğrasın" diye. "İyi insanlara denk gelesiniz." Şair Ahmet Telli şöyle der bir şiirinde "Sen dostumdun benim gülünce güneşler açan. Bulutlara rüzgara asarım suretini her akşam. Her akşam bir mektup yazarım dağlar kadar. Unutma dostumsun sen neredeysen orda ölmek isterim." Yaşamak, nefes alıp vermek, ağlamak ve gülmek gönül gözü ile olursa tadına varılmaz. Sır sizde hakikat sizde öz sizde biz dilinizin, itikat ve ikrarınızın elçileriyiz. Haneniz şen ola yolunuza taş gözünüze yaş düşmeye.


