Yazınızı doğru tesbitler olarak görüyor ve katılıyorum. Bu bazı noktalara değinmek istiyorum.
İşaret ettiğiniz üzere bugün şiddet sadece okullarda değil, toplumun her yerine ve her kesimine yayıldı. Sudan sebeplerden insan öldürülüyor. Gençler, "yan baktın" diyerek birbirlerini öldürüyor. Kadınlar öldürülüyor.
Toplumda şiddetin yaygınlaşmasının pekçok nedeni vardı. Bu iktidar döneminde daha da ağır, daha belirgin bir hale aldı. Yani toplumumuz bir şiddet toplumu haline geldi.
Sizinde yazdığınız gibi toplumda şiddetin yaygılaşmasının pekçok nedenleri vardır. Bunların belirginleri:
-Uygulanan ağır ekonomik politikalar
- özellikle son zamanlarda uygulanan adil olmayan ADALET politikası
- Gericiliğe, tarikatlara ayarlı, bilimsellikten uzak Eğitim politikası
- Yandaşları koruyan, gençlerin ileriye güvenle bakmaları engelleyen SINAV SİSTEMİ
- Yetkin Öğretmen yetiştirme politikalarındaki yanlışlıklar ve eksikler.
- Başta öğrenci gençler olmak üzere bileşim teknolojisini kullanmadaki aşırılıklar ve yanlışlar.
SELAMLAR
Tarihsel gelişmeyle bu günü iyi analiz ederek, kralların, padişahların ülkeyi yönettikleri dönemlerinde yönetim çıkarları için uygulanan politikalarla katledilen milyonlarca çoluk çocuğun, bu günkü adı değişse de yönetimin anlayışı ve uygulamaları değişmemiştir. Yazınız bu durumu iyice ifade etmektedir Muzaffer kardeşim, tebrikler ve selamlar.
Günaydın Ergüder dost.
Şahsım olarak Şavak Peyniri ne dair bilgilerimin çok daha fazlasını ve doğrusunu araştırarak Şafak Peynirinin oluşmasını ve tanıtımını Harika bşr şekilde açıklayarak tarihlerinde açıklamalar yaparak yazmış gündeme getirmişsiniz.Sizi canı gönülden kutluyorum Ve Şafak ulum peynirini nasıl Erzincan tulum peyniri olduğunuda gayet açık bşr dille belirtmişsiniz.Ayrıca size çok teşekkür ediyorum.
Ve en doğrusu bu peynire "Erzincan-Şavak tulum peyniri" demek en doğrusu demişsiniz ki gerçek olan da budur.
Ayrıca tarih bilgileriniz de harika.
Yüreğinize,elinize,emeğinize sağlık.
Not;
Zamanınız olursa ve sağlığınız el verir ise.Dersimdeki bu güzellikleri de i.ine alan bir kitap ta yazabilirseniz daha güzel ve faydalı olur.
Çok güzel, eline yüreğine sağlık. Aynen katılıyorum. Kapitaliz dünya zenginliklerini yağmalıyor ve halkları eziyor. Buna karşı halklar uyuma hastalığına yakalanmış. Ses yok, tepki yok...
slm
Deyerli abilerim okudum sonuna kadar bende Nazimiyde okudum her gün yatılı okulun önünden geçerdim çocuklar bize hep el sallardı belki sizlerde içindeydiniz çük üzülürdüm aileden uzak kalan çoçuklara kitaplarınıza nasıl ulaşa bilirim güzel yüreğiniz hep varolsun kaleminiz hep yazsın
Saygıdeğer Hocam Ali Kaya Bey
MEB tarafıdan hazırlanan “Maarif Müfredat Programı” ile ilgili yazılı görüşünüzü okudum.
Sizleri tebrik ediyorum. Muhteşem ve net bir dille kaleme alınış bu makaleniz umarım demokrasiyi, Özgür ve bağımsız bir eğitimi savunan halkımız ve siyasiler de dikkate alarak halk oylarıyla, siyasi partiler program ve iktidar olduklarında eylemleri ile uygulayacaklarını umarım.
Saygılarımla
Haydar Öztoprak
Muzaffer kardeşim, topluma yaşatılan açlığın, işsizliğin, işçilerin, emekçilerin yoksulluğun yanında kadınların ve iş kazaları adı altında katledilen işçilerin yaşatıldığı cehennem hayatı bizlere yaşatılmaktadır. Karşılığında ise , zenginliklerine yeni milyonlar, milyarlar katan soyguncu kesimi daha da zenginlestirmiştir.
Bu anlayışı güzel ve nitelikli yazın için seni sevgiyle selamlıyorum Muzafferim.
Sayın yazarım çok önemli tespitlerde bulunsun mücadele az gününüzde kaybetmeden engelli yasaları Tek Tek aşarak sizinle belirlediğiniz gibi Düzce'ye çıkarız hak Muhammed Ali Hızır yardımcınız olsun
Değinilen konular çok güzel açıklanmıştır. Aynen katılıyorum. Bu konulara ilave olarak Dersimde üretilen ürinlerin bir dersimliye yakışır etiklikte ve kalitede, üretme, uygun fiat biçme ve de satma konusu eklenebilir.
Selamlar.
Yakın zamanda Dersim'deyim özellikle il merkezinde ciddi yozlaşmaya Devlet hastanesinin acil servisinde gece hastam dan dolayı geçirdiğim 5 saatlik zaman diliminde alkol vb. den dolayı hastaneye getirilen yaralılardan dolayı fark ettim. Ayrıca genç nufusunun az olması ve doğum oranınında düşük kalması sebebiyle özellikle Nazımiye ilçesinde uzman erbaşların çocukları olmazsa bazı sınıflarda eğitim verilemiyecek durumda olması ciddi bir sorun.
Güvenlik gerekçesiyle halen Dersim'de yollara barikat kurularak yaşlı insanlar dahil gbt yapılması halk üzerinde psikolojik baskı yaratmaktadır.
İnanç merkezlerimizin tarikat ve cemaat tarzı rant kapısı olarak görülmesi toplumun inancına zarar vermektedir.
Ülkede eğitim oranın en yüksek olduğu Dersim de kamuya personel alımının çoğunlukla diğer illerden yapılıyor olmasında göçü hızlandırıyor. Alt yapı, yol ve devlet tarafından işsizliği azaltabilecek yatırımların yapılmaması, il ve ilçelerde işsizlerin iş kur adı altında sigortasız olarak geçici istihdam edilme sorunu
Sorunlar had safhada Dersim lilerin ve Dersim dostlarının dayanışmasıyla bu sorunların üstesinden gelinebilir.
Saygıyla
Bu önerilerin hayata geçmesi için, öncelikle dayanışmayı öne çıkararak kurumlarımıza sahip çıkmamız gerekiyor.
Birçok derneğimiz ilgisizlikten dolayı ya kapalı yada az sayıda etkinlik yaparak ayakta kalmaya çalışıyor.
Sorunlar belli çözüm için güçlü bir Federasyona ihtiyaç var.
Dersim kurumları arası işbirliği ve dayanışmaya ihtiyaç var. Bunlar Ticaret ve sanayi odası,Dersim Barosu, Tunceli Eğitim ve sağlık vakfı İl ve ilçe Belediyeleri. Bu koordinasyonu sağlayacak ortak aklı hayata geçirecek ve önceliği Dersim olan bir Federasyona ihtiyaç var.
Bu genel kurul bunu başarırmı çok emin değilim.
Ben değerlendirmelerini ve önerilerini önemli buluyor sürece katkı sunacağınada inanıyorum. Şimdiden genel kurulun başarılı geçmesini diliyorum.
Elini taşın altına koyma zamanı bu görev her duyarlı Dersilmlinindir.
Sanata ve sanatçıya, sanat Eğitim ine yer verilmemiştir.
Oysaki "FLORANSADA YAŞATILAN RÖNESANS RÜZGARI BUTUN AVRUPA ÜLKELERİ NI ETKİLEMİŞ..ETKİLEMEYE DEVAM EDIYOR. Yeni yönetime Başarılar diliyorum
Sevgili yeğenim proje çok güzel benim umudum yok bizim millet armut piş ağzıma düş misali örneklerini gördük bizde birlik beraberlik olmaz inşallah başarılı olur şimdiden kutluyorum
Ellerinize ve yüreğinize sağlık .çok güzel ve ayrıntılı Dersimi anlatmışsınız Bunların çoktan yapılması gerekiyordu ama hala geç değil elele verirsek çok güzel sonuçlar alacağımıza inaıyorum
Eline ve emeğine sağlık. Türk hakim sınıflarının, Kürtlerin hiçbir talebine olumlu karşılık vereceğini düşünmüyorum. Bu düşüncemde yanılmayı çok isterim.
Seyfettin tekçesenin yorumuna yanıt emperyalizmin işleyişi bel parçaları yanıt ise de kemalizmin işleyişi hepsini yok et Türklük uğruna tarzında gerçekleşmiştir dolayısıyla emperyalizmden önce var olmanın yegane yolu kemalizm'in imhasına karşı var oluşu ortak koyarak bir antienperyalizm mümkün olabilir ağırlık şeylik otoritelerine gelince ise kemalizm Anadolu'ya geldiğinden ilk başvurduğu ağlardır şeyhlerdir eteklerine yapıştıgi bu güç odaklarıdır günümüze doğru geldiğimizde ise bu göç odakları kemalizm'in eliyle beslenmiş bunun somut fotoğrafı bugünkü bucaklar ve bölgedeki iktidar uzantısı devlet destekli tarikatlardır çelik ağırlık tek başına halkın üzerinde bir güç ve otorite olma şansına sahip değildir hele günümüzde hiç mümkün değildir ancak ve ancak bir gün kemalizmin şahsında 100 yıldır devam eden devlet destekli adada para militar güçleri olarak varlığını halkın üzerinde bir teröre dönüştüren bu güçler aynı zamanda kemalizm'in kurumsal yansımalarıdır
Hiç bu açıdan düşünmemiştim .Ne kadar güzel tespitleriniz var .Yazın Nazimiye tarafında Geyser isimliydi sanırım bir köyden geçmiştik Kalo Ferhat Ocağına yakın orda 130 yıllık olduğu söylenen bir ev vardı 2 katlı çatılı yanında koç başlı mezarlar vardı.Gidip yakından baktım .Dağ gibi duran ama korunması gereken bir yapı …Vay be dedirtmişti bize o dönemde böyle evler mi yapılmış diye ?..
Eskiden dağlar vardı,yaylalar vardı otlar çiçekler vardı.O iklim ete tadını tuzunu verirdi.Tandirdan çıkan buğulu et,sacda pişmiş sımsıcak ekmek,sen sağ ben selamet.
Şimdi o dağlarda madenciler vardır.Yaylalarin tadı tuzu kaçmıştır.Ara ki bulasın tandır kebabını,yerinde yeller esmekte,yellerin altında da kömür kebabı pismektedir.
Yazını okurken hem çocukluk yaralarının ağırlığını hem de Ali Hıdır’ın yokluğunu ben bile hissettim. Çok dokunaklı bir anma olmuş, Satırlarında sadece bir arkadaşını değil, bir kuşağın yükünü de gördüm. Eksik sevilmiş çocukların, yılkı atlarına benzeyen hayatların hikâyesini çok derin işlemişsin
Hem kişisel bir kaybı hem de nesiller boyu süren yaraları anlatışın çok etkileyici.
Bu yazınla Ali Hıdır’ı sadece kendi anılarında değil, bizim yüreğimizde de yaşattın. Çok kıymetli bir vefa olmuş, Ali Hıdır’a rahmet, sana da sabır diliyorum.
Yüreğine ve kalemine sağlık sevgili arkadaşım Yılmaz ..
"Buradan tek çıkış yolu vardır, o da bütün muhalif güçlerin bir araya gelerek demokratik bir cephede buluşmalarından geçer."
Emeğine sağlık, ✏️ kuvvet.
Kesinlikle…. Emperyalizme karşı yegane başarı yöntemi, muhalefet olarak birleşik cephe oluşturarak ciddi bir mücadele vermekten geçer. Gerisi lafü-güzaf ve mağlubiyet olur.
Yazınız gerçekleri yansıtmaktadır,kutlarım.
21.yy.da din referans alınarak,ne hukuk ,ne eğitim,ne sağlık sistemi oluşturulabilir ne de diğer alanlarda çözüm üretilebilir.Artık bu olgularda referans çağın gereği akılcılıktan bilimden alınır.
Dünya küresel sermaye tarafından tamamen kontrol altına alınmış durumda ve yoksullara vaat ettiği cenneti kendileri Yaşamaktadırlar Soyut kavramlarla kontrol edilen kitle başka bir evrende güzel yaşamak uğruna karanlık dehlizlerde mucadele ederek yaşamaya çalışmaktadır .Kurtuluş yolu bilgi ve bilgelik yolunda ilerlemektedir. Sevgili Hocam güzel konuya değinmişsiniz tebrik Ederim
Yaşamakta olduğumuz evrende yokluk ,sefalet içinde yaşam mücadelesi veren insanlara Teselli ikramiyesi olarak dini inancı kullanarak toplumu dizayn eden kesim zaten cennette yaşamaktadır.Soyut kavramlarla insanları derinlikleklere sürükleyerek karanlıkta yaşamaya mecbur kılan sisteme karşı bilgi ve bilgelik yolunda yürümekten başka çaresi yoktur. Sevgili Hocam güzel konuya değinmişsiniz tebrik Ederim
Evet , emeklilerin durumunu güzel ifade etmiş. Kapitalizmin, sermaye düzeninin acımasızca, emeklerin kazanılmış şartlarını gasp ettiği bir süreci yaşıyoruz.
Emeklisi ile, emekçisi ile tüm ezilenler Haktan emekten yana bir düzen oruç tutmaktan başka çareleri yok. Cenneti dünyada görmek istiyoruz!
Eline ve yüreğine sağlık Ergüder Abi
Senin Dersim sevdan , hesapsız, kitapsız, çıkarsız yalın bir sevgi, sen Dersim’in bir değeri sin, Dersim Doğasında bin çiçek açar, kardeşçe Dersim’in doğasına kokularını salırlar ,
Eline ve yüreğine sağlık Ergüder Abi
Senin Dersim sevdan , hesapsız, kitapsız, çıkarsız yalın bir sevgi, sen Dersim’in bir değeri sin, Dersim Doğasında bin çiçek açar, kardeşçe Dersim’in doğasına kokularını salırlar , bin çiçek gibi bin görüş de , salsın nefesini Dersim’in doğasına
Hiç bir ayrım yapmadan insanca yaşamak uğruna yapılan mücadele elbet bir gün nihai hedefe ulaşması kaçınılmazdır. Tebrik ederim yazılarınızı keyifle okuyorum
Günaydın Çetin. Nasılsın. Gonderini okuma zamanım ancak oluştu. Dikkat çektiğin Sosyalist Enternasyonel sadece isim olarak kaldığı yorumunda hem fikiriz. Emeğine Saygılarımla.
Kapitalist-emperyalist dünya sisteminde organize olmuş tüm devletlerin işlevi: işcileri, üretici köylüleri, genci, kadını erkeği sömürmek, baskı altına almak, gerektiğinde dayak ve işkencelerden geçirmek, ceza evlerine tıkmak ve ya idam etmek veya silahla tarayarak katliam yapmaktır.
Bundan halkların kutulmaları için örgütlenerek kendi sistemlerini kurmaktır.
Yaşadığımız topraklarda anılarımızı yıldızların altında gökyüzüne yazdık. Sonra nemi oldu hayallerimizle birlikte umutlarımız yok olup gitti. Şimdiye geriye baktığında sanki hiç yaşanmamış gibi her şey yerle bir olmuş
Teşekkür Ederim Muzaffer Bey
Konuyu güzel analiz etmişsiniz. Benim gördüğüm başta Willy Brandt olmak olmak üzere Alman Sosyaldemokratları, başta Olof Palme olmak üzere İsveç ve Finlandiya Sosyaldemokratları 1965 - 1985 yılları arasında çok etkili olmuşlardır. O dönemde Dünyadaki antidemokrat oluşumlara karşı önemli ve etkili mücadeleler vermişlerdir. Ancak 1990'lardan başlayarak antidemokratik yönetimlerlerle işbirliğine girerek Sosyaldemokrat ilkelerden uzaklaşmışlardır. İleriye umut verecek halleri de görünmüyor. BU ÖNEMLİ KONUYU ELE ALMANIZDAN VE ANALİZİNİZDEN DOLAYI TEŞEKKÜRLER.
Modası geçti Dünyada sosyal-demokrasi ve sosyalizmin. Dünyadaki sosyal demokrat partilerin sosyallikle ilgileri kalmadı, neoliberal oldular. Sosyalist partilerin sosyalistlikleri kalmadı, bira sosyal-demokrat oldular. Dostlar alışverişte görsün.
Çok üzücü. Bizim inancımızda bütün canlılar çok kymetli ama biz insana "Can" deriz
Can cana kıyar mı?
Nedir paylaşılamayan. İnsanların yurtiçi ve yurtdışından kilometrelerce yol kat ederk, niyazda bulunduğu, darda durduğu, gibi umudunu, isteğini hıçkırıklarla göz yaşı ile akıtarak sele dönderdiği bu mekanlar nasıl kirletilir.
İnsanların gelip arındığı bu kutsallarımızın akibeti ne olacak.
Peppo kekko diye başlayan bir efsane, nasıl gerçeğe dönüşür.
Biz yine biz olacakmıyız?
Asli sorun evleri yikilmis surgune gonderilmis insanlarin olanagi olmayanlarin kadastro zamani gelmeyenler koyu ne koyde yasiyanlarin cogu mulklei kendi adina yapip gercek sahipleeine vermemeleinden kaynakli batidaki ekonomik sikintilardan dolayi insanlar geri donuslerde boyle olaylar dahada cogalacagi gorunuyor
“Sadece bir olay değil bu, bir vicdan kaybı, bir inanç kırılmasıdır.
Bin yıllık edep, bin yıllık yol kardeşlik içindi; şimdi her biri parça parça edildi. Bu topraklar, Düzgün Baba’nın gölgesinde, rızalığın, barışın diliyle anılırdı. Şimdi o dil sustu, yerine kan, acı ve öfke konuşuyor.
Bu kadar inanç, bu kadar geçmiş, bu kadar dua nereye gitti?
Olan sadece üç cana değil; bir topluluğun hafızasına, gönlüne, geleceğine oldu.
Kardeşin kardeşe kıydığı bu çağda, hangi dağ güven verir insana?
Hangi çocuk, yarın ‘benim halkım barışçıdır’ diyebilir?
Yazık oldu bize, yazık oldu inancımıza.
Dilerim ki bir gün, pepuk kuşu yeniden döner, dağlarımızı barışla öter… ama o güne kadar susmamalı bu yürek.”*
Tüm 1 Mayıslara her şeye rağmen katılmak şart, fakat meydanlarda işçi sınıfının neredeyse yok gibi olması bir gerçek. Kendisini sosyalist ve komünist gören parti ve örgütlerin, en uygun sendikalardan en gerici sendikalara kadar örgütlenme çalışmaları yapması şarttır. Bu yazdıklarımı sen de biliyorsun ama yazdım işte. Güzel bir yazı olmuş, eline ve yüreğine sağlık.
Bizi düşünmeye alıştırmamışlar. Üstelik de düşünmeyelim diye ellerinden geleni yapmışlar. Düşünmeye çalışanları da hep öldürmüşler. Yazılarınızı keyifli okuyorum saygılarımla.
Mevcut siyasi zemini dizayn edecek halktır. Halkında yaşam haklarına yapılan müdahale artık çekilmez noktaya gelmiş olup Demokratik zeminde hukuksuzluğa karşı başlatmış olduğu mucadele sonuca varacaktır. Yazılarınızı keyifle okuyorum. Saygılar
Benim kanaatim, en geç üç ay içinde bu konjonktür netlik kazanacaktır. Ya gerçekten demokratik bir yönelim ortaya çıkar ya da toplumsal muhalefetin daha örgütlü ve yaygın bir biçimde harekete geçmesi kaçınılmaz hale gelir. Dolayısıyla, şu an sabırla ama gözümüzü kırpmadan izlemek ve gereken yerde birlikte hareket etmek önemli. Zira haklısınız: ya hep beraber ya da hiçbirimiz…
Akp nin amacı kürt sorunu değil amaçları anayasayı değiştirmek Erdoğan kırallığını kurmak ülkeyi parçalayıp Ankara'da oturmak ülkeyi sömürdü dahada sömürecek
Sayın Kaya makalesinde belirttiği hususlar ne yazıkki onlarca yıldan bu yana ilmek ilmek işlendi ve uygulamaya konuldu.
Ülkemizi Avrasya' dan ayırıp Ortadoğu ülkesi yaptılar yapacaklar.
Avrupa ülkeleri ve birçok ülke de bunun öyle olmasını istiyorlar
Hukuk zemininde birlikte mücadele etmektir.
Yanlış İliklenen Düğmenin Sonuçları başlıklı yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Erdoğan Aydın’ın kitabına dair yaptığınız değerlendirmeler, Türkiye’nin geçmişi ve bugünü üzerine düşünmeye teşvik edici bir perspektif sunuyor. Bu kitabın okunmasının, ülkemizin tarihsel süreçlerini doğru analiz edebilmek adına büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Değerli katkılarınız için teşekkür ederim.
Günün önemine dair bilgiler paylaştığı için Tarihçi Yazar Ali Kaya beye teşekkürler.
Kardelen çiceği kar içinde kararlılıkla filizlenir. Doğaya umut sunar. Bu çiçek' in diğer adı Nevruz ' dır
Çok değerli düşünce ve yorumlar, çoğuna katılıyorum. Ancak, ülkemiz hala feodalizm ve az gelişmiş kapitalizmin bataklığında debelenmenin ötesinde, emperyalizmin de kucağına oturtulmuş, dış emperyalist güçlerin talep ve telkinleri doğrultusunda kararlar almakta ve uygulamaktadır. Devletin bütün halklara haklarını teslim etmesi ve demokratik bir verilmeye geçmesi, ülkemizin bu koşullarında mümkün değil. Zira diktatoryal bir yönetim sistemi uygulanırken ve daha kötüsü emperyal güçlerin talep ve telkinleri doğrultusunda hareket etme zorunda kalırken, iyimser olmak, hem tarihte yaşanmışların ve hem de yaşadığımız pratiğe aykırılık teşkil etmektedir. En önemlisi, emperyalizmin mazlum halklara özerklik vermesi, haklarını teslim etmesini beklemek ise yine tarihte yaşanmışlıkları görmezden ve ayrıca literatürdeki anlatımları inkardan başka bir şey değildir. Emperyalizm, kapitalizm ve feodalizm egemenliğinin iç içe olduğu ülkemizde bu koşullara iyimser olmak, ham hayalden başka bir şey değildir. Yegane çare; bütün aydınların, ülkesini , vatanını sevenlerin bir amaç doğrultusunda bir araya gelip örgütlü mücadele vermesi gerekmektedir.
Merhaba abim, aslında çok şey yazdım sanırım zaman yetmedi! Bence güzel bir yazı dizisine başlangıç yapmışsın, ayrıntılarını ve gerisini merakla bekliyorum, emeğine ve yüreğine sağlık…
Emeklerinize ve iyi niyetinize sağlık. (Ama yine biliyorumki, bu ülkede kurulabilecek hiç bir hükümet, dersimlilerin yararına büyük işlere imza atmaz. Çünkü onu yapabilecek vicdani kapasiteleri yoktur)
Cok yerinde bir elestiri ve tüm kalbim ile hakli oldugnuzu haykirmak isterim.
Anadilimiz Zazaca yöresel ismi ile Kirmanciki ölüm döseginde iken türkce, kürtce halaylar ile Dersime sahip cikilmaz cünki buda baska bir Dersim katliamidir. Ve bu katliama gönüllü olanlari kiniyorum.
Cocuklarima Anadilimizi sevdirmede emeginiz cok büyükdür Degerli Yilmaz. Ve bunun icinde ayrica tesekkür ederim.
Sundan emin olabilirsiniz Dersimin dilini, kültürünü seven gercek Dersimliler icin Sizler gibi Degerlerimiz yüreklerimizde daima bas tacisidir.
Dersimli görünüpte Dersimli olamiyanlarin ayibidir yapilan edepsizlik.Ve ne güzelde demis büyüklerimiz "Onlar Yol düskünü"
Yürekden Sellamlar.
Haq Tora raji bo. Ti wayire zone ma itiqate ma bena. Zaf teesekür ken.
Değerli can şare öncelikle kendi diline kültürüne özüne bu kadar zor bir zamanda verdiğin tüm emeklerin için ne kadar teşekkür etsek azdır bir kültür kendi diliyle var olur özellikle dersim adını taşıyan bütün kurumların bu konuda birinci önceliği olmalı kuyrukçuluğu adamciligi kişisel çıkarı peşinden koşmamali kendi diline kültürüne sahip çıkan değerlere öncelik vermeli bu konuda duyarlı olan tüm dersimlilerin bu saçmalığa tepki vermelerini diliyorum bu konuda büyük emek veren yilmaz çeliğin bu daveti tepki olarak geri çevirmesini istiyorum ve bu organizasyonu puretesto ediyorum .
Bu özün öz değerlerine olan bağlılığınızı ve yine uğruna verdiğiniz emeklere tanıklık etmiş bir öğrenciniz olarak kırgınlığınızı ki bu kırgınlıkta içtenlikten gelir! Yürekten paylaşıyor bu bağlamda biz AREYE KAY tiyatro grubunu görmezden gelen organiztör "öncül, dersim sevdalılarını" öz eleştiriye davet ediyorum...
Kusurumuz; bu özün en öz değeri olan Dilini ki bu dil kendi içinde insanı insan kılan bütün değerlerini kapsar!...Savunmak mıdır? Yoksa yok olmaya zorlanan bu dili yaşatmaya olan gayretimiz midir? Diyar diyar gezip ter dökmek, emek vermek midir.... NEDİR?
EKSİK BAKAN EKSİK GÖRÜR!
Dersim bir ikrar meselesidir! Dersim bir direniş meselesidir! Dersim ilahi adalettir... O dar kapıdır bilene...
Tüm bu değerin temel direği dilidir! Peki bu dil nedir?
Durup düşünmek gerek! Önce iğneyi kendisine çuvaldızı bizlere uzatmaları gerekmiyor mu! Biz AREYE KAY tiyatro grubu olarak nerede eksik kaldık...
Ha! Kabulüz... Elbet vardır hâlâ eksiğimiz ki bu eksik erişemediğimiz diyarlardır kaldığıyla... Elbet oralara da erişeceğiz ve hiç bir kötü, artniyet buna engel olamayacaktır...
Bir şehir düşünün ki taşı toprağı ziyar û diyardır
Bir şehir düşünün ki Kirvedir ikrardır niyazdır
Bir şehir düşünün ki Xızır dır / Duzgın dır
Soluğu kırmançki dir/ Zone ma dır/ Zazaca dır
Peki bu değerlere en çok dokunan yapı kimdir, kimlerdir...
El vicdan!
Şşşşşş tora vano
.....dûri mesoooo bena vind....
Yürekten kutluyorum kaleminizi Hocam.
Saygımla...
Biz bizi bilen değerlerimizle her zaman her yerdeyiz!
Lakin eleştirimiz gerçeği görmezden gelen bilincedir!
Sevgili Yılmaz karmançki konusundaki çabalarını ve emeğini takdir ediyorum .Dersin tanıtım günlerinde Areyê kay ın olmaması büyük bir eksikliktir, umut ediyorum ki ileriki zamanlarda bu eksiklik gidebilir ve Areyê Kay olması gerektiği gibi dersimlerin karşısında sahnedeki yerini alır.
İşaret ettiğiniz üzere bugün şiddet sadece okullarda değil, toplumun her yerine ve her kesimine yayıldı. Sudan sebeplerden insan öldürülüyor. Gençler, "yan baktın" diyerek birbirlerini öldürüyor. Kadınlar öldürülüyor.
Toplumda şiddetin yaygınlaşmasının pekçok nedeni vardı. Bu iktidar döneminde daha da ağır, daha belirgin bir hale aldı. Yani toplumumuz bir şiddet toplumu haline geldi.
Sizinde yazdığınız gibi toplumda şiddetin yaygılaşmasının pekçok nedenleri vardır. Bunların belirginleri:
-Uygulanan ağır ekonomik politikalar
- özellikle son zamanlarda uygulanan adil olmayan ADALET politikası
- Gericiliğe, tarikatlara ayarlı, bilimsellikten uzak Eğitim politikası
- Yandaşları koruyan, gençlerin ileriye güvenle bakmaları engelleyen SINAV SİSTEMİ
- Yetkin Öğretmen yetiştirme politikalarındaki yanlışlıklar ve eksikler.
- Başta öğrenci gençler olmak üzere bileşim teknolojisini kullanmadaki aşırılıklar ve yanlışlar.
SELAMLAR
Şahsım olarak Şavak Peyniri ne dair bilgilerimin çok daha fazlasını ve doğrusunu araştırarak Şafak Peynirinin oluşmasını ve tanıtımını Harika bşr şekilde açıklayarak tarihlerinde açıklamalar yaparak yazmış gündeme getirmişsiniz.Sizi canı gönülden kutluyorum Ve Şafak ulum peynirini nasıl Erzincan tulum peyniri olduğunuda gayet açık bşr dille belirtmişsiniz.Ayrıca size çok teşekkür ediyorum.
Ve en doğrusu bu peynire "Erzincan-Şavak tulum peyniri" demek en doğrusu demişsiniz ki gerçek olan da budur.
Ayrıca tarih bilgileriniz de harika.
Yüreğinize,elinize,emeğinize sağlık.
Not;
Zamanınız olursa ve sağlığınız el verir ise.Dersimdeki bu güzellikleri de i.ine alan bir kitap ta yazabilirseniz daha güzel ve faydalı olur.
Selam ve saygılar,sevgiler.
Ali Hıdır Ber
Emekli başkomiser.
0546 886 1946
Adana.
Deyerli abilerim okudum sonuna kadar bende Nazimiyde okudum her gün yatılı okulun önünden geçerdim çocuklar bize hep el sallardı belki sizlerde içindeydiniz çük üzülürdüm aileden uzak kalan çoçuklara kitaplarınıza nasıl ulaşa bilirim güzel yüreğiniz hep varolsun kaleminiz hep yazsın
Bütün bu gözlem ve tesbitleriniz, eğitici öğretici ve toplum nezdinde kabul göreceği kuşkusuzdur. Saygılarımla
Haydar Mztoprak
MEB tarafıdan hazırlanan “Maarif Müfredat Programı” ile ilgili yazılı görüşünüzü okudum.
Sizleri tebrik ediyorum. Muhteşem ve net bir dille kaleme alınış bu makaleniz umarım demokrasiyi, Özgür ve bağımsız bir eğitimi savunan halkımız ve siyasiler de dikkate alarak halk oylarıyla, siyasi partiler program ve iktidar olduklarında eylemleri ile uygulayacaklarını umarım.
Saygılarımla
Haydar Öztoprak
Bu anlayışı güzel ve nitelikli yazın için seni sevgiyle selamlıyorum Muzafferim.
Selamlar.
Güvenlik gerekçesiyle halen Dersim'de yollara barikat kurularak yaşlı insanlar dahil gbt yapılması halk üzerinde psikolojik baskı yaratmaktadır.
İnanç merkezlerimizin tarikat ve cemaat tarzı rant kapısı olarak görülmesi toplumun inancına zarar vermektedir.
Ülkede eğitim oranın en yüksek olduğu Dersim de kamuya personel alımının çoğunlukla diğer illerden yapılıyor olmasında göçü hızlandırıyor. Alt yapı, yol ve devlet tarafından işsizliği azaltabilecek yatırımların yapılmaması, il ve ilçelerde işsizlerin iş kur adı altında sigortasız olarak geçici istihdam edilme sorunu
Sorunlar had safhada Dersim lilerin ve Dersim dostlarının dayanışmasıyla bu sorunların üstesinden gelinebilir.
Saygıyla
Birçok derneğimiz ilgisizlikten dolayı ya kapalı yada az sayıda etkinlik yaparak ayakta kalmaya çalışıyor.
Sorunlar belli çözüm için güçlü bir Federasyona ihtiyaç var.
Dersim kurumları arası işbirliği ve dayanışmaya ihtiyaç var. Bunlar Ticaret ve sanayi odası,Dersim Barosu, Tunceli Eğitim ve sağlık vakfı İl ve ilçe Belediyeleri. Bu koordinasyonu sağlayacak ortak aklı hayata geçirecek ve önceliği Dersim olan bir Federasyona ihtiyaç var.
Bu genel kurul bunu başarırmı çok emin değilim.
Ben değerlendirmelerini ve önerilerini önemli buluyor sürece katkı sunacağınada inanıyorum. Şimdiden genel kurulun başarılı geçmesini diliyorum.
Elini taşın altına koyma zamanı bu görev her duyarlı Dersilmlinindir.
Oysaki "FLORANSADA YAŞATILAN RÖNESANS RÜZGARI BUTUN AVRUPA ÜLKELERİ NI ETKİLEMİŞ..ETKİLEMEYE DEVAM EDIYOR. Yeni yönetime Başarılar diliyorum
Şimdi o dağlarda madenciler vardır.Yaylalarin tadı tuzu kaçmıştır.Ara ki bulasın tandır kebabını,yerinde yeller esmekte,yellerin altında da kömür kebabı pismektedir.
Hem kişisel bir kaybı hem de nesiller boyu süren yaraları anlatışın çok etkileyici.
Bu yazınla Ali Hıdır’ı sadece kendi anılarında değil, bizim yüreğimizde de yaşattın. Çok kıymetli bir vefa olmuş, Ali Hıdır’a rahmet, sana da sabır diliyorum.
Yüreğine ve kalemine sağlık sevgili arkadaşım Yılmaz ..
Emeğine sağlık, ✏️ kuvvet.
21.yy.da din referans alınarak,ne hukuk ,ne eğitim,ne sağlık sistemi oluşturulabilir ne de diğer alanlarda çözüm üretilebilir.Artık bu olgularda referans çağın gereği akılcılıktan bilimden alınır.
Emeklisi ile, emekçisi ile tüm ezilenler Haktan emekten yana bir düzen oruç tutmaktan başka çareleri yok. Cenneti dünyada görmek istiyoruz!
Senin Dersim sevdan , hesapsız, kitapsız, çıkarsız yalın bir sevgi, sen Dersim’in bir değeri sin, Dersim Doğasında bin çiçek açar, kardeşçe Dersim’in doğasına kokularını salırlar ,
Senin Dersim sevdan , hesapsız, kitapsız, çıkarsız yalın bir sevgi, sen Dersim’in bir değeri sin, Dersim Doğasında bin çiçek açar, kardeşçe Dersim’in doğasına kokularını salırlar , bin çiçek gibi bin görüş de , salsın nefesini Dersim’in doğasına
Bundan halkların kutulmaları için örgütlenerek kendi sistemlerini kurmaktır.
Emeğinize yüreğinize sağlık..
Teşekkür Ederim Muzaffer Bey
Can cana kıyar mı?
Nedir paylaşılamayan. İnsanların yurtiçi ve yurtdışından kilometrelerce yol kat ederk, niyazda bulunduğu, darda durduğu, gibi umudunu, isteğini hıçkırıklarla göz yaşı ile akıtarak sele dönderdiği bu mekanlar nasıl kirletilir.
İnsanların gelip arındığı bu kutsallarımızın akibeti ne olacak.
Peppo kekko diye başlayan bir efsane, nasıl gerçeğe dönüşür.
Biz yine biz olacakmıyız?
Bin yıllık edep, bin yıllık yol kardeşlik içindi; şimdi her biri parça parça edildi. Bu topraklar, Düzgün Baba’nın gölgesinde, rızalığın, barışın diliyle anılırdı. Şimdi o dil sustu, yerine kan, acı ve öfke konuşuyor.
Bu kadar inanç, bu kadar geçmiş, bu kadar dua nereye gitti?
Olan sadece üç cana değil; bir topluluğun hafızasına, gönlüne, geleceğine oldu.
Kardeşin kardeşe kıydığı bu çağda, hangi dağ güven verir insana?
Hangi çocuk, yarın ‘benim halkım barışçıdır’ diyebilir?
Yazık oldu bize, yazık oldu inancımıza.
Dilerim ki bir gün, pepuk kuşu yeniden döner, dağlarımızı barışla öter… ama o güne kadar susmamalı bu yürek.”*
Ülkemizi Avrasya' dan ayırıp Ortadoğu ülkesi yaptılar yapacaklar.
Avrupa ülkeleri ve birçok ülke de bunun öyle olmasını istiyorlar
Hukuk zemininde birlikte mücadele etmektir.
Yanlış İliklenen Düğmenin Sonuçları başlıklı yazınızı büyük bir ilgiyle okudum. Erdoğan Aydın’ın kitabına dair yaptığınız değerlendirmeler, Türkiye’nin geçmişi ve bugünü üzerine düşünmeye teşvik edici bir perspektif sunuyor. Bu kitabın okunmasının, ülkemizin tarihsel süreçlerini doğru analiz edebilmek adına büyük önem taşıdığını düşünüyorum. Değerli katkılarınız için teşekkür ederim.
Kardelen çiceği kar içinde kararlılıkla filizlenir. Doğaya umut sunar. Bu çiçek' in diğer adı Nevruz ' dır
Ne yazık ki, bazı gerçekleri yazamıyor ve yorumlayamiyorz.
Selam ve sağlık.
Anadilimiz Zazaca yöresel ismi ile Kirmanciki ölüm döseginde iken türkce, kürtce halaylar ile Dersime sahip cikilmaz cünki buda baska bir Dersim katliamidir. Ve bu katliama gönüllü olanlari kiniyorum.
Cocuklarima Anadilimizi sevdirmede emeginiz cok büyükdür Degerli Yilmaz. Ve bunun icinde ayrica tesekkür ederim.
Sundan emin olabilirsiniz Dersimin dilini, kültürünü seven gercek Dersimliler icin Sizler gibi Degerlerimiz yüreklerimizde daima bas tacisidir.
Dersimli görünüpte Dersimli olamiyanlarin ayibidir yapilan edepsizlik.Ve ne güzelde demis büyüklerimiz "Onlar Yol düskünü"
Yürekden Sellamlar.
Haq Tora raji bo. Ti wayire zone ma itiqate ma bena. Zaf teesekür ken.
Almanya /Köln
Kusurumuz; bu özün en öz değeri olan Dilini ki bu dil kendi içinde insanı insan kılan bütün değerlerini kapsar!...Savunmak mıdır? Yoksa yok olmaya zorlanan bu dili yaşatmaya olan gayretimiz midir? Diyar diyar gezip ter dökmek, emek vermek midir.... NEDİR?
EKSİK BAKAN EKSİK GÖRÜR!
Dersim bir ikrar meselesidir! Dersim bir direniş meselesidir! Dersim ilahi adalettir... O dar kapıdır bilene...
Tüm bu değerin temel direği dilidir! Peki bu dil nedir?
Durup düşünmek gerek! Önce iğneyi kendisine çuvaldızı bizlere uzatmaları gerekmiyor mu! Biz AREYE KAY tiyatro grubu olarak nerede eksik kaldık...
Ha! Kabulüz... Elbet vardır hâlâ eksiğimiz ki bu eksik erişemediğimiz diyarlardır kaldığıyla... Elbet oralara da erişeceğiz ve hiç bir kötü, artniyet buna engel olamayacaktır...
Bir şehir düşünün ki taşı toprağı ziyar û diyardır
Bir şehir düşünün ki Kirvedir ikrardır niyazdır
Bir şehir düşünün ki Xızır dır / Duzgın dır
Soluğu kırmançki dir/ Zone ma dır/ Zazaca dır
Peki bu değerlere en çok dokunan yapı kimdir, kimlerdir...
El vicdan!
Şşşşşş tora vano
.....dûri mesoooo bena vind....
Yürekten kutluyorum kaleminizi Hocam.
Saygımla...
Biz bizi bilen değerlerimizle her zaman her yerdeyiz!
Lakin eleştirimiz gerçeği görmezden gelen bilincedir!