{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/guntaslar-28.html", "headline": "GÜNTAŞLAR", "datePublished": "2023-01-29T09:57:00Z", "dateModified": "2023-01-29T09:57:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "YILMAZCAN ŞARE" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/f402f3e7f4bdaa7211f9e3ea203cf3a5-d6c93e29b7cb16b0157c.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

GÜNTAŞLAR

YILMAZCAN ŞARE

29-01-2023 09:57

Umutlu ve de güzel işler, umut ve güzellik dolu insanların işi derim. Hak edene hakkı teslim edilmeli. Hak ediyorlar. Çünkü onlar bu kentte âşık. Onların bu kentin geleceği nasıl olabilir? Ya da nasıl olmalı gibi dertleri var. Onlar, bu sevgiyi, bu insanlığı rahmetli anne ve babalarından öğrendiler. Çünkü anne ve babaları eski Kırmanç ruhuyla var olmuş insanlardı. Fakir fukarayı, garibi, yetimi, kimsesizi görmezden gelmeyen; sadece hep bana demeyip paylaşmayı seven insanlar. Maya sağlamsa; Dal budak da ona göre gelişiyor işte. Çocukları onların asıl mirası. Çocuklarının mirası ise, anne ve babalarından almış oldukları.

Kimden mi bahsediyorum? Tabi ki Güntaş ailesinden. Erdal ve Kazım Güntaş kardeşler, isteseler bu kentin zorluklarına katlanmak yerine başka yerlerde servetlerine servet katabilirlerdi. İkisi de iş insanı ve ikisinin de yüzü memlekete dönük.

Erdal Güntaş'ın insanlara verdiği desteği zaten bu kentte bilmeyen yoktur. Hiç pes etmedi. Bıkmadı. Onca talebe karşın kapısına gelen hiç kimseyi boş göndermedi. İyi insanların iyi niyetleri suiistimal edilir bu da hali vakti yerinde olan birçok kişiyi küstürür. Çünkü ihtiyacı olan da kapıya gider olmayan da. On kez “evet” de bir kez “hayır” dedin mi o bir hayır, on hayrı alır götürür. Hani bir söz vardır ya "Kırk yıl sırtında taşı bir gün indir senden kötüsü yoktur.” Tahminimce bu kardeşler benzeri sıkıntıları da yaşamışlardır. Ama yine de kırılıp, küsmeden insanını ve memleketini sevebilmek oldukça değerli. Halka o sıcaklığı ve sevgiyi Erdal Güntaş fazlası ile verdi. Çünkü Erdal, bu kentte yaşıyor ve hemen hemen her insanın hayatına bir şekilde dokunmuştur. Kazım Güntaş ise daha çok bu kentin dışında hayatını sürdürüyor. Ama ikisinin de insana dönük yüzleri ve o sıcacık yürekleri. Hal böyle olunca bu durum halkta karşılığını da buldu. Çünkü halkın sempatisini ve sevgisini kazandılar. Bunu da fazlası ile hak ediyorlar.

Kazım Güntaş'ın bir ayağı hep memleketinde. Anneleri adına bir okul yaptırdılar. Ardından babaları adına bir kütüphane ve konferans salonu. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Bütün bu güzelliklere rağmen beni üzen bir durum var. Nedir derseniz? Binlerce iş insanımız var ama maalesef gözlerini, kulaklarını memleket için kapatmış durumdalar. Ata dede toprağına bir çivi bile çakmayanlar var. Buradan kazanıp başka yerlere yatırım yapanlar var. El insaf, insan biraz elini vicdanına koyar. Hadi dışardakiler “bana ne ben oradan kazanmadım ki oraya harcayayım. Bana ne dilden, kültürden” diyebiliyorlar. Peki, buradan kazananların buraya bir çivi bile çakmamasına ne demeli. Oysa her biri iğne ucu kadar bir yatırım yapsa memleket de güzelleşecek.

Dersim’de sosyal yaşantı yok denecek kadar az. İnsanlar enerjilerini atacakları alanlar bulamıyorlar.

Bu konuda Dersim Belediyesi’nin çalışmaları dışında elle tutulur, gözle görülür bir hareketlilik de yok. Türkiye'nin en mutsuz ili seçildi Dersim. Bu acaba devlet kurumlarının yanı sıra Dersimli iş insanlarını da ilgilendirir mi?

Güntaş kardeşler, o yüzden kıymetliler. Çünkü memleketine değer veriyorlar. Neticede herkes ölüp gidecek ne kadar parası, pulu olursa olsun. Önemli olan insanın geride ne bıraktığıdır. Nazım Hikmet der ki; “Sen memleketim kadar güzelsin ve güzel kal.” Güzel kalmak, güzeldir. Tıpkı memleket Dersim gibi. O yüzden iyi ki varlar. Çünkü memleket gibi güzeller. Yönetmen Çağan Irmak da der ki; “Bazı şeyler unutulmaz işte. Doğduğun yer misal. Azıcık büyüdüğün, azıcık hatırladığın yer bile...” Mademki öyle o zaman kökümüzün olduğu yeri paraya değişmemek gerekmez mi? Tabi ki kimse zorunlu değil. Ama memleket, dil, kültür ile ilgili bir durum; bir akşam yemeği sofrasının masrafı bile etmiyorsa işte o zaman masayı kuranlar memleketi ruhlarının üzerine yıkmışlardır derim.

DİĞER YAZILARI KANLI BİR HAFIZANIN SON NEFESİ ( DAVUT TEKİN ) 01-01-1970 03:00 KIRIK KANAT MI, GİZLENMİŞ PENÇE Mİ? 01-01-1970 03:00 HIZIRI’N ADALETİ YOKSA! 01-01-1970 03:00 GÜLİSTAN DOKU 01-01-1970 03:00 BİR DİLİN SESİNİ SUSTURMAK 01-01-1970 03:00 DUYARAK GÖREN ADAM 01-01-1970 03:00 İTİBAR ASKIDA, HAKİKAT YASTA 01-01-1970 03:00 YATILI OKUL SENDROMU VE DOKTOR ALİ GÖK 01-01-1970 03:00 SUYA VE ATEŞE RÜYA ANLATMAK 01-01-1970 03:00 ÖYLE KOLAY MIDIR? 01-01-1970 03:00 ALİ HIDIR 01-01-1970 03:00 FESTİVAL KOMİTESİNE 01-01-1970 03:00 DERSİM'DE YABAN HAYATINA MÜDAHALE 01-01-1970 03:00 KURTAR BİZİ BABA! 01-01-1970 03:00 PEPUK KUŞU BİLE UTANDI 01-01-1970 03:00 PEPUGA DERSİM/ IŞIK BERFİN 01-01-1970 03:00 ELON MUSK VE ROBOT SEVGİLİSİ 01-01-1970 03:00 Gülistan Doku nerede? 01-01-1970 03:00 BAYAN VİK 01-01-1970 03:00 QAL GAĞAN 01-01-1970 03:00 FATİK, NEDEN ERKEK OLMAK ZORUNDADIR? 01-01-1970 03:00 NEDEN ARÈYÊ KAY YOK? 01-01-1970 03:00 DERSİM NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 KENT ÇÜRÜYOR 01-01-1970 03:00 ACİL ÖNLEM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ YATAK BİR BOŞLUK 01-01-1970 03:00 Yitimler vakti 01-01-1970 03:00 ENJOY 01-01-1970 03:00 PARAMPARÇA 01-01-1970 03:00 İLİÇ CEHENNEMİ 01-01-1970 03:00 ÇANTADA KEKLİK 01-01-1970 03:00 ÖZÜNÜ DARA ÇEK 01-01-1970 03:00 DERSİM DİYE BİR YER 01-01-1970 03:00 ELİ KULAĞINDA 01-01-1970 03:00 FİLM BİTTİ! 01-01-1970 03:00 MEMED ALİ USTA 01-01-1970 03:00 ÇİNGENE YÜZÜKLERİ... 01-01-1970 03:00 BÜYÜKDAĞ'IN BÜYÜK DUMANI 01-01-1970 03:00 BAŞKAN 01-01-1970 03:00 BİR KIRMANÇ KADIN 01-01-1970 03:00 BİRAZ TUZ VERİN NE OLUR 01-01-1970 03:00 AP UŞE-HÜSEYİN AMCA 01-01-1970 03:00 BİLMEZ KİŞİ 01-01-1970 03:00 FEDAŞ işçileri 01-01-1970 03:00 EL FRENİNİ ÇEKMEYEN CANİ 01-01-1970 03:00 Dersim’de geleneksel elektrik kesintileri! 01-01-1970 03:00 ANJİYO, HAYAT KURTARDI 01-01-1970 03:00 CEVİZİN ALTINDAKİ ADAM 01-01-1970 03:00 İNSANIN İHANETİ 01-01-1970 03:00 DOKTOR YETERSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 CLİNTON CELAL 01-01-1970 03:00 FETVA 01-01-1970 03:00 ÇIĞLIK 01-01-1970 03:00 ALİ KARABULUT ELİ İLE 01-01-1970 03:00 GURBETTE GÖMÜLENLER 01-01-1970 03:00 TOPRAK OLUP DAYANMAK 01-01-1970 03:00 Gram, gram ölmek! 01-01-1970 03:00 İYİLER VE KÖTÜLER 01-01-1970 03:00 DERSİM VE MOTORLU KURYELER 01-01-1970 03:00 NUR ELİF ÖLDÜRÜLDÜ! 01-01-1970 03:00 DİL VE TORUN 01-01-1970 03:00 ALTI YAŞINDA GELİNLİK 01-01-1970 03:00 MARS TİYATRO GRUBU 01-01-1970 03:00 YILMAZ ÇELİK 01-01-1970 03:00 TAKSİM 01-01-1970 03:00 VİP NEZAKETSİZLİK 01-01-1970 03:00 BİR CAN KURTARDI 01-01-1970 03:00 YARALI BEGO 01-01-1970 03:00 BİR KADIN CİNAYETİ DAHA. 01-01-1970 03:00 CEMAL SÜREYA MEZARSIZ KALDI 01-01-1970 03:00 ERİVAN BARUT VE DİL 01-01-1970 03:00 81 SANİYE 01-01-1970 03:00 KİM BUNLAR? 01-01-1970 03:00 ŞART! 01-01-1970 03:00 BİZİM İLE KİM HELALLEŞECEK? 01-01-1970 03:00 MAHSA 01-01-1970 03:00