{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/yilmaz-celik-20.html", "headline": "YILMAZ ÇELİK", "datePublished": "2022-11-25T15:18:00Z", "dateModified": "2022-11-25T15:18:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "YILMAZCAN ŞARE" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/f402f3e7f4bdaa7211f9e3ea203cf3a5-d6c93e29b7cb16b0157c.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

YILMAZ ÇELİK

YILMAZCAN ŞARE

25-11-2022 15:18

Bir ömrü bir kültüre feda etmek. İlk duyduğun sözcük, ilk su, ilk ekmek. Tel tel dokumak ömrüne doğduğun coğrafyanın renklerini, acılarını, sevinçlerini.

Tomur/Tamır bu üç tel ile bağlar seni sonsuz kere sonsuzluk derinliğine. Orada doğdu ve oradan beslendi. Yani o coğrafyanın acıları, sevinçleri ve gerçekleri ile. Sesine yansıdı bu. Buğulandı sesi. Bedeni yenilmiş o kelebek ölüsü gibi zaman.

“Biya dür” uzaklaşmışsın dedi. Bir yıldız ile konuştu. Herkesler derin uykusundayken o uzaklığın bestesini yapmak için sabahlıyordu. Konuştuğu gök boşluğundaki bir yıldızdı. Beste eksik, beste yarımdı. Sonra kaydı gitti o gök boşluğundan sohbete durduğu yıldız.

Sanatçının bir bilinmeziydi bu; sanatçının bir anlaşılmazlığı ve doğurganlığıydı. Beste bitmişti ardında ölü bir yıldız bırakarak. Bu “Biya dür” " bestesinin küçük bir öyküsüydü. Bu kadar farklı ve derin olan sanatçıların dünyası sizce kolay anlaşılabilir mi? Sırf bir tek bestesi için aylarca belki yıllarca kıvranan ustaları hangi yalancı tanık, hangi atılmış iftira, hangi bozulan karar bitirebilir ki?

Kimden bahsediyorum? Kim bu usta? Her yaptığı besteyi neden bu kadar derin bir felsefe ile işliyor? Nedeni içine doğduğu topraklardaki derinlik. İnsanı kamil olmanın sır ve kerametinin olduğu o kutsal topraklarda doğmuş olmasıdır belki…

Yılmaz Çelik. Yargılanıp hapse atılan sonra suçsuzluğu ispat edilip serbest bırakılan ve aradan geçen onca zaman sonra Erzurum istinaf mahkemesi kararı ile tekrar yargılanmaya başlanan bir halk ozanı. Ömrünü diline, kültürüne vermiş bir şimdiki zaman dervişi. Kendini bilmez sahte ve yalan tanıklık ile çıkar devşirenler sayesinde elindeki sazı alınıp ifade için hakim karşısına oturtulmuş. Bir halkın tıpkı öteki iyileri olan Yılmaz Güney, Nazım Hikmet, Ahmet Kaya gibi elleri önünde bağlı sorgulanan sanat dervişi. Hiç mi değişmeyecek kader diye görülmüş, insan eli ile örülmüş bu yazgı? Hep sorgulanır mı sanatından başka dili olmayanların mahzunluğu ve mahsunluğu? Oradaki yani hakim karşısındaki yani sorgulanan Yılmaz Çelik değil… Orada sorgulanan bir halkın türküleridir, ağıtlarıdır, kültürüdür ve dervişidir.

Bir kültür elçisi sıradan bir suçlu gibi mi yargılanır ve mahkeme karşısında kesilip atılır mı nota üreten yaratan dili? Üretenin suçlu gibi yargılanması nasıl bir şeydir ki?

SEY QAJİ; gözleri âmâ olan o Dersim ozanına yine tıpkı bugünkü gibi iftira atan tanıklar, O âmâ şairi o evliya ruhlu insanı aylarca Mazgirt hapishanesinde yatırmadılar mı? Sonra suçsuzluğu ispat edilip salınmadı mı?

Görmeyen gözleri ile adım atamayan o şair için “kol baskınlarını örgütlüyor. Bakmayın gözlerinin görmediğine. “O var ya o” diyen yalancı şahitler o suçsuz günahsız şairi aylarca Mazgirt hapishanesinde bit ve pirenin içinde yatırdılar.

Sonra aklıselim bir hakim çıktı ve bir ulu ozana uygulanan o kepazeliği bitirdi. Vardır elbet sağduyulu hakim ve savcılarımız. Ben hala iyimser düşünüyorum. Bence bu komedi yine sağduyulu hakim ve savcılarımız tarafından bitirilecektir.

Yoksa tıpkı bir Yılmaz Güney, bir Nazım Hikmet, bir Ahmet Kaya gibi yeni bir ayıp daha iliştirilecek hukuk sistemimizin yakasına.

Şunu da ekleyeyim, Yılmaz Çelik bu toplumda bir hayli karşılığı olan bir çağ dervişi bir derin ozandır. Hiç kimse onu hafife almamalıdır. Çünkü o Sey Qaji’nin torunudur. Haksızlık karşısında asla boyun eğmez.

DİĞER YAZILARI KANLI BİR HAFIZANIN SON NEFESİ ( DAVUT TEKİN ) 01-01-1970 03:00 KIRIK KANAT MI, GİZLENMİŞ PENÇE Mİ? 01-01-1970 03:00 HIZIRI’N ADALETİ YOKSA! 01-01-1970 03:00 GÜLİSTAN DOKU 01-01-1970 03:00 BİR DİLİN SESİNİ SUSTURMAK 01-01-1970 03:00 DUYARAK GÖREN ADAM 01-01-1970 03:00 İTİBAR ASKIDA, HAKİKAT YASTA 01-01-1970 03:00 YATILI OKUL SENDROMU VE DOKTOR ALİ GÖK 01-01-1970 03:00 SUYA VE ATEŞE RÜYA ANLATMAK 01-01-1970 03:00 ÖYLE KOLAY MIDIR? 01-01-1970 03:00 ALİ HIDIR 01-01-1970 03:00 FESTİVAL KOMİTESİNE 01-01-1970 03:00 DERSİM'DE YABAN HAYATINA MÜDAHALE 01-01-1970 03:00 KURTAR BİZİ BABA! 01-01-1970 03:00 PEPUK KUŞU BİLE UTANDI 01-01-1970 03:00 PEPUGA DERSİM/ IŞIK BERFİN 01-01-1970 03:00 ELON MUSK VE ROBOT SEVGİLİSİ 01-01-1970 03:00 Gülistan Doku nerede? 01-01-1970 03:00 BAYAN VİK 01-01-1970 03:00 QAL GAĞAN 01-01-1970 03:00 FATİK, NEDEN ERKEK OLMAK ZORUNDADIR? 01-01-1970 03:00 NEDEN ARÈYÊ KAY YOK? 01-01-1970 03:00 DERSİM NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 KENT ÇÜRÜYOR 01-01-1970 03:00 ACİL ÖNLEM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ YATAK BİR BOŞLUK 01-01-1970 03:00 Yitimler vakti 01-01-1970 03:00 ENJOY 01-01-1970 03:00 PARAMPARÇA 01-01-1970 03:00 İLİÇ CEHENNEMİ 01-01-1970 03:00 ÇANTADA KEKLİK 01-01-1970 03:00 ÖZÜNÜ DARA ÇEK 01-01-1970 03:00 DERSİM DİYE BİR YER 01-01-1970 03:00 ELİ KULAĞINDA 01-01-1970 03:00 FİLM BİTTİ! 01-01-1970 03:00 MEMED ALİ USTA 01-01-1970 03:00 ÇİNGENE YÜZÜKLERİ... 01-01-1970 03:00 BÜYÜKDAĞ'IN BÜYÜK DUMANI 01-01-1970 03:00 BAŞKAN 01-01-1970 03:00 BİR KIRMANÇ KADIN 01-01-1970 03:00 BİRAZ TUZ VERİN NE OLUR 01-01-1970 03:00 AP UŞE-HÜSEYİN AMCA 01-01-1970 03:00 BİLMEZ KİŞİ 01-01-1970 03:00 FEDAŞ işçileri 01-01-1970 03:00 EL FRENİNİ ÇEKMEYEN CANİ 01-01-1970 03:00 Dersim’de geleneksel elektrik kesintileri! 01-01-1970 03:00 ANJİYO, HAYAT KURTARDI 01-01-1970 03:00 CEVİZİN ALTINDAKİ ADAM 01-01-1970 03:00 İNSANIN İHANETİ 01-01-1970 03:00 DOKTOR YETERSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 CLİNTON CELAL 01-01-1970 03:00 FETVA 01-01-1970 03:00 ÇIĞLIK 01-01-1970 03:00 ALİ KARABULUT ELİ İLE 01-01-1970 03:00 GURBETTE GÖMÜLENLER 01-01-1970 03:00 TOPRAK OLUP DAYANMAK 01-01-1970 03:00 Gram, gram ölmek! 01-01-1970 03:00 İYİLER VE KÖTÜLER 01-01-1970 03:00 GÜNTAŞLAR 01-01-1970 03:00 DERSİM VE MOTORLU KURYELER 01-01-1970 03:00 NUR ELİF ÖLDÜRÜLDÜ! 01-01-1970 03:00 DİL VE TORUN 01-01-1970 03:00 ALTI YAŞINDA GELİNLİK 01-01-1970 03:00 MARS TİYATRO GRUBU 01-01-1970 03:00 TAKSİM 01-01-1970 03:00 VİP NEZAKETSİZLİK 01-01-1970 03:00 BİR CAN KURTARDI 01-01-1970 03:00 YARALI BEGO 01-01-1970 03:00 BİR KADIN CİNAYETİ DAHA. 01-01-1970 03:00 CEMAL SÜREYA MEZARSIZ KALDI 01-01-1970 03:00 ERİVAN BARUT VE DİL 01-01-1970 03:00 81 SANİYE 01-01-1970 03:00 KİM BUNLAR? 01-01-1970 03:00 ŞART! 01-01-1970 03:00 BİZİM İLE KİM HELALLEŞECEK? 01-01-1970 03:00 MAHSA 01-01-1970 03:00