{ "@context": "http://schema.org", "@type": "NewsArticle", "mainEntityOfPage": "https://www.dersimekspres.com/yazi/paramparca-95.html", "headline": "PARAMPARÇA", "datePublished": "2024-02-18T10:37:00Z", "dateModified": "2024-02-18T10:37:00Z", "description": "", "author": { "@type": "Person", "name": "YILMAZCAN ŞARE" }, "publisher": { "@type": "Organization", "name": "https://news.google.com/publications/CAAqLQgKIidDQklTRndnTWFoTUtFV1JsY25OcGJXVnJjM0J5WlhNdVkyOXRLQUFQAQ?ceid=TR:tr&oc=3", "logo": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/logo/1ee0fbefe4.png", "width": 110, "height": 22 } }, "image": { "@type": "ImageObject", "url": "https://www.dersimekspres.com/files/uploads/user/f402f3e7f4bdaa7211f9e3ea203cf3a5-d6c93e29b7cb16b0157c.jpg", "width": "800", "height": "800" } }

PARAMPARÇA

YILMAZCAN ŞARE

18-02-2024 10:37

Kalem tutan elim. Ah şu elim; ağlayan elim. Elimin kalbi acıyor. Elimin canı yanıyor. Elim ki nice tanıklıkların çığlığını duymuş. Bin yaşında bir dert dağı. Elim keder durağı. Ah benim ince ince kanayan elim. Varsın yazsın bir nice hali. Yaz elim yaz hali, ahvali. Halleri perişan edilmişlerin hallerini, sesi duyulmamış ölüleri, kimsesiz sağları, garipleri, ezilmişleri, sen ki; kimsesi olmuşsun onların, sen işte sen sağ elim. Yaz işte aynı öyle yaz. Nasılsa öyle. Tıpkı Ahmet Arif 'in o derin dizelerindeki tanıklık gibi. “Çaresiz vurulacaktı, buyruk kesindi, gayrı gözlerini kör sürüngenler yüreğini leş kuşları yesindi...”

Yaz elim leş kuşlarını, sürüngenleri, yılanları, çiyanları, insana kıyanları. Buyruğu veren kararmış o aklı yaz. Tetiği çeken o diken batağı eli yaz. Kurumuş vicdanı, olmayan insafı yaz. Sor hele elim; İnsan nasıl öldürebilir? “Seviyorum seni” dediği insanı... Nasıl kalbini karartarak asılır ki tetiğe? Sor, sorgula et yiyen, kan içen bu çakalları. Ama aklım diyor ki elim “Bunu yapması için bir insanın ruh hastası olması gerekir.”

Nereye gidiyorsun ey zaman? Ardında bıraktığın bu kan, bu utanç kimin? Bu ülkede yüzlerce, binlerce kadın canilerin bıçak darbeleri ya da kurşunlarına hedef olmaktan kurtulamamışken, nereye ey zaman, ey kör tarih? Kendini namus bekçileri sanıp her haltı yiyen bu erkek müsveddeleri söz konusu namus olduğunda suçluluğu ispatlanmadan ya da sırf kendi şizofrenik hallerine kurban ettiler nice kadınları. Ya kendi rezilliklerini örtmek için öldürdüler ya da korkularından dolayı işledikleri haltı bilen kadın ise susturdular. Konuşan kadınları susturdular. Korktukları kadınları vurdular. Ama hepsi sevgi tüccarıydılar. Elleri, kolları kırılmış, parmakları dağılmış nice kadınlar susuyor öyle isimsiz mezarlıklarda.

Bir düşün elim; İnsan tuttuğu eli nasıl kırar, öptüğü yüzü, kokladığı teni nasıl toprağa gömer? Güzel söz duyduğu dili, güzel söz söylediği kulağı, kokladığı saçı, başını koyduğu dizi. Nasıl kıyar insan nasıl? Biliyorum elim biliyorum. Cesaret alıyorlar bir yerlerden. Hukuksal yetersizliklerden, iyi hal indirimlerinden ya da nefsi müdafaa dedikleri kendilerini koruyan durumlardan cesaret alarak öldürüyorlar. Koca koca hayatları gözlerini kırpmadan harcayıp bir kaç yıl yatıp çıkıyorlar. Yasını biz çekiyoruz, acısı bize kalıyor. Hepsi içlerindeki mahpusların gardiyanları, apoletli kabadayıları. Ali kıran baş kesen. Kendi sevgilerini yiyerek kahraman kesilmiş süt kedileri. Yazık bize gerçekten yazık elim. İnsanımızı koruyamıyoruz. Ne sen ne ben ne öbürü ne ötekisi. İyiler pul pul harcanıp gidiyorken, biz yolun kıyısından izliyoruz bütün olup biteni. Yılan hepimize dokundu ve bin yaşama derdinde. Zehirlendik elim. Susarak zehirlendik. Alıştık elim, ölüm uykusundayız sanki ve her ceset gözlerimizin çitinden atılırken kazılmış çukurlara, bize saymak ve uyumak düşüyor elim. Sayarak uyuyoruz. Uyumak için sayıyoruz gibi. Ve bu insan cellatları sırf hayatlarına girmek için onlarca dil döktükleri kadınların onlarca yıllık ömürlerini babalarının bozuk paraları gibi harcıyorlar. Elim yaz bu halleri ahvalleri. Tıpkı şairin dediği gibi. “Vurulmuşum düşüm, gecelerden kara. Bir hayra yoranım çıkmaz. Canım alırlar ecelsiz sığdıramam kitaplara. Şifre buyurmuş bir paşa. Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız. Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz. Rivayet sanılır belki. Gül memeler değil domdom kurşunu. Paramparça ağzımdaki... “ Rivayet değil gerçek. Ondandır ki kadın kırımı yapan bu katillere haklılık payı çıkarılmadan, iyi hal, nefsi müdafaa gibi safsatalara sarılmalarına izin vermeden, en ağır cezalar verilmelidir. Kolay mı öyle ana baba kuzusuna kıymak? Sen, sana kalbini emanet edenin kalbini söküp alacaksın sonra da pişmanım deyip işin içinden sıyrılacaksın öyle mi? Bu devran hep böyle mi döner elim? Olay bu kadar ucuz ve basit öyle mi? Olmadı mahkemede bir takım elbise giyip, bir iki göz yaşı döküp, adına iyi hal dedikleri orta oyununu oynayıp, iyi insan derisi giyip yüzsüzce kendine kader mahkumu dedirtip yırtacaklar öyle mi? Ne ala durum ne iyi hal ohhh, oldu olacak bir de sırf içeri atıldılar diye onlara özür plaketi de verilsin olmaz mı elim? Kadınlarımızın hayatları, kızlarımızın hayatları bu ağzı pis kokan, nefsi pis, fikri pis, vicdanı yok, merhameti bitik canavarların elinde oyuncak değil beyler. Bizim kadınlarımız ve kızlarımız bu acımasız barbarların deney kadavraları değiller. Hak, hukuk ve adalet sizin kızlarınız ve kadınlarınız için de gerekli sayın yargıçlar. Her kadın katili bir öncekinden ilham alıyor gibi. Sanki gerçek değil de bir film sahnesini canlandırıyorlarmış gibi. Film sahnesinde bile vicdanlı bir oyuncu tetiği çekerken oynadığı karakter cani de olsa içinde ince bir sızı hisseder. Ve gerçek olmaması ile de teselli bulur. Filmi izleyen vicdanlı insanlar bile film olduğunu bildikleri halde gözyaşı dökerler. Peki, durmadan çoğalan bu serinkanlı katiller durmadan üremeye devam ederken kadınlarımız da durmadan ölmeye devam mı edecekler? Elini kolunu sallaya sallaya çıkıp gidecek seviyorum diyen kadınları kurşun yağmuruna tutacaklar öyle mi? Kadınlarımıza buradan sesleniyorum. Emin olmadan, tanımadan gönlünüzü vermeyin. Yoksa sonunda böyle bozuk para gibi harcıyorlar sizi bu vicdansız yaratıklar. Ne demiş Neşet Ertaş usta “Kadınlar İnsandır. Biz İnsanoğlu.” İnsan olan kıyamaz kadına. Suçu ne olursa olsun kıyamaz... Öyle değil mi elim?

DİĞER YAZILARI KANLI BİR HAFIZANIN SON NEFESİ ( DAVUT TEKİN ) 01-01-1970 03:00 KIRIK KANAT MI, GİZLENMİŞ PENÇE Mİ? 01-01-1970 03:00 HIZIRI’N ADALETİ YOKSA! 01-01-1970 03:00 GÜLİSTAN DOKU 01-01-1970 03:00 BİR DİLİN SESİNİ SUSTURMAK 01-01-1970 03:00 DUYARAK GÖREN ADAM 01-01-1970 03:00 İTİBAR ASKIDA, HAKİKAT YASTA 01-01-1970 03:00 YATILI OKUL SENDROMU VE DOKTOR ALİ GÖK 01-01-1970 03:00 SUYA VE ATEŞE RÜYA ANLATMAK 01-01-1970 03:00 ÖYLE KOLAY MIDIR? 01-01-1970 03:00 ALİ HIDIR 01-01-1970 03:00 FESTİVAL KOMİTESİNE 01-01-1970 03:00 DERSİM'DE YABAN HAYATINA MÜDAHALE 01-01-1970 03:00 KURTAR BİZİ BABA! 01-01-1970 03:00 PEPUK KUŞU BİLE UTANDI 01-01-1970 03:00 PEPUGA DERSİM/ IŞIK BERFİN 01-01-1970 03:00 ELON MUSK VE ROBOT SEVGİLİSİ 01-01-1970 03:00 Gülistan Doku nerede? 01-01-1970 03:00 BAYAN VİK 01-01-1970 03:00 QAL GAĞAN 01-01-1970 03:00 FATİK, NEDEN ERKEK OLMAK ZORUNDADIR? 01-01-1970 03:00 NEDEN ARÈYÊ KAY YOK? 01-01-1970 03:00 DERSİM NEREYE GİDİYOR? 01-01-1970 03:00 KENT ÇÜRÜYOR 01-01-1970 03:00 ACİL ÖNLEM! 01-01-1970 03:00 ÜÇ YATAK BİR BOŞLUK 01-01-1970 03:00 Yitimler vakti 01-01-1970 03:00 ENJOY 01-01-1970 03:00 İLİÇ CEHENNEMİ 01-01-1970 03:00 ÇANTADA KEKLİK 01-01-1970 03:00 ÖZÜNÜ DARA ÇEK 01-01-1970 03:00 DERSİM DİYE BİR YER 01-01-1970 03:00 ELİ KULAĞINDA 01-01-1970 03:00 FİLM BİTTİ! 01-01-1970 03:00 MEMED ALİ USTA 01-01-1970 03:00 ÇİNGENE YÜZÜKLERİ... 01-01-1970 03:00 BÜYÜKDAĞ'IN BÜYÜK DUMANI 01-01-1970 03:00 BAŞKAN 01-01-1970 03:00 BİR KIRMANÇ KADIN 01-01-1970 03:00 BİRAZ TUZ VERİN NE OLUR 01-01-1970 03:00 AP UŞE-HÜSEYİN AMCA 01-01-1970 03:00 BİLMEZ KİŞİ 01-01-1970 03:00 FEDAŞ işçileri 01-01-1970 03:00 EL FRENİNİ ÇEKMEYEN CANİ 01-01-1970 03:00 Dersim’de geleneksel elektrik kesintileri! 01-01-1970 03:00 ANJİYO, HAYAT KURTARDI 01-01-1970 03:00 CEVİZİN ALTINDAKİ ADAM 01-01-1970 03:00 İNSANIN İHANETİ 01-01-1970 03:00 DOKTOR YETERSİZLİĞİ 01-01-1970 03:00 CLİNTON CELAL 01-01-1970 03:00 FETVA 01-01-1970 03:00 ÇIĞLIK 01-01-1970 03:00 ALİ KARABULUT ELİ İLE 01-01-1970 03:00 GURBETTE GÖMÜLENLER 01-01-1970 03:00 TOPRAK OLUP DAYANMAK 01-01-1970 03:00 Gram, gram ölmek! 01-01-1970 03:00 İYİLER VE KÖTÜLER 01-01-1970 03:00 GÜNTAŞLAR 01-01-1970 03:00 DERSİM VE MOTORLU KURYELER 01-01-1970 03:00 NUR ELİF ÖLDÜRÜLDÜ! 01-01-1970 03:00 DİL VE TORUN 01-01-1970 03:00 ALTI YAŞINDA GELİNLİK 01-01-1970 03:00 MARS TİYATRO GRUBU 01-01-1970 03:00 YILMAZ ÇELİK 01-01-1970 03:00 TAKSİM 01-01-1970 03:00 VİP NEZAKETSİZLİK 01-01-1970 03:00 BİR CAN KURTARDI 01-01-1970 03:00 YARALI BEGO 01-01-1970 03:00 BİR KADIN CİNAYETİ DAHA. 01-01-1970 03:00 CEMAL SÜREYA MEZARSIZ KALDI 01-01-1970 03:00 ERİVAN BARUT VE DİL 01-01-1970 03:00 81 SANİYE 01-01-1970 03:00 KİM BUNLAR? 01-01-1970 03:00 ŞART! 01-01-1970 03:00 BİZİM İLE KİM HELALLEŞECEK? 01-01-1970 03:00 MAHSA 01-01-1970 03:00